25/04/2014 | Yazar: Yıldız Tar

Burak plazada çalışan beyaz yakalı bir eşcinsel olmayı anlatıyor. Dedikodu, mobbing, ayrımcılık: ‘Maskülensen sorun yok!’

‘İş Arkadaşlarımın Sevgileri, Homofobilerini Yendi’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Burak plazada çalışan beyaz yakalı bir eşcinsel olmayı anlatıyor. Dedikodu, mobbing, ayrımcılık: “Maskülensen sorun yok!”
 
Kocaman cam binalarda harıl harıl çalışan beyaz yakalılar… Takım elbiseler, mini etekler, bond çantalar… Camdan binaların küçük hücrelerinde kurulan hayatlar…
 
Plazalarda çalışan beyaz yakalılar işçi sınıfının belki de en geniş ve sömürüye en açık kesimlerinden birini oluşturuyor. Sloganlardaki fabrika ve tarlalara artık plazalar da eklendi. Kimilerine göre devrim de plazalardan başlayacak…
 
“Sevgileri homofobilerini yendi”
Plazaların iklimini, beyaz yakalı eşcinsel bir gençle; Burak’la konuştuk. Çalıştığı yerlerin birinde patron ve iş arkadaşlarının cinsel yönelimini bildiğini anlattı:
 
“Çalıştığım bir yerde cinsel yönelimimi biliyorlardı. Öğrenmeden önce iş arkadaşlarımla yakınlaşmış ve arkadaş olmuştuk. Ve bana olan sevgileri; homofobi ve transfobilerinden ağır geldi. Doğrudan şiddete maruz kalmadım. Bana karşı herhangi bir olumsuz tepki yok; ancak başka LGBTİ’lere karşı küfür, gördüğünde hoşlanmadığını belli etme gibi durumlar devam etti. Müdahale edip uyarıyordum ama pek işe yaramıyordu.”
 
“Ne o, ibne misin lan sen?”
Açık olmadan çalıştığı yerlerde ise sürekli bir dedikoduyla karşılaştığını aktardı:
 
“Ben temas etmeyi seven bir insanım. İnsanlarla temas üzerinden iletişim kurunca, ‘Ne o, ibne misin’ gibi laflarla karşılaştım. Çok bilinen eşcinsel ya da translardan bahsedildiğinde eğer ki onları savunduğumda, ‘Hacı ne ayak’ gibi laflarla sık sık karşılaşıyordum. İbne kelimesi küfür olarak ağızlarından hiç düşmüyordu zaten.
 
“İşyerimdeki birisi bana ‘babet çorabı giyen erkekler var’ dedi. Hak versem devam edecekti o hattan. Ben de giydiğim çorabı gösterdim. O zaman geri çekildi. ‘Ya tabi olur’ filan dedi. Benden destek bulsa homofobinin dibine vuracaktık biz orada. Yine çok kibar konuşan 25 yaşlarında bir başka iş arkadaşımız vardı. Bir başka arkadaş da bana gelip, ‘Burak bey baksanıza çok kibar konuşmuyor mu’ dedi.”
 
Sendika: Yok!
Sendikal haklar söz konusu olduğunda yazılım sektöründe ciddi sorunlar olduğundan bahsediyor Burak. Yeterli sayıları olmadığı için sendikalaşamadıklarını aktarıyor. Ayrımcılık ve mobbingle karşılaştıklarında ise tek yapabilecekleri bireysel olarak dava açmak.
 
“Sosyal güvencemden sevgilim faydalanamıyor”
Kurumsal ayrımcılık sosyal güvence meselesinde de devam ediyor. Burak kendi sosyal güvencesinden sevgilisinin faydalanamamasını anlatıyor:
 
“Sosyal güvencemden sevgilim faydalanamıyor. Heteroseksüel evli bir çift olsaydık karşılayacaktı. Sevgilim iş bulamadığı zaman sosyal güvencesi olmamış oluyor.”
 
“Maskülensen sorun yok”
Burak, çalıştığı sektörde cinsiyet ifadesine göre ayrımcılığın değiştiğini aktarıyor son olarak. Burak’a göre “maskülensen” sorun yok:
 
“Bizim sektörde pek fazla insanlarla muhatap olmuyoruz. Eğer maskülen olarak kodlandıysanız sorun olmuyor. Ama feminen olarak kodlandıysanız yandınız. Plazalarda dedikodu ciddi biçimde dönüyor.”
 
İlgili haberler:

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Bayram