23/06/2014 | Yazar: Murat Köylü

Kendisini "toprak, kilise ve futbol" üçgeni içinde ifade eden Alabama’da toplum hayatını anlamlandıran başat değerler ten rengi, aile bağları ve erkeklik.

Gökkuşağının altında, tatlı yuva Alabama Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Amerika Birleşik Devletleri, LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) hareketinin yakından takip ettiği ülkeler arasında yer alıyor. Gün geçmiyor ki, eşcinsel ve transları ilgilendiren bir hukuki veya siyasi gelişme yaşanmasın. Özellikle eşit evlilik, ülkenin en güçlü medeni haklar hareketinin odağında. Federal yönetim düzeyinde ve sayıları her gün artan eyalette elde edilen kazanımlara rağmen, ülkenin özellikle güney eyaletlerinde, homofobik ve transfobik baskı etkisini sürdürüyor. Alabama, bu etkinin en güçlü hissedildiği eyaletlerden biri. Eyalet mevzuatı, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dair herhangi bir tanıma, koruma ya da destek temin etmiyor.   
 
Yetmişlerden Lynyrd Skynrd’ın "Sweet Home Alabama" şarkısı, pek çok kişiye aşinalık kazandırmış olmalı ki ABD’de "güneylilikten" söz edilince, Teksas ile birlikte hemen akla gelen eyalet Alabama. "Kuzeyliler" için "pamuk kuşağı" ya da "İncil kuşağı" denilen eyaletler grubu altında anılıyor. İncil’e yapılan vurgu, Alabama’nın oldukça dindar muhafazakâr toplumsal yapısından kaynaklanıyor. Öyle ki, burada 120 senedir Cumhuriyetçi Parti eyalet seçimlerini kazanagelmiş; bazı bölgelerinde Pazar günleri alkollü içki satışı yapıl(a)mıyor.   
 
Alabama’nın 5 milyonluk nüfusunun büyük bölümü beyazlardan; tahmin edilebileceği üzere toprak sahibi çiftçilerden, pamuk tüccarlarından ve üst düzey kamu yetkililerinden oluşuyor. Afro-Amerikalılar orta ve alt düzey kamu görevlerinde, yeni gelişen hizmet sektöründe veya vasıflı tarım işçileri olarak çalışıyor. Meksika’dan ve daha güneyinden gelen Hispanikler’in ise vasıfsız emek, merdiven altı işler, karaborsa ve mafyatik faaliyetlerle haşır neşir oldukları söyleniyor. Eyalette, istihdamda görülen ten rengine dayalı ayrışma, diğer yaşam alanlarında da kolaylıkla gözlemleniyor. Alabama ABD’nin geri kalanından, özellikle kuzeydoğu ve batıdaki eyaletlerden fakir bir bölge. Kişi başına düşen gelir 24 bin dolar civarında. Bununla birlikte, bu görece düşük gelir de beyazlar, siyahlar ve esmerler arasında, beyaz toprak sahiplerinin oldukça lehine şekilde paylaşılıyor.
 
Alabama’nın başkenti Montgomery ve diğer büyük kenti Birmingham, bugün de ırkçı ve aşırılıkçı gruplara ortam sağlıyor. Son dönem ABD Kongresi’ni kilitleyen Tea Party’nin hatırı sayılır üyesi burada yaşıyor. Bölgede Klu Klax Klan ve benzeri beyaz gruplar yakın tarih boyunca toplu cinayetlere varan pek çok saldırı düzenlemiş. Bu yüzden Alabama, atmışların Sivil Haklar Hareketi’nin en canlı biçimde ayağa kalktığı ve -halen- ayakta kaldığı bölgelerden. Tarihsel bağlar, kapalı toplum yapısı ve düşük gelir düzeyi nedeniyle, eyaletteki eşcinsel ve trans hareketi ise, bugün örneğin İnsan Hakları Kampanyası’ndan çok Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği ile işbirliği geliştirmiş halde.
 
Huntsville, işte böyle bir Alabama’nın tek Onur Yürüyüşü’ne ev sahipliği yapan kenti. Ankara kent merkezinden daha geniş bir alana yayılan Huntsville, buna rağmen 200 bini aşmayan nüfusa sahip. "Kırsal" kent Huntsville, dünyada doktora unvanlı kişilere en sık rastlayacağınız yer. Bu "tuhaf" durumu, NASA merkezinin burada olması açıklıyor. Nitekim Huntsville’in en popüler lakabı "Roket Kenti". 
 
Restoranda tanıştığım, ömrünü geçirdiği Alabama’dan bıktığını ve artık dayanamadığını söyleyen seksen yaşlarındaki kadın, "Huntsville, Alabama" denilince akla sadece üç şey gelir, diyor: futbol, roket ve kilise. "Yani bizden üç şey bekleyebilirsiniz: sizinle futbol oynarız, sizi Ay’a uçururuz ve sizin için dua ederiz. Diğer her türlü şey için ise ayak bağı olacağımıza emin olabilirsiniz."  
 
ABD denildiğinde pek çoklarının zihnine belli bir imaj gelse, getirilmeye çalışılsa da, 50 özerk devletten oluşan bu yapının barındırdığı kültürel çelişkileri, eyaletlerin iktisadi yapılarında, siyasi ve hukuki sistemlerinde görmek mümkün. Uzay işini saymazsak, kendisini "toprak, kilise ve futbol" üçgeni içinde ifade eden Alabama’da toplum hayatını anlamlandıran başat değerler ten rengi, aile bağları ve erkeklik. Bu "kutsal" perdenin arkasında ise güçlüden, yani beyaz heteroseksüel erkek ve onun iktidarını benimsemiş diğerlerinden yana bir maneviyat, olanca mekanikliği ile işlemeye devam ediyor. İşte tam da bu yüzden, restorandaki kadın "başka bir şey beklerseniz size ayak bağı oluruz" demiş olmalı.
 
Örneğin Alabama’da, çalışanları sadece cinsel kimlikte değil, herhangi bir temeldeki ayrımcılıktan koruyacak yasal düzenleme bulunmuyor. Deyim yerindeyse, bu güney eyaletinde sadece "çalışma hakkı", insanlara teslim edilmiş durumda. İşgücü, ten rengiyle beraber düşünüldüğünde durum oldukça "manidar". Benzer bir hukuki eksiklik nefret suçlarında görülüyor. Eyalette, nefret (önyargı) saikli işlenen suçlar için de hiçbir kanuni düzenleme yok. Federal düzeydeki nefret suçu yasaları ise, suç ancak federal nitelik alırsa, vaka federal mahkemeler tarafından görüldüğünde dikkate alınıyor.
 
Huntsville GLBT Savunucuk ve Gençlik Hizmetleri’nden James Robinson, Alabama’nın kapalı toplum yapısının etkilerinin LGBTİ topluluğunda da hissedildiğini söylüyor. Topluluk ABD’nin daha özgür bölgelerine sürekli göç veriyor. Robinson, ABD genelindeki yaklaşık 1,4 milyon evsiz çocuk ve gencin yüzde 40’a yakınının LGBT’lerden meydana geldiğini ifade ediyor. Ayrıca Alabama’daki lezbiyen, gey ve trans hareketi, örneğin Avrupa’daki ya da Türkiye’deki olduğu kadar bir arada değil.
 
Robinson "Hıristiyan dindarlar erkek eşcinselliğini sodomi ile ilişkilendirdiğinden, geylere karşı çok daha tahammülsüz ve saldırganlar. Lezbiyen çiftler bir nevi ‘sorma, söyleme’ gerçekliğine hapsedilmiş durumdalar. Alabama’nın trans yurttaşlarının bağlamını ise seks işçiliği, HIV/AIDS ve yoksulluk oluşturuyor. Güneydeki Afro-Amerikan translar, kuzeyde geylerin elde ettiği "evlilik hakkı" başarılarının sınıfsal arka planına şüphe ile yaklaşıyorlar. Trans Hareketi’nin ufkunda, ırkçılık ve yoksulluk karşıtı mücadele ile daha çok, eşcinsel örgütleri ile daha az işbirliği öngörüyorlar." şeklinde konuşuyor.
 
Eşcinseller, biseksüeller, translar, dünyanın her yerinde, tarihin her zaman diliminde olduğu gibi, Alabama Eyaleti’nin Huntsville kentinde de varlar; ve bugün (22 Haziran Pazar) bu kent, eyaletin tek Onur Yürüyüşü’ne üçüncü kez sahne oluyor. Yaklaşık 750 kişinin katıldığı etkinlik için Robinson, "Geçen senenin iki katı, destekçilerin de çoğu heteroseksüel dostlarımız," diyor. 
 
Onur Yürüyüşü, burada örneğin New York’tan çok farklı bir hal almış; buraların genel halini yansıtıyor; daha çok bir panayırı andırıyor. Katılımcılar arasında ailelerin ve çocuklarının sayısı dikkati çekiyor. Allie adındaki kadın, yürüyüşe katılan iki kiliseden birinin üyelerinden. "Kocam ve oğullarım ile buradayız. Ben inançlı bir Hıristiyanım, çocuklarımın cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği nedir bilmiyorum. Biri üç diğeri yedi yaşında. Onların homofobik ve transfobik bir ortamda büyümelerini, böyle bir ortamın parçası olmalarını istemiyorum. Tanrı’nın kapıları tüm insanlara açıktır. Buralar ırkçılıktan hâlâ çekiyor. Biz aile değerlerini ve dini ayrımcılık yapmak, dışlamak, insanları savunmasız bırakmak için değil; adil ve kapsayıcı olmak için benimsedik," diyor, bir yandan da gökkuşağı renklerinde yaptığı pastadan ikram ediyor.   

Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret