25/03/2021 | Yazar: Kaos GL

Boysan’ın Evi, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilmesine dair bir açıklama yayımladı.

“LGBTİQA+’ların temel haklarını savunan hareketin parçası olmaktan onur duyuyoruz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Boysan’ın Evi, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla 20 Mart’ta çekilmesi ve sözleşmeden çekilme nedeni olarak da sözleşme için “Eşcinselliği normalleştirmeye çalışan bir kesim tarafından manipüle edilmiştir” ifadelerini kullanılmasının ardından bir açıklama yayımladı.

Geçirdiği trafik kazası sonunda 2015 eylül ayında hayatını kaybeden LGBTİ aktivisti ve Şişli Belediye Başkanı Danışmanı Boysan Yakar’ın Elmadağ’daki cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık karşıtı etkinliklere mekan olan Boysan’ın Evi açıklamasında “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Anayasa’ya ve uluslararası hukuka aykırı bir keyfi tavır sergilenerek çekilmesini ve sözleşmenin feshedilmesini KABUL ETMİYORUZ” diyor.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden 20 Mart Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Anayasa’ya ve uluslararası hukuka aykırı bir keyfi tavır sergilenerek çekilmesini ve sözleşmenin feshedilmesini KABUL ETMİYORUZ.

“‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ ya da bilinen adıyla ‘İstanbul Sözleşmesi’ ilk imzacısı Türkiye olan uluslararası bir sözleşmedir. Sözleşme tartışma konusu haline getirildiğinden beri LGBTİQA+lar hedef gösteriliyor ve LGBTİQA+’ların varoluşları kriminalize edilmeye çalışılıyor. Gelinen noktada yapılan son açıklamalar, LGBTİQA+’ların varlığını, sözleşmenin feshi için gerçeklikten ve bilimsellikten uzak bir dayanak olarak sunmaktadır. Bu açıklamalar uzun zamandır süregelen hedef gösterme politikalarının bir devamı niteliğindedir. LGBTİQA+ varoluşumuz yeni değil, HEP VARDIK ve VAR OLACAĞIZ.

“Hedef gösterme politikaları sürdükçe LGBTİQA+lar ve kadınlar için olumsuz sonuçlar doğurabilecek nefret söylemlerine her gün bir yenisi eklenmekte ve LGBTİQA+lara yönelik homofobik, transfobik ve bifobik saldırılar sistematikleşmektedir. Hatırlatıyoruz: kadın ve LGBTİQA+ cinayetleri ve intiharları politiktir! Tam da bu nedenle KABUL ETMİYORUZ, VAZGEÇMİYORUZ.

“Her vatandaş gibi LGBTİQA+’ların da doğuştan sahip oldukları kabul edilmesi gereken temel hakları savunan bir hareketin parçası olmaktan onur duyuyoruz. Hiçbir keyfi kararın şiddetin her türlüsünden uzak yaşama arzumuzu yok edemeyeceğini biliyoruz. Çoğunlukçu değil çoğulcu demokrasinin yanındayız ve bu haklı mücadelemizde tüm ötekileştirilenlerin haklarını kararlılıkla savunan tüm kişi, grup, topluluk ve sivil toplum örgütleriyle omuz omuza olduğumuzu duyuruyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin feshini kabul etmiyor, MÜCADELEYE DEVAM edeceğimizi yineliyoruz.”


Etiketler: insan hakları, kadın