17/07/2012 | Yazar: Ömer Akpınar

Grindr (‘gırayndır’ okunur, aman dikkat!) eşcinsel, biseksüel ya da meraklı erkekler için bir tanışalım-kaynaşalım uygulaması. Gay Star News, Grindr tanışma uygulamasının kurucusu Joel Simkhai ile teknoloji ve dünyayı her seferinde bir gey daha değiştirmeyi konuştu.

Grindr ne ola ki? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Grindr (“gırayndır” okunur, aman dikkat!) eşcinsel, biseksüel ya da meraklı erkekler için bir tanışalım-kaynaşalım uygulaması. iPhone, iPad ve Android’lerde kullanabiliyorsunuz. Ücretsiz bir profil açarak diğer kullanıcılar ne kadar yakınınızda görebiliyor, bu arkadaşlarla mesajlaşıp tanışabiliyorsunuz. Şansınıza göre en yakınınızdaki yakışıklı 15 kilometre ya da 1 metre ötenizde olabiliyor. Tabii ki Türkiye Grindr’ı yasaklama konusunda boş durmadı. 2010’da engellenen uygulama 2011’de yeniden erişilebilir oldu. Malum, Apple dünyayı ele geçirmişken böyle bir uygulamaya kayıtsız kalmak çok zor. Kaldı ki, Grindr’ın geyler için Yeni Dünya’nın keşfi anlamına geldiğini de es geçemeyiz. Pembe sermayenin hayatlarımızdan kâr sağlaması ya da eşcinsel ve biseksüellerin teknolojiyle özgürleşmesi… Gelin, “daha neler çıkaracaklar ya!” hissini bir kenara bırakıp Grindr’ın hangi anlamlara gelebileceğini hep birlikte düşünelim!
 
Grindr’ın küresel ihtirasları
 
Gay Star News, Grindr tanışma uygulamasının kurucusu Joel Simkhai ile teknoloji ve dünyayı her seferinde bir gey daha değiştirmeyi konuştu.
 
 
Joel Simkhai’yle buluşacağım diye meraklanmıştım – kendisi Tel Aviv doğumlu olsa da hayatının büyük bir kısmı ABD’de geçmiş. Şimdi 30’larının ortasında olan ve Los Angeles’ta yaşayan Simkhai, 2009’da Grindr denen yeni mobil tanışma hizmetini başlatan adam.
 
Simkhai’yle Londra’da kaldığı Strand Palace Hotel’de bir buluşma ayarladım. Kararlaştırdığımız vakitte oradaydım; ama resepsiyondan Simkhai’nin odasında olmadığını öğrendim. Çok geçmeden Simkhai bana Grindr’dan bir mesaj attı ve lobinin köşesinde, bir randevudan diğerine koşarken suşileri midesine indirirken buldum onu.  
 
Konuşmak için otelin barına geçtik. Ufak tefek, esmer ve etkileyici biri olan Simkhai görünen o ki azimli ve odaklanmış. Hoşbeşin ardından doğrudan sorulara geçtik.
 
Grindr konseptini 2009’da pazara sürmek için izlediğin süreç nasıldı?
Nispeten yoğun bir süreçti – geliştirmesi altı ay, beta sınaması da bir ay sürdü. Kolay oldu; çünkü ortada yatırımcı yoktu – yalnızca bizim küçük grubumuz vardı, her birimiz de 5000 dolar koyduk. Hepimizin günlük işleri vardı, bunu yalnızca eğlencesine bir yan proje olarak görüyorduk – o yüzden de iş planı ya da yatırımcılara başvuru olmadı.
Tek keyfimiz bunu bir an evvel ortaya sürmemiz, ilk çıkarmak zorunda olduğumuzu bilmemizdi.
Ben geliştirici falan değilim, o yüzden platformun teknik yönleri için yapacak pek bir şeyim yoktu. Gelişim işinin tamamını halleden bir geliştiricimiz vardı Danimarka’da. Kullanım gerekliliklerini düşünerek ve farklı tasarımları deneyerek çok vakit harcadım.
Yaptığımız büyük değişikliklerden biri kendi profilinizi gördüğünüz ilk profil yapmak oldu. Bence bu önemli; çünkü kendinizi pazarlıyorsunuz – profilinizin nasıl göründüğünü görmeniz lazım, yoksa bu kendi işinizi ilerletmek için kurduğunuz sonra da hiç bakmadığınız bir site gibi olurdu.
Ayrıca kendi profilinizi en önemli profil kabul ederek sizi merkeze koyuyor – bu konum-temelli bir hizmete ilişkin en güçlü yönlerden biri, sizin dışınızda hiçbir şeyin önemi yok. Bir bakıma yaşadığınız gibi yani – kendiniz için en önemli şey sizsiniz, kendi dünyanızın merkezisiniz. 
 
Grindr’ın mutfağında işler nasıl yürüyor?
Los Angeles’ta 50 çalışanımız var, ofisimiz de Hollywood’da. Geliştiriciler, müşteri hizmeti, pazarlama, satış, ürün ve tasarım çalışanlarımız var – şimdi şimdi “gerçek bir iş” oldu, iki yıl önce her şey benim evimden, dışarıdan destekle yapılırdı, resmen “sanal bir iş”ti. Önceden çok kişiseldi, İK ya da performans değerlendirmesi gibi şeylerle canımızı sıkmak zorunda değildik – şimdi artık bir garip.
Ofisimiz aşağı yukarı diğer ofislere benziyor – ayrı bir gey havası yok. Makul sayıda gey çalışanımızın yanı sıra lezbiyen, heteroseksüel kadın ve heteroseksüel erkek çalışanlarımız var.
İki tip insanı kendimize çekiyoruz – ilki geyler. Bunlar Grindr kullanıcısı ve hastası kesim. Diğeri ise teknoloji ve ağımızın büyüklüğüyle heyecanlananlar.
Harika bir ekibimiz var; ama ofisimizin olağanlığı biraz sıkıntılı olabilir – bir bakıma kendi topluluğumuzdan ve dünyadan kopuğuz. Grindr gerçek insanların farklı amaçlarla kullandığı küresel bir ağ. Ürününüzü farklı şehirlerde kullanan insanları gördüğünüzde bu muhteşem bir şey – onlarla buluşmak, konuşmak, insanların ürününüz hakkında konuştuğunu duymak heyecan verici ve bir ödül sanki.
 
Grindr’ın en önemli gelir akışı nerelerden sağlanıyor?
Gelirimizin yüzde 40’ını reklamlardan, yüzde 60’ını da premium hizmetimiz Grindr Xtra abonelerinden sağlıyoruz.
Reklamlarımızın çoğu konum-temelli teknolojiyi belli bir yerdeki insanları hedefleme amacıyla kullanan yerel işletmelerden geliyor. Bu tür reklamlar özellikle sosyal işletmeler (bar ya da klüpler gibi) ya da yerel işletmeler (berberler gibi) için iyi; çünkü belli bir kitleyi, o konumda belli bir zaman diliminde kazanmak için hedeflenmiş reklamı iletmenin gerçekten tek yolu bu.
Mesela daha yeni Paris’ten geldim, orada Freedj adındaki gey barda bir etkinlik vardı – etkinliği platform aracılığıyla duyurduk ve 200 kişi geldi. Şaşırıp kaldılar.
 
Grindr dünya çapında 192 ülkede 4 milyon kullanıcıyı aştı, bir milyondan fazla günlük kullanıcısı var. Ürünü ilk çıkardığınız 2009 senesindeki öngörülerinizle nasıl karşılaştırıyorsun bunu?
Hiçbir zaman herhangi bir öngörümüz olmadı, yani tüm bunları anlamak ve yarattığımız şeyi idrak etmek hâlâ güç – işte bu yüzden ofisten çıkıp ne olup bittiğini ilk elden görmek önemli.
Yeni yeni bu potansiyeli fark ediyoruz, geliştirmemiz gereken çok şey olduğu ortada. Mobil eşcinsel erkeklerin diğer soru ya da sorunlarına cevap bulmaya çalışıyoruz şimdilerde: Ne yapmak istiyorlar? Çevremde kim var? Çevreleri hakkında bilgi edinmek için neye bakıyorlar, ne tüketiyorlar? Bu şahane bir fırsat – inanılmaz bir topluluk ve çok büyük bir pazar.
 
Sence Grindr eşcinsel erkeklerin tanışma ve sekse yaklaşımlarına bir katkıda bulundu mu?
Bir şeyler değişti – en basitinden çok daha kolaylaştı. Beş on dakikada biriyle buluşabiliyorsunuz, bu da tam benim aradığım şeydi. Grindr’ın gücü daha hızlı ve eğlenceli olmasında, beklentiler o kadar yüksek değil, sorumluluk o kadar fazla değil.
Sayıların gücü de özgürleştirici. Öne çıkmak için oyunu ve pazarı kendinizin büyütmek zorunda olduğunu göstermekle kalmıyor ayrıca yalnız olmadığınızı, eşcinsellerin her yerde olduğunu da her gün hatırlatıyor.
 
Grindr’ın küresel menzili beni kişisel olarak hep şaşırtmıştır, en fazla kullanıcısının olduğu şehrin Londra, ülkeninse ABD olduğunu açıkladınız – Grindr’ın sıklıkla kullanıldığı daha şaşırtıcı yerler peki?
Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum – Tayvan’da çok kullanıcımız var, Hindistan’da da rakam yükseliyor. İlgimi çeken daha izole kullanıcılarımızın deneyimleri. Mesela, Kazak bir eşcinsel erkek olmak nasıl bir şey? Ya da Moğolistan’da az kullanıcımız var – o adamların hayatı nasıl?
Şahsen ABD’de açık bir eşcinsel olarak yaşayabiliyorum. Ülkelerinde zulüm gören, yaşamları tehdit edilen, bir gey topluluğu hissinin olmadığı ve insanların yalnız hissettiği ülkelerdeki kullanıcılar için endişeleniyorum – umarım Grindr’ın onlara bir yardımı dokunur. Bu yüzden de eşcinsel erkeklere yönelik yasal kısıtlamaların olduğu ülkelere dikkat çekmek için Grindr for Equality (Eşitlik için Grindr) kampanyamızı başlattık.
 
Anlatsana, Grindr for Equality nedir?
Aslında bu bizim yapacağımız doğal bir şeydi – küresel çapta kitlemiz çoğunlukla eşitliğin olmadığı yerlerden. Dünya çapında mevzuat ve gelişmelere bakıyoruz ve kullanıcılarımızın bir fark yaratabileceği taban örgütlenmelerine destek veriyoruz – bağış ya da zamanları gibi büyük adanmışlıklar değil de, kolayca gerçekleştirebilecekleri küçük şeyler istiyoruz.
Mesela, geçen yıl New York Senatosu evlilik eşitliğini değerlendiriyordu – beş senatör kararsızdı. Kullanıcılarımızı kendi yerel senatörlerini aramaya teşvik edecek şekilde mobilize ettik ve onlara şu mesajı gönderdik: “More (daha fazla) tuşuna basarak sizi yerel senatörünüze bağlıyoruz – onlara eşitliği desteklemelerini istediğinizi söyleyin.” Yasa kabul edildi. Ben bir fark yarattığımızı düşünüyorum ve benim için en çok bu tür şeyler konum-temelli teknolojinin gücünü gösteriyor.
 
Yaklaşan ABD başkanlık seçimlerinde Grindr for Equality’nin bazı özel hedefleri neler?
Biz Obama’yı destekliyoruz; hem ben, hem de şirket. Eşcinsel haklarına sahip çıkan politikacıları da destekleyeceğiz.
Bir konuda hassasız, her daima eşcinsel haklarını daha fazla benimseyen adayı destekleyeceğiz ve çoğunluğu eşcinsel haklarını savunan partileri destekleyeceğiz – bu durumda Demokratlar oluyor.
 
Joel Smikhai için sonraki adım ne? Grindr’dan sonra hayat var mı?
Hayır. Dünyadaki en iyi işe sahibim – teknoloji ve gey topluluğuyla ilgili şeyler yapıyorum, insanlarla tanışıyorum, işteyken Grindr’da olmam gerekiyor… Çok eğlenceli!
 

Etiketler: yaşam
Nefret