08/04/2021 | Yazar: Yıldız Tar

İstanbul Sözleşmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle haklarında sınırdışı kararı verilen mülteciler hâlâ geri gönderme merkezinde tutuluyor. Avukatlar, sınırdışı kararına itiraz etti: Bir an evvel serbest bırakılmalılar!

İranlı mülteciler hâlâ Geri Gönderme Merkezi’nde tutuluyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Denizli’de dört mülteci hakkında İstanbul Sözleşmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle ‘kamu düzenine tehditten’ geçtiğimiz günlerde sınırdışı kararı verildi.

Mülteciler, Aydın Geri Gönderme 6 Nisan’dan beri Aydın Geri Gönderme Merkezi’nde tutuluyorlar.

Mültecilerin Avukatı Buse Bergamalı, müvekkilleriyle görüştükten sonra KaosGL.org’a bilgi verdi. İdari gözetim altında tutulduklarını, sınırdışı kararlarına itiraz ettiklerini belirten Av. Bergamalı şöyle devam etti:

“İki kişi hakkında sınırdışı kararının kaldırılması ve idari gözetimden serbest bırakılmaları için başvuru yaptık. Diğer iki kişi içinse bilgi ve belge toplamaya devam ediyoruz. Derhal serbest bırakılmaları ve sınırdışı kararının da kaldırılmasını talep ediyoruz. İdari gözetim altında tutulan iki kişinin sağlık sorunları da var ve sağlık hizmetlerine erişememiş durumdalar. Ayrıca bizlere İran’da kötü muameleye maruz bırakıldıklarını da aktardılar. Bu şartlar altında yapılması gereken sınırdışı kararının bir an evvel kaldırılmasıdır.”

Ne olmuştu?

Denizli’de İstanbul Sözleşmesi protestosuna katıldıkları gerekçesiyle dört İranlı mülteci hakkında sınırdışı kararı verildi.

Denizli’de 20 Mart’ta Çınar Meydanı’nda İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin yapılan basın açıklamasına katılan mülteciler gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi olarak “basın açıklamasına katılmaları” ve “pankart tutmaları” gösterildi.

Mültecilerin avukatlarla görüşmeleri de uzunca süre engellendi. Denizli Barosu’ndan Av. Yağmur Yalçın, 6 Nisan’da KaosGL.org’a yaşananları anlattı. Av. Yalçın, mülteciler hakkında jet hızıyla altı ay idari gözetim ve sınırdışı kararı verildiğini söyledi. Denizli Barosu olarak 6 ay idari gözetim kararının kaldırılması ve sınırdışı kararının iptal edilmesi için dava açacaklarını da belirten Av. Yalçın şöyle devam etti:

“Dün gözaltı işlemleri yapılmış, basın açıklamasına katıldıkları ve pankart tuttukları için idari gözetim kararı ve sınırdışı kararı verilmiş. Bize verilen bilgilere göre şu anda Aydın Geri Gönderme Merkezi’ne götürülmek üzere yoldalar. Henüz görüşme imkanımız dahi olmadı. Mültecilerle alakalı durumlarda bilgi belge verme konusunda da sıkıntı yaratıyorlardı. Tutanakları bize vermediler, biz sadece inceleme yapabildik. Polis merkezinde geçiştirilmeye çalışıldık. Kötü muameleye dair bilgi de geldi ancak sağlık raporunda böyle bir bilgiye rastlayamadık. Ancak bu, kötü muameleye maruz bırakılmadıkları anlamına gelmez. Görüşemediğimiz için net bilgi veremiyoruz. Denizli Barosu olarak bilgi edinmeye çalışıyoruz.”

Kaos GL Mülteci Hakları Program Koordinatörü Av. Hayriye Kara ise yine 6 Nisan’da İstanbul Sözleşmesi ile ilgili bir eyleme katılmanın kişilerin ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü olduğunu da hatırlatarak şöyle devam etti:

“Bir basın açıklamasına katıldınız, pankart taşıdınız diye doğru düzgün bir değerlendirme yapılmadan ‘kamu düzenine aykırılıktan’ sınırdışı kararı veriliyor. Bunun neresi kamu düzenine aykırılık? Esas ifade özgürlüğünün engellenmesi kamu düzenine aykırıdır. Sınırdışı gerekçeleri kanunda sayıldığı gibi ‘kamu düzeni, kamu güvenliği’ gibi muğlak kavramlar. Ve bu muğlak kavramlar üzerinden çok rahat sınırdışı kararı veriliyor. Bu kişilerin sınırdışı edilemeyecek kişiler olup olmadığına dair etkin bir değerlendirme yapılamıyor. Geri göndermeme ilkesine aykırılık teşkil edilip edilmediğine ilişkin değerlendirme de yapılmıyor. Ayrıca mültecilere haklarına erişim konusunda yetkililer tarafından da bilgilendirme yapılmıyor. Böyle bir mekanizma da yok. Avukatlar bile zorlukla karşılaşıyor. Yine bunun örneğini gördük. İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan herkes gözaltı gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalırken, mülteciler ekstra olarak sınırdışı tehdidiyle karşılaşıyor.”


Etiketler: insan hakları, kadın, mülteci, nefret suçları