02/11/2020 | Yazar: Yıldız Tar

“Araştırmamıza katılan LGBTİ+’lar için kentin kendisi ataerkil baskı biçiminden sıyrılma, bireysel olarak var olma ve çeşitliliğe saygı anlamları taşıyordu.”

“Hedef gösterilen bir grubun kentsel yaşamda zarar görme korkusu gündeme geliyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL ve 17 Mayıs dernekleri, Ankara’da LGBTİ+’ların kent hakkı mücadelesini güçlendirmek ve kentsel hizmetlere erişimde LGBTİ+’ların yaşadığı sorunları tartışmak için online bir etkinlik düzenledi.

Bugün online yapılan etkinlikte Araştırmacı Ali Alp Odabaş, “Çankaya’nın Sitemli Yurttaşları” üzerine konuştu. Odabaş, Yeryüzü Kalkınma Kooperatifi Kentsel Haklar Araştırma ve İzleme Atölyesi’nde yürüttükleri çalışmanın raporunu sundu.

Odabaş, rapor için Ankara Çankaya ilçesinde yaşayan LGBTİ+’larla yaptıkları derinlemesine görüşmelerin sonuçlarını, kentsel hizmetler açısından yaş kriterini, hizmetlere erişimdeki ayrımcılıkları, aidiyet olgusunu, kentte güvenli alanları ve kentsel hizmet ihtiyaçlarını anlattı.

Kente aidiyet: Özgürlük!

Araştırmayla kent politikalarında, kentsel hizmetlerde LGBTİ+, engelli, kadın ve yaşlıların görmezden gelinme deneyimlerini betimleme ve bu grupların kentsel hakları çerçevesinde toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bilgi üretme ve bu bilgi üzerinden dönüşüm yaratmayı hedeflediklerini belirten Odabaş şöyle devam etti:

“Kente aidiyete ilişkin araştırmada öne çıkan kavram özgürlük oldu. Araştırmamıza katılan LGBTİ+’lar için kentin kendisi ataerkil baskı biçiminde sıyrılma, bireysel olarak var olma ve çeşitliliğe saygı anlamları taşıyordu. Kente aidiyet konusunda LGBTİ+’lar açısından bu özgürlüğün kaybolmaması için hizmetlerin geliştirilmesine yönelik bir vurgu var.”

Odabaş sunumun devamında araştırma katılımcılarının beyanları üzerinden kentin “arzuladığın ya da istediğin şeylere ulaşabilme imkanı”, “istediğin hayatı kurabilmek”, “mahalle baskısından kaçabilmek”, “kalabalığın içinde kaybolmak”, “oje sürüp sokakta gezebilmek”, “mahremiyetini yaratabildiğin, kendini var edebildiğin bir yer” anlamları taşıyabildiğini aktardı.

Zarar görme korkusu

Görüştükleri LGBTİ+’ların büyük çoğunluğunun zarar görme korkusundan ve yerel yönetimlerin çalışmalarının eksikliğinden bahsettiğini vurgulayan Odabaş şöyle devam etti:

“Homofobi ve nefret saldırılarının arttığı Ankara yasakları döneminde eve kapanmadan bahseden bir katılımcımız vardı. Hedef gösterilen bir grubun kentsel yaşamda zarar görme korkusu gündeme geliyor. Taleplere baktığımızda ise söz sahibi olmak ve sesinin duyulması öne çıkıyor. Bunun yolu da belediyenin, LGBTİ+ sivil toplum örgütleriyle işbirliğinden geçiyor. Güvenlik ve erişilebilirlik hizmetlere erişimde belirleyici oluyor.”

*Etkinliğin raporu önümüzdeki günlerde KaosGL.org’ta yayınlanacak.


Etiketler: insan hakları, kent hakkı, sosyal hizmet
Nefret