12/06/2006 | Yazar: Kambur

Sıla, saldırılar sırasında başına aldığı darp yüzünden baş dönmesinden mustarip. Yağmur, fazla kilosu yüzünden saldırganların elinden kaçamamış ve yaralanmış. Nisan ayının ilk haftasında Ankara Eryaman'da silahlı saldırıya uğrayan 30 travesti ve transeksüelin kentten sürülmesi bir belgesel filme konu oldu.

Sıla, saldırılar sırasında başına aldığı darp yüzünden baş dönmesinden mustarip. Yağmur, fazla kilosu yüzünden saldırganların elinden kaçamamış ve yaralanmış. Nisan ayının ilk haftasında Ankara Eryaman'da silahlı saldırıya uğrayan 30 travesti ve transeksüelin kentten sürülmesi bir belgesel filme konu oldu.

KAOS GL

Şule Çizmeci

Sokak köpekleri, sokak çocukları, travestiler... Onlarla başımız dertte. Cihangir'i travestilerden temizleyip mutena bir semt yapana kadar az uğraşmadı devlet. Resmi görüşün 'Gitsinler, bizden uzakta olsunlar' yaklaşımına aydınlar dahi ses çıkarmadı. Medya ise her daim seyirci koltuğunda... Halkımız geyleri, travestileri sadece ekranda seviyor; onlar şaklabanlık yapacak, göbek atacak, bizler gülüp eğleneceğiz. Ancak ekran dışında hayat hakları yok. Yaklaşım aynen böyle.

İstanbul'da 90 sonlarında başlayan 'temizlik operasyonları' Ankara'ya da sirayet etti. Birkaç sene önce, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, fahişelik yaparak hayatlarını kazanan travesti ve transeksüelleri kentin dışında bir yere, Eryaman'a sürmüştü. O zamanlar Eryaman ıssız bir yerdi. Şimdi ise lüks konutlarıyla cazibe merkezi. Bu nedenle emlak fiyatları fırlamış durumda. Ankaralılar, bu gözde semte göz diktiyse de buranın da bir handikapı var: Travestiler mesleklerini burada icra ediyormuş. Bazılarının en lüks sitelerde daireleri varmış. Gece gündüz demeden yol ortasında herkesin gözü önünde otostop çekiyorlarmış. Rivayete göre Eryamanlılar, çevrelerindeki bu 'sakil manzaralar'dan rahatsızmış. Bu nedenle, homofobik bir yapı arz eden kerli ferli müteahhitlerden biri onlar adına işe soyunmuş: Bu zat, yetkili mercilerden şifaen izin alarak inşaatında çalışan bir grup ameleye para vermiş, 'Bunları burada yaşatmayın' diye buyurmuş...

Organize şiddet...

Kısa süre önce, Eryaman'da bir grup travestinin dayak yiyerek buradan sürülmesinin altyapısı böyle hazırlanmış. Gelelim, olayın nasıl seyrettiğine... İşte, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği'nden öğrendiklerim: 7 Nisan gecesi eli silahlı, bıçaklı birtakım adamlar 30 travesti ve transeksüeli sokakta sallama, sopa ve zincirle dövdüler; bu da yetmedi, üzerlerine ateş açtılar. Aralarında yaralananlar oldu.

Sonunda istenilen başarıldı: Travestiler Mersin, Adana, Bursa ve İstanbul'a kaçtı. Ellerinde devlet hastanesinden aldıkları raporlar var, yakında mahkemeye başvuracaklar.
18 Haziran'da ise eşcinsel oluşumlar Ankara'da cinsel ayrımcılığı ve eşcinsellere yönelik şiddeti protesto edecekler.

Saldırının failleri kimler?

Bugünlerde Lambdaistanbul adına genç yönetmen Aykut, Eryaman'da yaşanan bu utancın belgeselini çekiyor. Eşcinsellere yönelik organize saldırılar olduğunu söyleyen yönetmen, "Benim filmim Eryaman'dan silah zoruyla sürülenlerin hak arama savaşının da belgeseli olacak" diyor.

Belgeselin büyük bölümü tamamlanmış. Yakında başlatılacak hukuki mücadele de bu filmde yer alacak. Mağdurların başından geçen olaylar, yedikleri dayaklar, Ankara'dan nasıl uzaklaştırıldıkları, hak arama çabaları, avukatlarıyla konuşmaları, mahkemelerde yaşanacaklar aynen aktarılacak.

Yönetmen anlatıyor: "Eryaman'a gittim. Orada yaşayanlarla konuştum, çoğunluk 'Ne gerek var, niye bu soruları soruyorsun?' diye tepki gösterdi. Sanki kimse bir şey bilmiyor... 'Bir hafta içinde gittiler' dediler. Bu operasyon için kimler düğmeye bastı, kimler emir verdi? Mağdurlar tekrar Eryaman'a dönecekler mi, bundan sonraki hayatları nasıl olacak? Belgeselde bu sorulara cevap arıyorum. Ağır yaralanan 25 yaşındaki Zehra, 29 yaşındaki Sıla, 50 yaşındaki Yağmur ve 40 yaşındaki Seçkin'le röportaj yaparak, başlarından geçenleri belgelemiş oldum. Sürülenlerin çoğu Mersin'de. İki çocuk babası Seçkin, ailesi de aynı kentte yaşadığı için, tanınırım korkusuyla dışarı çıkamıyor, bu yüzden çekimde yüzünü göstermedim. Çoğu, saldırılar sırasında kafasına darp aldığı için baş dönmesi yaşıyor. Hepsi ağır travma geçirmiş. Mağdurlar, kendilerine uygulanan şiddeti detaylarıyla anlattılar."

Yönetmenin soyadını saklı tutuyorum, çünkü belgesel tamamlanmadan afişe olmak istemiyor. Dün travestilerin başına gelen, yarın onların haklarını savunan genç bir insanın başına gelebilir pekâlâ. Ne de olsa 'heteroşiddet'in vicdanı yok.

'Saldırılarla devlet arasındaki ilişki'

Gey, lezbiyen, biseksüel, travesti ve transeksüellerin sosyal haklarını korumak amacıyla kurulan Lambdaistanbul'un web sitesine girerseniz eğer, Eryaman'la ilgili bol iddialı bir açıklama çıkıyor karşınıza: "30 yıldır travesti ve transeksüellerin yaşadığı işkence ve sürgünler hâlâ devam etmektedir. 30 yıl önce Eskişehir'e sürülen travesti ve transeksüeller bugün de aynı şiddet ve soykırımla karşı karşıyalar. Biz Lambdaistanbul olarak travesti ve transeksüel arkadaşlarımızın sorunlarını ve tanıklıkları esnasında sordukları soruları sahipleniyor, kamuoyu önünde tekrarlıyor, ikna edici cevaplar alıncaya dek tekrarlayacağımızı duyuruyoruz:

- Eryaman soykırımında İçişleri Bakanlığı'nın parmağı var mı?

- Saldırıların Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı olduğu iddia edilen A Takımı (gayrresmi ahlak zabıtası) ile bağlantısı nedir?

- Saldırılarla Etimesgut Belediyesi arasındaki ilişki nedir?

- Ankara Eryaman'da projeleri bulunan ve saldırganlara günlük 50 YTL ödediği iddia edilen Kontaş-Canberk Grup'un bu soykırımdan çıkarı nedir?

- Polis ve savcılık saldırıların engellenmesi ve saldırganların yakalanması konusunda neden bir şey yapmadı/yapmıyor?

- Para karşılığı tutulan saldırganlar arasında polis okulu öğrencileri olduğu doğru mudur?"

Kaynak: Radikal Cumartesi, 10 Haziran 2006


Etiketler: yaşam
Nefret