02/02/2021 | Yazar: Kaos GL

İnsan Hakları Gündemi Derneği: “Sosyal medyada LGBTİ+’lara dönük nefret söylemini kullananlar hakkında değil, ifade özgürlüğü hakkını kullanan öğrenciler hakkında soruşturma başlatılması, demokratik hukuk devletinde kabul edilemez bir tutumdur”

İnsan Hakları Gündemi Derneği: “LGBTİ+’lar ötekileştirilerek ayrımcılık yasağı ihlal edilmiştir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İnsan Hakları Gündemi Derneği, Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektöre karşı protesto hakkını kullanan öğrenciler üzerinden LGBTİ+’lara karşı örgütlenen nefret ortamı saldırılarla ilgili açıklama yayınladı.

TIKLAYIN - Boğaziçi’nde hedef gösterme, soruşturma ve LGBTİ+’lara karşı nefret kampanyası

TIKLAYIN - Boğaziçi’nde polis saldırdı, yüzden fazla gözaltı: #AşağıBakmayacağız

TIKLAYIN - İstanbul Valiliği’nden ayrımcı Boğaziçi açıklaması

TIKLAYIN - Melih Bulu, Boğaziçi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nü kapattı!

“İfade özgürlüğüne yapılan her müdahale karanlığa değil aydınlığa yapılan müdaheledir”

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulubü öğrencilerinin açmış olduğu bir sergide kullanılan resim, sosyal medyada kullanılan nefret söylemiyle siyasete malzeme edilmiş ve bu resim üzerinden LGBTİ+’lar ötekileştirilerek ayrımcılık yasağı ihlal edilmiştir.”

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından; sosyal medyada LGBTİ+’lara dönük nefret söylemini kullananlar hakkında değil, ifade özgürlüğü hakkını kullanan öğrenciler hakkında soruşturma başlatılması, demokratik hukuk devletinde kabul edilemez bir tutumdur.”

“Sosyal medyada kullanılan, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ öğrencileri ve tüm LGBTİ+’lara dönük nefret söyleminin ve bu dil ile yaratılan ayrımcılığın karşısında yer aldığımızı, asıl bu dil ile yapılan paylaşımların, TCK 216/1. madde kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle  soruşturulması gerektiğini düşündüğümüzü ifade etmek isteriz.”

“Savcılığın yürütmüş olduğu soruşturma sonucu iki öğrenci hakkında verilen tutuklama kararı  da haksız ve açıkça yasaya aykırıdır. Tutuklama tedbirine hangi hallerde başvurulacağı CMK’da açıktır. Ceza üst sınırı bir yılı aşmayan hiç bir suç konusunda tutuklama kararı verilemez. Yapılan eylemle ilgili önce TCK 216/3. Maddesi gereği  ‘Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan dolayı işlem başlatılıp, sonra aynı fiil için suç vasfını değiştirerek öğrenciler  hakkında tutuklama tedbirine başvurulması yasanın arkasından dolanmak anlamına gelir.”

“Türkiye; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraftır ve Anayasamızın 90.maddesi gereği sözleşme ile korunan tüm hak ve özgürlüklerin ve özellikle bu bağlamda “ifade özgürlüğü” nün korunması ve geliştirilmesi için önlemler alma yükümlülüğü altındadır. Ülkenin aydınlık geleceği için mücadele eden her kesimi, şiddet önermeyen ve nefret söylemi barındırmayan düşüncelerin ifadesine yapılan müdahalenin karşısında olmaya çağırıyoruz.”


Etiketler: insan hakları