28/03/2012 | Yazar: Ege M. Diren

‘Trans kadınlar gerçekten ama gerçekten geyler’, ‘Yani penisini kestirecek misin?’, ‘Demek cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmeye karar verdin?’

‘Trans Kadınlar Hakkında 13 Mit ve Yanılgı’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
“Trans kadınlar gerçekten ama gerçekten geyler”, “Yani penisini kestirecek misin?”, “Demek cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmeye karar verdin?”
 
“Trans Kadınlar Hakkında 13 Mit ve Yanılgı” yazı dizisini Out for Beyond ekibi çevirdi. “Trans Kadınlar Hakkında 13 Mit ve Yanılgı” yazı dizisinin ilk bölümünde, şu başlıklara değiniliyor:
 
Trans kadınlar gerçekten ama gerçekten geyler
Yani penisini kestirecek misin?
Demek cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmeye karar verdin?
 
Dizinin diğer bölümlerini önümüzdeki günlerde yine burada paylaşacağız.
 
1. Trans kadınlar gerçekten ama gerçekten geyler
 
Bu gerçekten şaşırtıcı derecede ısrarcı ve inanılmaz derecede yaygın bir yanılgı. Gerçek ise epey basit: cinsel kimlik ve cinsel eğilimin birbiriyle hiçbir alakası yok. Bu yanlış anlamayı işaret eden oldukça yaygın bir vecize var “cinsel eğilim yatağa kiminle girmek istediğinizle ilgilidir, cinsel kimlik ise yatağa kim olarak gitmek istediğinizle.”
 
Benim kendi yöntemim ise basitçe trans lezbiyenlerin (yani diğer kadınlardan hoşlanan trans kadınların) varlığına işaret etmek. Problem çözüldü. Gidip çay koyabiliriz.
 
Keşke o kadar basit olsaydı.
 
Bu kafa karışıklığının, davranışları cinsiyetle çok güçlü bir şekilde bağdaştırıyor oluşumuzdan kaynaklandığını düşünüyorum. Heteroseksüellik varsayımı kültürel olarak o kadar içselleşmiş ki, gey erkekleri, erkek olmaya bir çeşit muhalefet olarak görüyoruz. Çoğu gey erkeğin kendilerini neredeyse hiper-erkeksi bir şekilde ifade etmelerine rağmen, daha çok kadınlar arasında yaygınlık gösteren bir cinsellik biçimiyle ilişkilendirildiklerinden, gözümüze kadınımsı ya da cinsiyet değiştirmişler gibi görünüyorlar. Bu yanılgı, cinsiyet ve cinsiyetin ne anlama geldiği üzerine düşünürken seks ve cinselliğin aşırı vurgulanması sonucu daha da güçleniyor. Böylece cinsiyetin herhangi bir ifadesini, cinsellikle ilgili bir şey olarak addeder hale geliyoruz. Örneğin erkeklerdeki, bir kadının basitçe kendi kimliğinin ve o günkü hislerinin bir yansıması olarak değil de esasen erkekleri etkileme aracı olarak güzel ya da şıkya da seksi giyindiği yaygın varsayımı gibi.
 
Bu mit hem trans kadınlara hem de gey erkeklere zarar veriyor. Ayrıca sıklıkla trans sorunlarının bir kenara süpürülmesine veya daha genel LGBTQİ sorunlarının içine sokuşturulmasına yol açıyor. Örneğin Kanada gazetesi The National Post’ta yayınlanan şu reklamın, tamamen cinsiyet değişimine dair korkuları körüklemeye dayalı olmasına rağmen transfobik olmaktan ziyade homofobik olduğu yönünde kınanması gibi. Ya da sivil hayata döner dönmez bir değişim planlamış olduğu bariz olmasına rağmen, PFC Manning’in hikayesinin ordudaki gey adam olarak yazılması örneği gibi. Destekçileri bile onu erkek gibi, erkeksi ifadelerle tanımlamaya devam ediyorlar.
 
Özetle: cinsiyet ve cinsellik birbirleriyle belirleyici bir ilişki içerisinde değildirler. Her şeyden önce gey, lezbiyen ve biseksüel insan diye tanımların olmasının sebebi budur zaten.
 
2. Yani penisini kestirecek misin?
 
Bir başka şaşırtıcı derecede yaygın olan bir yanılgı.
 
Hemen cevap vereyim, hayır. Bu iş böyle olmuyor.
 
Umarım sizleri çok fazla sıkmam ama cinsiyet değiştirme ameliyatının yaygın uygulanan bir biçimi olan “ters çevirme yöntemi”nin kabaca ve temel bir açıklamasını yapacağım. Penis temelde üç kısımdan oluşur. Uç kısmı gövdenin geri kalanından daha sonra klitorisi oluşturmak üzere ayrılır. Gövdenin derisi yüzülür ve deriden ayrılan gövde kendiliğinden düşer. Gövdenin dış çevresi vajinal çeper olarak işlev görecek şekilde, vajinal kanal açılır ve deri bu kanala doğru evirtilir. Bu, seks esnasında his duyumunun korunmasını ve uyarılma durumunda bir miktar doğal yağlanma sağlar. Testisler gerçekten de kesilir ama testisler için bu işlem sırasında tekrar kullanılmayan tek doku parçası diyebiliriz. Testis torbasından alınan doku, dış dudakları ve tipik kadın vulvasının estetik görüntüsünü oluşturmak için kullanılır. Kalan dokular ve deriler klitoris için ve vajinal kanala gerekli ek derinliği vermek için kullanılır.
 
Bu işlem oldukça etkilidir ve on yıllardır epey yol katetmiştir. Bugün trans kadınlar his duyumunun ciddi miktarda korunduğunu (hatta genellikle hiç his kaybı olmadığını) ve çoğu trans kadının hayli artan bir cinsel tatmine ve tam orgazm potansiyeline sahip olduğunu bildiriyorlar. Vajinanın dış görünüşü ise adeta herhangi bir kadının vulvasından ayırt edilemeyecek durumda oluyor. Ancak özellikle partnerinizin takım taklavat yerindeyse fark edilebilecek iki şey olabilir; kanalda bir miktar derinlik azlığı ve kanalın genelde cis kadınlarınkinden bir miktar daha dik oluşu. Ancak bu ikincisi trans kadınların, genişletme tekniğinin (vajinal kanalın kapanmamasından emin olmak için gerekli bir işlem) uygulanması süresince uygun egzersizler yapmasıyla önlenebilir bir durum.
 
Özellikle bu yanılgıyla ve hatta sıradan “pipi kesme” ile ilgili şakalarla ilgili vahim bulduğum birkaç nokta var. Bunlardan biri kadınların eksik erkekler olduğu cinsiyetçi mitinin pekiştirilmesiyle ilgili. Kadınlar, birkaç parçası eksik erkeklerdir. Kadın cinsel organı, sadece erkek cinsel organının olmayışıdır. Hadım edilme endişesi, penise imrenme vesaire vesaire... Yok ya?! Kadınların kendi cinsiyeti vardır, “sadece daha az erkek” değildirler. Kadın kısımlarına sahip olmanın, erkek kısımlarından kurtulmak ve bir kertik açmaktan ibaret olduğunu da nerden çıkarıyoruz?
 
Diğer bir sorun da bu yaklaşımın trans kadınların cinsiyetsiz, sakat Barbie bebeklermiş imajını körüklemesi. Kendilerine yeni bir cinsiyet oluşturmuyorlar da sadece varolan cinsiyetlerinden kurtuluyorlarmış gibi bir düşünceyi güçlendirmesi. İndirgemeci ve yeni durumun eskisinden “daha az” olduğu sanısı. Erkekliğin feda edilmesiyle daha adi ve aşağı bir şeye dönüşüldüğü görüşünü desteklemesi. Gerçek ise bu dönüşümün bir cinsiyetsizlik değil yeni bir “cinsiyetlilik” dönüşümü olduğudur. Cinsel organlar ıskartaya çıkarılmıyor, basitçe yeniden şekillendiriliyorlar.
 
3. Demek cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmeye karar verdin?
 
Cinsiyeti değiştiren şey cinsiyet değiştirme operasyonunun kendisi değil. Yapbozun çok küçük bir kısmı sadece. Birçok trans kadın bu operasyonu geçir(e)meyebilir. Bir kadın, bacaklarının arasında ne olduğuyla tanımlanmaz.
 
Bu algıdan medyayı sorumlu tutuyorum.
 
Bir film ya da TV şovu dönme işlemini açıkça uzun, aşamalı, karmaşık, çok yönlü, duygusal olarak yıpratıcı ve son derece kişisel olarak ele almıyorsa, kurguda gerçekçi bir şekilde resmetmesi mümkün değildir. Dönme işlemi ya da süreci filmlerde veya TV’lerde genelde bir kurgu ögesi olarak yer alıyor. Hikayende sadece ufak bir mafsaldan ibaretken neden böylesine karmaşık ve aşamalı bir süreci resmetmekle vakit harcayasın ki?
 
Milyonlarca kez gördük. Bob kocaman, iri kıyım, erkeksi bir herif olarak hastaneye gider ve topuklu ayakkabıları, mini eteğiyle, yoktan varolan göğüsleriyle ve mucizevi bir şekilde 30 santim uzayan saçlarıyla Roberta olarak dışarı çıkarak bulabildiği ilk saftirik erkekle yatmak için cirit atar.
 
Ne bir iyileşme safhası; ne bir acı; ne kan; ne genişletme operasyonu; ne bandajlar, sargılar; ne göğüslerin gelişimi, deri rengi, vücut kılı, yağların dağılımının yeniden düzenlenmesi için uzun, zorlu dört yıl süren hormon tedavileri; ne değişen isim ve evrakla beraber çekilen sinir bozucu hukuki sorunlar; ne duygusal inişler çıkışlar; ne bir anda gelen ağlama krizleri; ne ses eğitimi; ne beden dilini ve tavırları yeniden öğrenme süreci; ne bunu hiç atlatamayacağınıza dair endişe; ne atlatmaya başladığınızı farkettiğiniz ilk andaki o mutluluk; ne ilk kez gördüğünüz şeyden nefret etmeden aynaya bakabilmenin verdiği mutluluk gözyaşları; ne tekrar randevulaşmaya başladığınız zamanki gariplik ve korkuyla mücadele; ne baştan öğrenilmesi gereken moda dili ve giyinme alışkanlıkları; ne sütyenlere, topuklulara, küpelere ve sinir bozucu derecede maharet gerektiren küçük takı kancalarına alışma süreci; ne daha iyi orgazmların bu seyrekliklerine değip değmeyeceğine dair merak; ne cinselliğinizi yeniden keşfetme; ne uzun ve karmaşık, yeni cinsel organınızı ve kendinizi tanıma dönemi; ne hangi kıyafetle rahat hangisiyle rahatsız hissettiğinizi anlama süreci; ne küçük bir kızken öğrenme şansı bulamadığınız oje sürmek ve makyaj yapmayı öğrenme; ne ortaya çıkma; ne arkadaşlarını kaybetme; ne aile tarafından reddedilme; ne sizi destekleyen insanlarla yakınlaşma; ne kaybedilen erkek olma ayrıcalığına, atılan laflara uyum sağlama. Hiç, hiçbir şey. Yani? Bir dönüşümden eser yok. Bunu bu kadar yoğun ve inanılmaz ve travmatik ve tatmin edici ve güzel bir tecrübe yapan unsurların hiçbiri yok.
 
Bir de mini etek giyiyor! Operasyondan sonra! Gerçek hayatta, tüm yaşamınız boyunca çektiğiniz adet dönemi sıkıntılarının iki aya sıkışmış, kanlı, hormonal, bunalımlı, acılı bir iyileşme sürecine sahip bir ameliyattan sonra...
 
Üstelik bir de gidip sevişiyor.
 
Saçmalanıyor mu? Eh biraz.
 
Devam edecek....
 
Tekzip: Bu yazıda cesaret ve anlaşılırlık adına sadece trans kadınlara odaklanmayı seçtim. Niyetim trans erkeklerin kültürel olarak görmezden gelinişlerine katkıda bulunmak değil ve onların seslerinin, deneyimlerinin ve kimliklerinin de duyulmayı ve anlaşılmayı hak ettiklerine inanıyorum. Cis okurlardan, burada yazılanların çoğunun transeksüeller için genelde geçerli olduğunu akıllarında bulundurmalarını istiyorum. (Natalie Reed)
 
Bu yazı Skepchick.org'da kendisi de trans bir kadın olan Natalie Reed tarafından yazılan “13 myths and misconceptions about trans women” başlıklı makalenin çevirisinin ilk kısmıdır.

Etiketler: yaşam
Nefret