12/03/2016 | Yazar: Yıldız Tar

Farklı disiplinlerden akademisyenler 5. Feminist Forum’da feminist tartışmalara bedensel müdahaleleri tartıştı.

Feminist tartışmalara bedensel müdahaleler tartışıldı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Farklı disiplinlerden akademisyenler 5. Feminist Forum’da feminist tartışmalara bedensel müdahaleleri tartıştı.

Kaos GL Derneği’nin “Beden” temasıyla düzenlediği 5. Feminist Forum’un ilk oturumunda feminist tartışmalara bedensel müdahaleler tartışıldı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Betül Yarar’ın moderasyonunu üstlendiği oturumda farklı disiplinlerden akademisyenler feminizm ve beden üzerine sunum yaptı.

Tartışmacıların konuşmalarından satır başları şöyle:

Ayşe Uslu: Yeni maddeciler, biyoloji ve maddesel olanın pasif olarak görülmesinin doğru olmadığını göstermeye çalışıyorlar. Kendilerinden önceki maddecilerden birçok noktada ayrılıyorlar. Yeni maddeciler, sadece ötekilerin kendilerine özgü rasyonellikleri olduğu iddiasını yeterli bulmuyorlar. Akıl ve duygulanım arasındaki karşıtlığın ifşa edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Tarihselci maddecilikte madde değişime açık gibi görünüyor ama bu değişimi sağlayanın insanın üretici etkinliğine bağımlı hale getiriliyor. Yeni maddeciler, maddenin de kendi başına değişim yaratacak gücü olduğunu söylüyor.

Pınar Büyüktaş: Bilinç sahibi olmayan, ölü de olmayan yaşayan da olmayan, tanımlanamayan ama aslında insan da olan bir şey, ‘yaşayan ölü’ ya da popüler kültürdeki ifadesiyle zombiler bize ne anlatır? İnsanın bedenselliği politik tartışmalarda ya unutuluyor ya da ölüm gibi durumlarda fazla hatırlatılıyor. Bu bağlamda zombi figürünün nereden çıktığına baktığımda Haiti kültüründe ortaya çıktığını gördüm. Bilinçsiz bedenler Batı sömürgeciliği yoluyla yaygınlaştığında korku salan bir figür oluyor. Bize kendi bedenselliğimizi, etten ve kemikten olduğumuzu, ölebilir olduğumuzu hatırlatıyor. Peki bizi neden korkutuyor?

Gülbanu Altunok: 2012 Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu toplantısında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Her kürtaj bir Uludere’dir’ demişti. Ben o zaman bunun bir anlamı olup olamayacağını düşünmüştüm. Kürtaj ve Uludere meselesinde açıklayacak olabileceğini düşündüğüm rasyonalitenin ‘neo-muhafazakarlık’ olduğu fikrindeyim. Neo-muhafazakarlık toplumu ahlakçı bir yerden dönüştürme amacı taşıyor. Neo-muhafazakarlık egemen iktidarı ve biyoiktidarı yeniden üreten bir şey.

Toros Güneş Esgün: “Felsefenin başlangıcından beri kadın bedenle ve belirsiz olanla; erkek ise akılla ve bilinebilir olanla eş görülüyor. 18. yüzyıl siyasi kuramlarında da bedenin bir mülkiyet olarak görüldüğünü söyleyebiliriz. Aile de benzer şekilde bir kadının ya da çocuğun bedeninin mülk edinmesi olduğunu görüyoruz. Aydınlanmacı feminizm, “Biz sadece beden değiliz, aynı zamanda erkekler kadar akıl varlıklarıyız’ diyor. Bu bağlamda feminist mücadelede kadınlar “salt beden”e indirgenmeye karşı direnmek için çeşitli pratikler gerçekleştirmişlerdir. “Benim bedenim, benim kararım” sloganı, FEMEN’in eylemleri, feminizmin salt beden olmaya direnme pratiğini ideal dişil bedeni vurgulayarak gerçekleştirmesine bir örnek. Bu tür protesto biçimlerinin verili kadınlık algısını yeniden ürettiğini düşünüyorum. Bunun karşısında heterseksüel normativiteyi ters-yüz eden ve yaşamsal olana, ötekiye açık olan, Pulmwood’un deyişiyle doğadaki her varlıkla uyumlu “karşılkı benlik”e dayalı bir beden algısı, salt akıl ya da salt beden olmaya indirgenmeye karşı yeni bir rasyonellik ve direniş biçimi kurabilir.”

Çağla Karabağ: Feminist bir pornografi mümkün mü? Pornografinin ilk anlama gelen anlamı kadın bedeninin aşağılanması olsa da bunun ters yüz edilmesi nasıl mümkün? Genelde porno sitelere girişte kredi kartı numarası isteniyor. Daha ilk girişte kredi kartı numarası verilen bir yer nasıl alternatif olabilir diye düşündüm. Bedenin her türlü şeklinde kabul edilmesini, sevilmesini ve hatta kutsanmasını öneren bir mücadeleyi neden daha fazla yaygınlaştıramıyoruz?

Gülsüm Depeli: ‘Salt beden değilim’ itirazı bir süre sonra bedenden kurtulmaya, beden olmamaya evrildi. Akıl-beden ikiliğinden zihin tarafına sıçrayarak kurtulmak garip bir konfor sağlıyor. Zihin tarafına sıçradığın zaman zombi olmuyorsun ama siborg oluyorsun. Bir kavram olarak arzudan bahsediyoruz ama arzu pratiklerimizi dile dökemiyoruz. Steril bir olgu olarak bedenden bahsediyoruz. Bedensel pratikleri sterilleştirerek ele alıyoruz.

İlgili haber:

Feminist Forum başladı: Cinselleştirilmiş bir savaş yürütülüyor!


Etiketler: kadın
Bayram