03/01/2023 | Yazar: Kaos GL

TTB’nin “Transların ve İkilikdışı Cinsiyeti Olan Kişilerin Sağlığı Tutum Belgesi” belgesi neleri içeriyor?

“Cinsiyet kimliği çeşitliliğinin hak kaybı yaratmaması gerekiyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türk Tabipleri Birliği 74. Büyük Kongresinde (Haziran 2022) oy çokluğu ile kabul edilen “Transların ve İkilikdışı Cinsiyeti Olan Kişilerin Sağlığı Tutum Belgesi” dijital ortamda erişilebilir.

“Tıbbi süreçlere erişim sağlık hakkı ve sağlık güvencesi kapsamında olmalı”

Translara yönelik hizmetlerin iyileştirilmesine ilişkin önerileri içeren belgenin cinsiyet uyumuna dair bilgi veren giriş bölümü şöyle:

“İnsanlara doğduklarında sahip oldukları üreme organları doğrultusunda ikili cinsiyet düşüncesine uygun bir cinsiyet atansa da, yaşamlarının erken dönemlerinden itibaren kişinin kendini cinsiyet açısından tanımlama biçimi, cinsiyet kimliği, geniş bir çeşitlilik göstermektedir. Cinsiyetin nasıl deneyimlendiği, nasıl dışa vurulduğu, yani cinsiyet ifadesi, aynı cinsiyetle kendini tanımlayan kişiler içinde bile geniş bir çeşitlilik sergiler. Dolayısıyla insanların bir bölümünün cinsiyet kimliği ve ifadesi doğumda atanan cinsiyetle örtüşmemektedir. Bu durum bütün toplumlarda geçerlidir. Günümüzde tıp cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesinin gösterdiği bu çeşitliliğin herhangi bir yönünü hastalık olarak kabul etmemektedir. Kişinin yaşadığı ya da dışa vurduğu cinsiyet kimliği ile doğumda belirlenen cinsiyetin örtüşmemesiyle ilişkili olarak yaşadığı sıkıntı ve zorlanmaya tıbbi olarak Cinsiyet Hoşnutsuzluğu (DSM-5) veya Cinsiyet Uyuşmazlığı (ICD 11) denilmektedir. Cinsiyet kimliği doğumda atanan cinsiyetle örtüşmeyen kişiler kendilerini trans, transseksüel, transgender, nonbinary (ikilikdışı) başta olmak üzere çok çeşitli sözcüklerle tanımlayabilmektedir. Bu grubun tümünü ifade etmek üzere bu metinde “trans” sözcüğü kullanılmaktadır. Trans olmak ruhsal bir hastalık veya bir patoloji değil, gebelik gibi, sadece ek tıbbi gereksinimleri olabilen bir durumdur. Kişinin kendine göre cinsiyetine uygun bedensel ve toplumsal özellikleri edinmesine cinsiyet uyum süreci denilmektedir. Tıbbi yönleri de olan bu süreçle ilgili değerlendirme ve süreç kişinin talebiyle başlayan, öncelikle kişinin kararları doğrultusunda ilerleyen bir dizi işlemi içermektedir.

Cinsiyet uyum sürecinin sosyal, hukuki, medikal ve cerrahi aşamaları vardır. Türkiye’de yasal olarak nüfus kayıtlarındaki cinsiyetin değiştirilmesi Türk Medeni Kanunu 40. Madde ile düzenlenmiştir. Ülkemizde cinsiyet kayıtlarıyla ilgili değişiklik sağlık kurulu raporu düzenlenmesi ve cerrahi işlem gerektirdiği, cinsiyete yönelik cerrahi işlemler de mahkeme izni gerektirdiği için, cinsiyet uyum sürecinde rolü olan sağlık çalışanlarının bu kanuna ve kanunun uygulamasına aşina olması, başvuranları bilgilendirmesi ve yasaya uyması gereklidir. Cinsiyet uyum süreciyle ilgili tıbbi işlemler, bu işlemlerle ilgili gerekli değerlendirmenin ilkeleri konusunda uluslararası uzmanlık dernekleri tarafından kılavuzlar hazırlanmaktadır. Sağlık çalışanlarının uygulamalarında mümkün olduğu kadar bu kılavuzların en güncel versiyonlarına uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Değerlendirmede temel dayanak kişinin beyanıdır. Özel bir test veya inceleme aracı yoktur.

Kişileri cinsiyet uyum sürecine hazırlama ve bu sürecin planlaması çok disiplinli ve uzun süreli bir ilişki gerektirmektedir. Bu nedenle disiplinler arası iş birliğinin olması önemlidir. Cinsiyet uyum süreciyle ilgili tıbbi işlemleri uygulamaya koyma, risk ve yararlarını değerlendirme tümüyle bireysel özellikleri dikkate alarak, her aşamada kişilerin, eğer 18 yaş altında ise çocuk / ergenin ve mümkünse ailesinin katılımı ve onamı alınarak yürütülmelidir.  Uyum süreci, tanı sonrası hormon kullanımı, ameliyatlar ve kimlik değişimi ile bitmez, devam eder.

Translar, azınlık stresi, ayrımcılık ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler nedeniyle psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddetle daha sık karşılaşmakta olup cinsel yolla bulaşan hastalıklar, madde bağımlılığı, depresyon, anksiyete bozuklukları ve intihar düşünceleri gibi zihinsel sağlık sorunları açısından artmış risk altındadırlar. Bu parametreler açısından da uzun süreli ve yakın takipte olmaları önemlidir.

Bir sağlık çalışanının ırk, milliyet, göçmenlik durumu, sosyoekonomik durum, tıbbi durum, engellilik, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ayırmaksızın herkese eşit ama azınlık grupların deneyimleri hakkında bilgi sahibi olup ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak sağlık hizmeti sunması gereklidir. Sağlık çalışanlarının olumsuz tutumları, damgalanma da sağlık hakkına erişimi engellemektedir. Sağlık çalışanlarının kişinin özerkliğine saygı göstermesi önemlidir. Cinsiyet kimliği çeşitliliğinin hak kaybı yaratmaması gerekmektedir. Erişilebilir ve karşılanabilir sağlık hizmetleri her bireyin hakkıdır ancak çoğu sigorta sistemi ruh sağlığı tedavisi, hormon tedavisi ve ameliyatlar dahil olmak üzere cinsiyet uyum süreciyle ilgili bakım ve hizmetleri kapsamamaktadır. Bu konudaki tıbbi süreçlere erişim sağlık hakkı ve sağlık güvencesi kapsamında olmalıdır. Hizmet sunumundaki ayrımcılık, gerekli sağlık hizmetlerinin verilmesinde transların (uyum süreciyle ilgili olmayan tanı ve tedavi süreçleri de dahil olmak üzere) genel sağlıklarını ciddi risk altına sokacak kadar gecikmeye neden olmaktadır.

Cinsiyet kimliği hakkında kişi istiyorsa aile bireylerine açılma ve diğer sosyal ortamlarda benimsenecek tutumlarla ilgili güvenli bir plan oluşturmak için hekim yardımcı olmalıdır. Açıklamanın kişinin belirlediği doğru zamanda, uygun bir şekilde yapılması hekimlerce desteklenmelidir. Çocuk-ergen veya erişkin, her yaş grubundaki, transların ailelerinin kişilerin rızası dahilinde konu hakkında bilgilenmesi ve iş birliği, uyum sürecini kolaylaştırıcı önemli bir etmendir. Erken açılmanın aile tarafından reddedilmeye ve destek sistemlerinin kaybına yol açabileceği dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda mahremiyet ve güvenlik hem kişi hem aile özellikleri temelinde değerlendirilmeli ve 18 yaş üstü kişilerin kendi onayı olmadan yakınları ile hiçbir bilgi paylaşılmamalıdır.

Erişkinlerde olduğu gibi çocuk ve ergenin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimine ilişkin farkındalık ve açılma sürecinde ruh sağlığı hekimiyle yaptığı paylaşımlar her yaş grubundaki kişiler için özel ve mahremdir. Bu aşamada hekimin çocuk ve ergenin paylaşımlarını anne-babalara birebir aktarması uygun bir tutum değildir. Her aşamada, sosyal açılma adımları, farklı arzuları tartışılmalı ve kişiler hazır olduğunda adımlar atılmalıdır. Sadece çocuğun ve ergenin hayatını tehdit eden durumların (istismar, intihar girişimi vb.) varlığında yine çocuğa bilgi verilerek, olası riskler değerlendirildikten sonra uygun bir dille gerektiği kadar bilgi aile ile paylaşılmalıdır. İlk klinik başvuruyu tek başına yapan çocuk ve ergenlerde (18 yaş altı), bir sonraki görüşmeye bir erişkin eşliğinde gelmeleri önerilmelidir.”

Öneriler

Öneriler “Muayene Esnasında Kullanılan Dil ve Tutum”, “Mesleki Eğitim”, “Kişilerin Mahremiyetine Saygı ve Özen Gösterme” ve “Ekip Çalışması ve İş Birliği” olmak üzere dört başlıkta sıralanıyor.

“Yasal mevzuattaki cinsiyetin değiştirilmesi süreci, zorunlu tıbbi girişimleri içermeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir” önerisiyle sona eren bölümün ardından cinsiyetinden hoşnutsuzluğu yaşayan kişilere yönelik psikososyal ve tıbbi yardımın, ihtiyaç duyan kişilerde, bilimsel ve tıbbi öneriler doğrultusunda yürütüldüğünde, yaşam kalitesinin artırılmasına ve ruhsal bozuklukların önlenmesine katkısı olduğunun altı çiziliyor. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının iş birliği içinde çalışması, insan cinsel kimliğiyle ilgili olağan çeşitlilik konusunda bilgi sahibi olmasının; ayrımcı ve dışlayıcı, etik dışı tıbbi uygulamalar konusunda duyarlı olmasının önemli olduğu belirtiliyor.

TTB’nin Transların ve İkilikdışı Cinsiyeti Olan Kişilerin Sağlığı Tutum Belgesini buradan inceleyebilirsiniz.


Etiketler: yaşam, çalışma hayatı, sağlık, sağlık hakkı
nefret