03/06/2020 | Yazar: Kaos GL

Genç LGBTİ+’nın “İlham Veren LGBTİ+ Gençlik Hikayeleri” serisinin üçüncü konuğu Umut Erdem: “Bu heteronormatif kronolojik tarih düzleminde kendini gösteren başarı kriterine karşı hayatta kalma mücadelesi veren her varoluş, kendi başarı öyküsünü yazıyor bence. Ki benim başarı hikayemin de bir parçası bu aynı zamanda.”

İlham veren LGBTİ+ gençlik hikayeleri: Umut Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İzmir Genç LGBTİ+ Derneği’nin “İlham Veren LGBTİ+ Gençlik Hikayeleri” serisinin üçüncü hikayesi Umut Erdem’den:

“Herkese merhaba, pandeminin kaçınılmaz gündemimiz olduğu bu zorlu zamanlarda, umut aşılaması için Genç LGBTİ+ Derneği'nin, gençlere kendi başarı öykülerini anlatma çağrısı üzerine bu videoyu çekiyorum. İsmim Umut Erdem. Ne yazık ki, yaşadığımız toplumun tek tip bir başarı tanımlaması var. Buna göre de üniversiteye girip mezun olmak, ardından makbul bir işe girmek, sonrasında da evlenip çocuk yapmak gerekiyor. Bu heteronormatif kronolojik tarih düzleminde kendini gösteren başarı kriterine karşı hayatta kalma mücadelesi veren her varoluş, kendi başarı öyküsünü yazıyor bence. Ki benim başarı hikayemin de bir parçası bu aynı zamanda. Bunun dışında yazarak üretmeye çalışıyorum. Kendimi bu konuda geliştirmeye çalışan biriyim.

Şu zamana kadar çeşitli platformlarda, özellikle feminist ve queer bakış açısından yazdığım birçok fikir ve eleştiri yazım yayımlandı. Bu vesile ile tanıdığım ya da tanımadığım insanlar arasında bir tartışma ortamı yarattığımı, onlarla bir duygudaşlık geliştirdiğimi düşünüyorum. Yazarak aynı zamanda yazmanın görünmez emeğine de dikkat çekmeye çalışıyorum. Çünkü ne yazık ki, hâlâ günümüzde yazmak, karşılığı verilmesi gereken bir emek olarak görülmüyor. Sömürüye de çok açık bir alan ne yazık ki. Özellikle veganlık, hayvan hakları, biseksüellik ve bi+ politika konusunda yazılar ürettim ve kısa bir süreden beri de yine bu konularda podcast yayınlıyorum. Yani sesimle insanlara ulaşmaya çalışıyorum.

Biseksüellik ve bi+ politika ne yazık ki Türkiye'deki LGBTİ+ hareketinin hâlâ gündeminde değil yeterince. Biseksüellik ve bi+ dediğimiz zaman insanların kafasında önce büyük bir boşluk ve bilinmezlik geliyor. Bunu da kalıp yargılar ve mitler takip ediyor. Bunu kırmak için de çeşitli yöntemlerle mücadele etmeye çalışıyorum. Mesela 2018 yılında Kaos GL çatısı altında “Bi+seksüeller Burada” isimli bir broşür yayınlandı, bu çalışmada yer aldım. 2019 yılında, yani geçen sene Türkiye'de ve İstanbul'da ilk kez “Bi+ Pride İstanbul” gerçekleştirildi, bunun organizatörlerinden biriyim. 2019 yılının Aralık ayında “Bitopya” isimli bir internet sitesi yayın hayatına başladı ve Bitopya’nın da kurucusuyum. Bitopya’yı hayata geçirmemdeki amaç, biseksüellik ve bi+ politikayı Türkiye'deki LGBTİ+ hareketinin gündemine sokmak. Bunu sitedeki çeviri metinleri ve videolarla yapmayı hedefliyorum. Aynı zamanda Türkiye ile uluslararası arena arasında bir köprü kurmayı amaçlıyorum bu vesileyle ve bir bilgi bankası oluşturmak istiyorum aslında. Bu alanda da bir ilk Bitopya. Daha önce öz olarak biseksüellik ve bi+ politika konusunda bir bilgi bankası niteliğinde oluşturulan bir mecra olmadı şu zamana kadar. Bitopya bunu karşılamayı hedefleyen bir mecra. Aynı zamanda dijital ortamda biseksüeller, bi+’lar çok fazla hedef tahtasında, bifobik çok fazla söylem üretiliyor. Bunlara karşı da bir cevap niteliğinde aslında Bitopya.

Ayrıca hikaye anlatımı ve hafıza çalışmaları konusunda ilgiliyim ve bu konularda bir şeyler üretmeye çalışıyorum. Bu da içinde yer aldığım Cins Adımlar ile başladı aslında. Egemen tarihin görmediği mekan ve kişilerin hikayelerine yol aldığımız bir çalışma cins adımlar. Bunu da yurtdışında yaptığım çalışmalar takip etti. Mesela Saraybosna'da “Tünel ve Bağ” isminde bir kısa film çektim hafıza konusunda ve Ermenistan'da da “Armenian Heritage and Memory Beyond The Borders” isimli bir kitapçık hazırladım. Bunun amacı bir yandan Türkiye ile Ermenistan arasında bir köprü kurmaktı. İngilizce dilinde hazırladığım bu kitapçık, Türkiye'de hâlâ varlığını sürdüren Ermeni hafızası ve zamanında bu topraklar üzerinde Osmanlı Devleti'nin sonlarında ve Cumhuriyetin başlarında yaşamış Ermeni feministlerle ilgiliydi.

Kendimi ifade etmeye çalıştığım her alanın, bunu yapmaya çalıştığım her yöntemin bir başarı hikayesi olduğunu düşünüyorum aslında. Bu yüzden sadece teorik yazma üretimleri değil aynı zamanda kurmaca üretimler de yapmaya çalışıyorum. Öykü, şiir gibi çeşitli janrlarda da üretimler yapmaya çalışıyorum. Hatta geçen seneki Kadın Kadına Öykü Yarışması'nda özel ödül almış bir öyküm var.

Hepimizin başarı hikayeleri ve hayatta kalma mücadeleleri biricik ve bu zorlu zamanlarda bunları hatırlayıp paylaşmanın bizlere iyi geleceğini düşünüyorum. Dinleyip izlediğiniz için teşekkürler.”

Umut'un hikayesini anlattığı videoyu buradan izleyebilirsiniz.

“İlham Veren LGBTİ+ Gençlik Hikayeleri” nedir?

İzmir Genç LGBTİ+ Derneği, LGBTİ+’lara “Ne olduğu fark etmeksizin senin için bir engelin üstesinden gelmek anlamına gelen gençlik yıllarında yaşadığın bir başarı öyküsünü bizimle paylaşabilirsin!” diyerek çağrıda bulundu:

“Son zamanlardaki gündemimiz malum; imkânı olanların evlerinde, olmayanın zor şartlar altında çalıştığı, kimimizin ise işsiz bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz. Moralimizi yüksek tutmanın zor olduğu bu günlerde biraz keyfimiz yerine gelsin, birbirimizin sesine ses olalım diyerek “İlham Veren LGBTİ+ Gençlik Hikayeleri” serisine başlamaya karar verdik. 17 Mayıs Homofobi, Bifobi, Transfobi ve İnterfobi Karşıtı Gün vesilesiyle bize ilham veren, hikayeleri duymanın hepimize iyi gelebileceğini düşündük. Her hafta pazartesi günü paylaşılacak başarı öyküleri arasında benimki de yer alsın diyorsan, ne olduğu fark etmeksizin senin için bir engelin üstesinden gelmek anlamına gelen gençlik yıllarında yaşadığın bir başarı öyküsünü bizimle paylaşabilirsin.”

Hikayenizi yazılı olarak ya da ses  formatında yayınlamak için kullanabileceğini düşündüğünüz fotoğrafınızla birlikte veya video formatında dernek@genclgbti.org adresine “Gençlik Hikayem” başlığıyla yollayabilirsiniz.


Etiketler: yaşam
Nefret