04/11/2014 | Yazar: Yıldız Tar

‘Bir gazeteci olarak kamu görevlilerinin işlediği işkence suçuna karşı yargının görevini yapması konusunda algı yaratmak benim görevim’

İşkenceyi haberleştirdiği için hapsi istenen gazeteci: Uyduruk bir dava! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
İzmir’de karakolda işkence yapmakla suçlanan polislere 1, mağdur kadına ise 8 yıl hapis istenmesini haber yapan Milliyet muhabiri Kemal Göktaş’a “algı yarattığı” iddiasıyla, 2 yıl 4 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. KaosGL.org’a konuşan Göktaş, “Bir gazeteci olarak kamu görevlilerinin işlediği işkence suçuna karşı yargının görevini yapması konusunda algı yaratmak benim görevim” dedi.
 
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Vedat Bilgin, Milliyet muhabiri Kemal Göktaş hakkında İzmir’de Fevziye Cengiz’e karakolda işkence yapmakla suçlanan polislere 1 yıl, mağdur kadına ise 8 yıla kadar hapis cezası istenmesine ilişkin “savcının polislere ayrıcalık gözettiği algısını oluşturmaya yönelik” haber yaptığı gerekçesiyle dava açtı.
 
Savcı, Göktaş’ın söz konusu haberi nedeniyle “kamu görevlisine alenen hakaret ettiği” iddiasıyla 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istedi. Şikayetçi Savcı Göksel Er ise işkence suçundan yargılanan polislere sadece 1.5 aydan 1 yıl 1 aya kadar hapis istemişti.
 
İddianamede, Göktaş’ın hangi ifadeyle savcı Er’e hakaret ettiği somut olarak belirtilmedi ve yazdığı haberdeki ifadelerin bir bütün olarak savcı Er’in polislere ayrıcalık gözettiği algısı yaratılmaya çalışıldığı savunuldu.
 
“Hakkımda açılan dava uyduruk ve zorlamadır”
Davayı KaosGL.org’a değerlendiren gazeteci Göktaş, “Türkiye’de yargının işkence ve insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda tavrını biliyoruz. İzmir’de karakolda işkence olayında da ilk görüntüleri yayınlayan gazeteci bendim. Yargı işkence mağduru kadını suçlu çıkartmıştı” dedi.
 
Savcı’nın işkence mağduru Fevziye Cengiz hakkında 8 yıl hapis cezası isterken; işkenceci polislerin “kızgınlıkla ve haksız tahrik altında” davrandıklarını iddia ettiğini hatırlatan Göktaş, “Ben haberi her zaman olduğu gibi objektif ve nesnel bir şekilde yazdım. Hakaret ettiğim iddia ediliyor ancak hangi ifadeyle, nasıl hakaret ettiğim belirtilmiyor. Hakkımda açılan dava zorlama ve uyduruk bir davadır” ifadelerini kullandı.
 
“Gazeteci olarak görevim algı yaratmak”
“Algı yaratma” gibi muğlak bir kavram ile suçlanmasını da eleştiren Göktaş, basının görevinin algı yaratmak olduğunu hatırlattı. Bir olguyu ortaya koyduğunu vurgulayan Göktaş, “Kamu görevlilerinin işlediği işkence suçuna karşı yargının görevini yapması noktasında algı yaratmak bir gazeteci olarak benim görevim” dedi.
 
Göktaş’a göre bu dava iki açıdan önemli: “İlk olarak, işkence suçuna dair bir haberden ötürü dava açılması; hak ihlallerinin kamuoyuna duyurulması konusunda engel teşkil eder. İkincisi ise, bu dava ile birlikte basına yönelik baskıların devam edeceğini görüyoruz. Algı yaratma gibi uyduruk iddialar ile keyfî davaların açılmasının önü açılıyor.” 

Etiketler: medya
Bayram