07/11/2021 | Yazar: Deniz Mutlu Taşyürek

Neredeyse bir toplum merkezi işlevi gören bu dükkanlar, açılma sürecinin ilk evrelerinde olan birçok kişinin rahat hissedebildiği yerler oldular.

Gey ve lezbiyen kitapçılar Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Deniz Mutlu Taşyürek, Ruth M. Pettis’in glbtqarchieve.com web sitesinde yayınlanan “Gay and Lesbian Bookstores” adlı metnini KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

1970’lerde eşcinsel ve feminist edebiyatın serpilip gelişmesi ile eş zamanlı olarak, bağımsız gey ve lezbiyen kitapçılardan oluşan bir ağ ortaya çıktı. Bu ağdaki dükkanların çoğu geylere dönük erotik eserler sunuyordu. Ancak, daha önceki yılların cinsel içerikli yetişkin kitapçılarından kayda değer ölçüde ayrışıyor, aynı zamanda siyasi ve gey dostu edebiyata da yer veriyorlardı.

Bahsi geçen kitapçılar, glbtq yazarların ve yayıncıların kendi çalışmalarını pazarlayabilecekleri mekanlar haline geldiler. Bu sayede, modern eşcinsel haklarının Amerika Birleşik Devletleri’nde ve yurtdışında kültürel ve edebi açıdan gelişmesi için kuluçka merkezi görevi gördüler.

Kültürel hareketlerin gelişiminde bağımsız kitapçıların her zaman önemli bir rolü oldu. 1920’lerde Sylvia Beach’in Paris’teki Shakespeare & Company[1] adlı dükkanı, kayıp nesil[2] yazarlarının çalışmalarına destek oldu. San Fransico’da Lawrence Ferlinghetti'nin City Lights [Şehir Işıkları] adlı kitapçısı, Beat kuşağı yazarlarının buluşma noktası haline geldi. Ferlinghetti’nin de desteklediği Allen Ginsberg’ün Uluma adlı şiiri, 1950’de çok önemli bir yere sahip olan bir davayı Birinci Anayasa Değişikliği[3] temelinde kazandı.

Kendini bu şekilde tanımlayan ilk gey ve lezbiyen kitapçı, New York’ta 1967 yılında aktivist Craig Rodwell tarafından kurulmuş olan Oscar Wilde Memorial Bookshop’tu. Bundan üç yıl sonra gerçekleşecek olan ilk Eşcinsel Onur Yürüyüşü’nün de organizatörleri arasında yer alan Rodwell, dükkana “homofil[4] hareketin kitapçısı” tabelası astı ve cama da “Eşcinsel İyidir” yazılı bir etiket yapıştırdı. Pornografik içerik satmayı reddettiği için ilk başta bütün envanteri toplam 25 eserden oluşuyordu.

Bağımsız eşcinsel matbaalar ve lezbiyen-feminist yayıncılar kurulmaya, hem yeni eserler üretmeye hem de baskısı tükenmiş olan klasikleri yeniden yayımlamaya başladığında bu durum değişecekti.

Rodwell’in dükkanı, 1973 yılında Philadelphia’da kurulan Giovanni’s Room [Giovanni’nin Odası] ve 1974’te Washington D.C.’de kurulan Lambda Rising [Lamdanın Yükselişi] gibi benzer işletmeler için bir örnek teşkil etti. 1994’e geldiğimizde Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa’da bu türden en az 45 mekân ortaya çıkmıştı. Bunların arasında kayda değer olanlar San Fransico’daki Walt Whitman Bookstore [Walt Whitman Kitapçısı], Toronto ve Boston’da şubesi bulunan Glad Day [Güzel Gün], Doğu kıyısında dört şubeden oluşan bir zincir haline gelen Lambda Rising, New Orleans’ta Faubourg Marigny Bookstore [Faubourg Marigny Kitapçısı], Chicago’da People Like Us[5] ve her iki kıyıda da şubeleri bulunan A Different Light [Farklı Bir Işık] idi.

Neredeyse bir toplum merkezi işlevi gören bu dükkanlar, açılma sürecinin ilk evrelerinde olan birçok kişinin rahat hissedebildiği yerler oldular. Gey barlara ve porno dükkanlarına alternatif teşkil edecek mekanlara fazlasıyla ihtiyaç duyuluyordu ve kitapçılar bu boşluğu doldurdu. İlan panoları, eşcinsel örgütlerin bültenleri ve eşcinsellerin sahip olduğu işletmelerin reklamları bir topluluk hissi yaratmaya yardımcı oldu.

Küçük kasabalardaki eşcinsel erkekler ve lezbiyenler, memleketlerinde erişemedikleri bilgiler için bu noktalara doğru yola çıkıyorlardı. Çoğu kitapçının posta ile sipariş hizmeti olduğundan, kırsalda ya da kültürel açıdan izole alanlarda yaşayan müşterilere de hizmet veriyorlardı.

Bu dükkanların farklı işlevleri de vardı. Mesela Giovanni’s Room kendi bölgesindeki okulun yönetim kuruluna kütüphane materyalleri konusunda ve çocuk hastanesine edebiyatta çeşitlilik eğitimi konusunda danışmanlık veriyordu. Başka bir örnek olarak, 1984’te A Different Light, lezbiyen yazarlar serisi yoluyla yazar söyleşilerine ön ayak oldu. Bunu, eşcinsel erkek yazarlar serisi takip etti. Ek olarak, imza günleri gey ve lezbiyen kitapçıların önde gelen özelliklerinden biri haline geldi.

Feminist Kitapçılar

Gey ve lezbiyen kitapçıların yükselişine paralel olarak meydana gelen önemli bir gelişme, aynı dönemde feminist kitapçıların da yükselişiydi. Feminist kitapçıların bazıları lezbiyenler tarafından kurulmuştu ve hemen hemen tamamı lezbiyen dostuydu. Etki yaratan feminist edebiyat eserlerini, kadın yazarların klasiklerini, yeni yeni ortaya çıkan Kadın Çalışmaları programlarından esinlenen kurgu dışı çalışmaları, radikal feminist eserleri ve tabii ki şiir, lezbiyen romantizm ve polisiye kitaplarını raflarına taşıdılar.

O dönemin lezbiyen kitap envanteri çoğunlukla Judy Grahn, Jane Rule, Rita Mae Brown, Ti-Grace Atkinson, Del Martin ve Phyllis Lyon’ın çalışmalarından oluşuyordu. Fakat, eşcinsel erkek edebiyatında da olduğu gibi, Naiad and Daughters, Inc. [Naiad ve Kızları] gibi yayıncıların bu işe atılmasıyla birlikte kitapların sayısı pıtrak gibi çoğaldı.   

Bu kitapçıların ilki Minneapolis’te 1970’lerde kurulan Amazon Bookstore Cooperative [Amazon Kitapçı Kooperatifi] idi. 2007 yılında hala faaliyetlerinde devam eden bu dükkan, Kuzey Amerika’daki bağımsız feminist kitapçıların en eskisiydi. 1999’da marka hakkının ihlali gerekçesiyle Amazon.com’a dava açtı; ancak, online alışveriş devi ile ismin ortak kullanımı konusunda uzlaşıya vardı.

Diğer erken dönem feminist kitapçılar arasında 1972’de Los Angeles’ta açılmış olan Sisterhood Bookstore [Kız Kardeşlik Kitapçısı], 1973’te Washington D.C.’de açılmış olan Lammas[6] ve 1974’te Cambridge, Massachusetts’te kurulmuş olan New Words [Yeni Kelimeler] gibi dükkanlar yer alıyordu. 1980’lerin sonuna geldiğimizde Kuzey Amerika’daki feminist kitapçıların sayısı 120’ye çıkmıştı.

Bu mekanlar, feminist ve lezbiyen toplulukları beslemenin yanı sıra na-beyaz[7] kadın yazarların, engelli hakları aktivistlerinin ve diğer taban örgütlenmelerinin sözcüsü olan kadınların çalışmalarını sunabildikleri alanlar oldular.

Sansür

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çoğu gey ve lezbiyen kitapçı yayıncılıkta ifade özgürlüğü için verilen mücadelelerin ardından kurulmuştu ve bu dükkanların çoğu gey ve lezbiyen gettolarında yer alıyordu. Ancak buna rağmen bazıları, resmi görevlilerin ve komşuların tacizine maruz kaldı. Aynı zamanda, dönem dönem sansür girişimleriyle mücadele etmek durumunda kaldılar.

Yurt dışındaki durum daha da kötüydü. Belki de en şaşırtıcı kısmı, Birleşik Krallık’ta Thatcher hükümetinin 1980’lerin ortasında gey kitapçıları hedef almasıydı. Mesela, 10 Nisan 1984’te Gümrük ve Tekel[8] yetkilileri Londra’nın tek gey kitapçısı olan Gay’s the Word’e [Sözümüz Eşcinsel] baskın yaptılar ve stokta bulunan kitapların yüzde 30’una el koydular. Polis, dükkan yöneticilerini ve işletmeciyi avukatlarıyla görüşmelerine izin vermeden sorguya aldı. Aynı ayın ilerleyen günlerinde benzer bir baskın da o dönem İskoçya’nın tek gey kitapçısı olan Edinburgh’taki Lavender Menace’a [Lavanta Bela] düzenlendi.

Kasım ayında Gay’s the Word’ün sekiz yöneticisi ve yönetici yardımcısı, müstehcen materyal dağıtımı için komplo kurmakla suçlandı. Fakat kanıt olarak sunulan kitapların neredeyse tamamı ana akım kitapçılarda da bulunuyordu. İnsan haklı gruplarının ses getiren bir kampanya yürütmesinin ardından suçlamalar düşürüldü.

Benzer şekilde Toronto’da bulunan Glad Day de 1980’lerde ardı arkası kesilmeyen tacizlere ve baskınlara maruz kaldı. Kanada Gümrüğü yurtdışından ihraç edilen kitaplara ve dergilere aynı materyaller ana akım kitapçıların stokunda bulunduğu halde el koydu.

Little Sister’s Kraliçeye Karşı

Kanada’nın British Columbia eyaletinde yer alan Vancouver şehrindeki eşcinsel kitapçılar, Kanada Gümrüğü’nün müstehcenlik yasasını ayrımcı bir şekilde uygulamasının da hedefi haline geldiler. Bunun sonucuysa uzunca bir süre devam eden hukuki savaş oldu. 1988’de Little Sister’s [Küçük Kız Kardeşin Yeri] kitap dükkanı Kanada Gümrüğünün ABD’den gönderilen yayınlara pornografik addederek alıkoymasına itiraz etti. Düzenli olarak el koyulan materyaller arasında The Advocate[9] ve Deneuve’ün[10] sayılarına ek olarak Jane Rule’dan Pat Califia’ya kadar apayrı yazarların çalışmaları da yer alıyordu.

Her ne kadar Little Sister’s asıl meselenin Kanada Gümrüğü’nün eşcinsel işletmelere karşı ayrımcı politikaları olduğunu öne sürmüş olsa da Gümrük kendi pornografi tanımını keyfi bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu tanım, “anal penetrasyona” atıfta bulunan her şeyi içeriyordu ve bu sayede AIDS eğitim materyallerine el koymuş olmasını meşrulaştırabiliyordu.

2000 yılının Aralık ayında Kanada Yüksek Mahkemesi, Gümrüğün kitapçıya karşı ayrımcılık yaptığına ve el koyma pratiklerine sınırlama getirilmesine karar verdi. Ancak Kanada Hukuku’nda neyin müstehcen olarak tanımlandığı meselesi daha büyük bir sorundu ve buna değinilmedi. Bahsi geçen dava, Aerlyn Weissman’ın 2002 tarihli Little Sister’s vs. Big Brother [Küçük Kız Kardeşin Yeri Büyük Abiye Karşı] adlı belgeseline de konu oldu.

Eşcinsellikle ilgili materyallerin ihracatına ilişkin benzer ihtilaflar Yeni Zelanda’da da gündeme geldi.

Amsterdam’daki Vrolijk, Paris’teki Les Mots à la Bouche ve Kopenhag’daki Pan Bogcafé gibi Avrupa kitapçıları ise daha yumuşak bir iklimde çalışıyorlar ve tacize daha seyrek maruz kalıyorlar.

Belirsiz Gelecek

İroniktir ki kuir kültürün ana akımda daha büyük oranda kabul görmeye başlaması gey ve lezbiyen kitapçılar açısından karışık sonuçlar doğurdu. 1990’ların başında eşcinsellik odaklı yayıncıların kurduğu bir ağ olan Publishing Triangle [Yayıncılık Üçgeni] gibi örgütler, kitaplarının ana akım dağıtımcıların kataloglarına dahil edilmesinden yanaydı. 1992 yılının Haziran’ında gerçekleşen Ulusal Lezbiyen ve Gey Kitap Ayı gibi pazarlama hamlelerine giriştiler.

Buna benzer çabaların sonucunda 2000’lerin başlarında genel okur kitlesine hitap eden kitapçıların raflarında “gey ve lezbiyen” bölümleri ortaya çıkmaya başladı. Dahası, ulusal zincirlerin ve online pazarlamanın büyüyen gücü de gey ve lezbiyen kitapçıları olumsuz etkiledi. Diğer bağımsız esnaflar gibi, çoğu önde gelen gey ve lezbiyen kitapçı, büyük zincirlerle rekabet edemez hale geldi ve kapanmaya zorlandı. Benzer şekilde, 2002 yılında feminist kitapçılar ağındaki sayı da 60’a düşmüştü.

Gey ve lezbiyen kitapçıların sayısındaki düşüşün teşvik ettiği bir sonuç olarak eşcinseller tarafından yürütülen işletmeleri destekleme konusunda bir farkındalık yaratma çabası ortaya çıktı.

Bağımsız kitapçıları etkileyen genel krize gey ve lezbiyen kitapçıların cevabı, toplumsal örgütlenmeler konusunda daha duyarlı olmak oldu. Ayrıca, glbtq müşterilerinin özel ilgi alanlarına ilaveten genel okur kitlesine hitap edebilecek kitapları da bulundurmaya başladılar. Boston’daki We Think the World of You [Senin Dünyanı Düşünüyoruz] adlı kitapçının imtiyaz sahibi olan Paul Rehme, 2002 yılında bu durumu şöyle değerlendirdi: “Maine eyaletinden bisikletçi tipli biri dövmeleriyle ve piercingleriyle dükkanımıza girdiğinde ve stokumuzda bulunan S&M ve Marta Stewart kitaplarının hepsinden aldığında doğru yolda olduğumuzu anlamıştık.”

Diğer dükkanlar ise hedeflerini tamamen yeniden belirlediler. Cambridge’deki New Words Bookstore adlı kitapçı, 2002 yılında kadın hareketinin taleplerini güçlendirmek için sözlü ve yazılı medyanın daha aktif şekilde kullanımı adına kâr amacı gütmeyen New Words Merkezi haline geldi. Madison, Visconsin’deki A Room of One’s Own [Kendine Ait Bir Oda] 1997 yılında bünyesine bir kafe ekledi ve 2006’da kâr amacı gütmeyen bir vakıf kurdu.

2003’e geldiğimizde Oscar Wilde kitapçısı neredeyse bir kazazede haline gelmişti. Kepenk kapamasına ramak kalmışken Lambda Rising’in sahibi Deacon McCubbin bu dükkanı satın aldı ve New York Times’a “Bu dükkanın öylece kapanıp gitmesine izin verilemeyecek kadar önemli olduğunu düşünüyoruz. Burası bir dükkandan daha fazlası, bizim tarihimizin bir parçası.” diye konuştu.

Yirmi birinci yüzyıla kadar hayatta kalmayı başarabilmiş olan gey ve lezbiyen kitapçılar, yayınları ana akım perakende ticarete daha fazla nüfuz etmeye devam ettiği için şu anda belirsiz bir gelecekle karşı karşıyalar.

Hayatta kalabilmek adına, çoğu dükkan envanterlerini kitap dışı materyalleri de kapsayacak şekilde genişletti ve bağımsız sanatçılardan bulması zor DVD ve CD’leri, imzalı fotoğraf ya da posterler gibi türünün tek örneği eşyaları, anısı olan eşyaları, sınırlı sayıda baskıları, deneysel çalışmaları ve kitapçı zincirlerinin raflarına abartılı kaçacak özel pornoları da bulundurmaya başladı. Mesela 2003 yılında Faubourg Marigny Bookstore, hem yeni sahibi Otis Fennel’ın ilgi alanını yansıtacak hem de envanteri çeşitlendirme ihtiyacına karşılık gelecek şekilde FAB, yani Faubourg Marigny Art and Books Store [Faubourg Marigny Sanat ve Kitap Dükkanı] adını aldı.

Başarılı dükkan sahipleri ayrıca müşteri hizmetlerinde kültürlü ve misafirperver bir tavır benimsemenin önemini vurguluyorlar çünkü bu büyük mağazaların glbtq müşterilerine sağlayamadığı bir şey. Ancak bu formülün işe yaraması ve gey ve lezbiyen kitapçıların oynadıkları eşsiz rolü daha ileriye taşıyabilmesi için sadık ve kıymet bilen bir müşteri kitlesine de ihtiyaç var.    

 

Kaynakça

Buchanan, Beki, ve Maxwell Powell. "The Queer Bookstore: A Study in Nurturing Community." OIA [Out in Asheville] (Ekim 2007): 16; http://www.outinasheville.com/issues/october2007/queer_bookstore.html

Bindon, Shelley. "E-commerce Conflict." Lambda Book Report 7.6 (Ocak 1999): 12.

Danford, Natalie. "Shelf Talkers." Publishers Weekly 251.35 (Ağustos 30, 2004): 24.

Hull, Dana. "Bookstore Chain Thrives by Helping Build Gay Culture." The Washington Post (Eylül 30, 1996): F10.

Howell, Kevin. "Difficult Times at A Different Light." Publishers Weekly 246.30 (Temmuz 26, 1999): 21.

Kirch, Claire. "Brotherly (and Sisterly) Love: Philadelphia's 30-year-old Giovanni's Room Is Thriving in the Rough Tides of GLBT Bookselling." Publishers Weekly 251.4 (Ocak 26, 2004): 108-110.

Mann, William J. "The Gay and Lesbian Publishing Boom." The Harvard Gay & Lesbian Review 2.2 (Nisan 30, 1995): 24.

Pela, Robert L. "A Different Fight." The Advocate (Ağustos 17, 1999): 117.

Rehme, Paul S. "Gay Bookstores [letter]." New York Times (Haziran 27, 2002): A28.

Rotello, Gabriel. "Get Back to Gay Bookstores." The Advocate 834 (Mart 27, 2001): 72.

Santora, Marc. "Hard Words for a Bookshop: The End." New York Times (Ocak 7, 2003): B3.

_____. "Plot Twist for a Gay Bookstore: The Last Chapter Actually Isn't." New York Times (Şubat 4, 2003): B3.

Summer, Bob. "A Niche Market Comes of Age." Publishers Weekly 239.29 (Haziran 29, 1992): 36-40.

_____. "Bookselling as Cultural Politics: Twenty-five years after Stonewall, Gay and Lesbian Bookstores Are a Mainstay of the Movement." Publishers Weekly 241.26 (Haziran 27, 1994): 29-31.

 

Yazar Hakkında

Ruth M. Pettis, Seattle’daki Northwest Lesbian and Gay History Museum Project’te [Kuzeybatı Lezbiyen ve Gey Müzesi Projesi] sözlü tarih projesi yürütücüsü ve projenin sözlü tarih koleksiyonundan Mosaic 1: Life Stories [Mozaik 1: Hayat Hikayeleri] adlı derlemenin editörüdür. Makale ve kurgu türünde çok sayıda eşcinsel ve kadın yayınına katkıda bulunmuştur. Indiana Üniversitesi’nden antropoloji alanında lisans derecesi ve Boston’daki Simmons College’dan hukuk alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.

 



[1] (ç.n.): Sylvia Beach hakkında detaylı bilgi için bkz: https://catlakzemin.com/14-mart-1887-kitaplara-adanmis-bir-hayat-sylvia-beach/

[2] (ç.n.): “Kayıp nesil” geniş anlamıyla 1. Dünya Savaşı sonrası kuşağını, dar anlamıyla ise bu savaş esnasında yetişkinliğe adım atan ve 1920’lerde tanınır hale gelen yazarları tarif etmek için kullanılır. Ernest Hemingway, Gertrude Stein, T. S. Elliot, Sylvia Beach, F. Scott Fitzgerald, John Dos Passos, E.E. Cummings, Archibald MacLeish ve Hart Crane gibi 1920’lerde edebi çalışmalarını Paris’te sürdüren yazarlar bu grupta anılır.

[3] (ç.n.): 1791 yılında Amerikan Haklar Bildirgesi kapsamında ABD Anayasası’na eklenen bir maddeyle ABD Kongresi’nin din, ifade, toplanma ve dilekçe özgürlüklerine müdahale etmesi yasaklandı.

[4] (ç.n.): Avrupa’da ve Amerika’da farklılık göstermekle birlikte, yaklaşık olarak İkinci Dünya Savaşı’nı takiben ortaya çıkan LGBTİ+ organizasyonlar kendilerini homophile movement [homofil hareket] olarak adlandırıyorlardı. 1960’ların sonunda ve 70’lerin başında bu terminoloji değişti ve homofil kelimesi büyük ölçüde tedavülden kalktı.

[5] (ç.n.): Kitapçıya ismini veren “people like us” kullanımı hem “bizim gibi insanlar” hem de “insanlar bizi seviyor” olarak çevirilebilir.

[6] (ç.n.): 1 Ağustos’ta Hasat Bayramı olarak kutlanan günün adı.

[7] (ç.n.): Metnin İngilizce orijinalinde beyaz olmayan herkesi kapsayan bir şemsiye terim olarak “women of color” (renkli kadın) kullanılıyor. Kavramın Türkçede yaygın olarak kabul görmüş bir çevirisi mevcut olmadığından anlamı en iyi şekilde aktarmak adına na-beyaz şeklinde çevirdim. Ancak beyaz ve na-beyaz ayrımının beyazlığı kıstas aldığının ve bu nedenle sorunlu olduğunun altını çizmekte fayda var.

[8] (ç.n.): Birleşik Krallık’ta 2005 yılına kadar hükümetin Her Majesty’s Customs and Excise adlı bir birimi bulunuyordu. Türkçe’ye “Gümrük ve Tekel İdaresi” olarak çevirilebilecek bu birim; gümrük vergilerinin, ticaret vergilerinin ve dolaylı vergilerin toplanmasından sorumluydu. 2005 yılında Gelir İdaresi ile birleşerek Her Majesty’s Revenue and Customs ismini aldı. Şu anda Türkçede İngiltere Gelir ve Gümrük İdaresi ismiyle anılıyor.

[9] (ç.n.): 1967 yılında kurulmuş olan The Advocate dergisi ABD’nin en eski LGBTİ+ yayınıdır. Bugün hala faaliyetlerine devam etmektedir.

[10] (ç.n.): ABD’de kurulmuş olan ve şu anda Curve adı altında yayın hayatına devam eden dergidir.


Etiketler: kültür sanat, yaşam, dünyadan
Telegram