23/12/2021 | Yazar: Yıldız Tar

Okurlarımız 2021’in en şugar ve en madi olaylarını anlattı. İşte 2021’den hafızalarımıza kazınan anlar…

Lubunyalara sorduk: 2021’den bize kalanlar Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İllüstrasyon: Kahraman Turan

2021’e yavaş yavaş elveda demeye hazırlanırken koca bir seneye şöyle bakalım dedik. LGBTİ+’lar açısından 2021 çok hızlı bir sene oldu. Dillere düştük adeta. Dost da düşman da bizi konuştu. Manşetlerde biz, ekranlarda biz, her yerde biz…

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direnişle girdiğimiz yıl İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasıyla devam etti. Devletin işi de gücü de biz olduk. Bir yandan da polis saldırısına rağmen sokakları doldurduk. Peki koca bir yıldan hafızamıza kazınan anlar nelerdi? Okurlarımız, senenin en şugar ve en madi olaylarını anlattı.

Aras Örgen: Rak rak rak!

Benim için yılın en madi olayı İçişleri Bakanının tüm yıl farklı mecralarda yaydığı nefretti. Bütün sene yaygın olan bu nefret bulutu içinde nefes alanlarımız dağıldı. Artık daha ne yapacak diye düşünürken daha düşündüklerimden daha but madiliği yaydı. Don’t!

2021’de en şugar olaylar birden fazlaydı bence. Genel olarak pandemi ve yoğun gündeme rağmen örgütlenerek üretmeye devam eden LGBTİ+ hak savunucularının üretimleriydi. Spesifik olarak Kaos GL NB broşürü ve SPoD 1 Aralık manifestosu diyebilirim. Rak rak rak diyorum.

Elif Gölet: Vardık, var olacağız, burdayız

2021 yılının en madi olayı: İstanbul sözleşmesi'nin feshi

İstanbul sözleşmesi'nin feshedileceğine dair tartışmalar devam ederken "kadın haklarını " savunan çevrelerin ve stk'ların devletin sözleşme iptali için hedef gösterdiği lgbti+lara dair politik bir söylem üretememesi. KADEM'in twitter hesabından yaptığı paylaşım (Konumumuz, aileye verdiğimiz değer ve neslin devamlılığının önemi açısından tehdit olarak gördüğümüz eşcinsel hareketler ile yan yana anılmayı kabul etmiyoruz)

2021 yılının en şugar olayı: onur yürüyüşü

Boğaziçi'nde yaşanan hedef gösterilmelere, tutuklanmalara, devletin her gün nefret söylemlerinde bulunmasına, ülkede artan baskı ve polis şiddetine rağmen 19 yıldır vardık, var olacağız, burdayız demek.

Hatice Demir: Heralllllldeeeee

En madi: Bence her şeyin üstüne bir de İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıydı. Sözleşmeden çıktılar, bi de bizi hedef gösterdiler. “Sözleşmeden çıkıyorsun bizi neden hedef gösteriyorsun? Hadi bizi hedef gösteriyorsun niye sözleşmeden çıkıyorsun?” gibi Vizontele soruları hala konuyu hatırladıkça kafamın içinde dönüyor.

En şugar: Buna 3 şey demek istiyorum: 1- Deniz Akkaya’nın Selin Ciğerci’ye sataşmaları sonucu kısa da olsa hapse girmesi. İçimin yağları uzun süredir böyle erimemisti. "Heralde kizz, herallldeeee" diye dolaştım kaç gün. 2- Yılı kapatırken harika bir haber aldık, transları içeri almayan işkembeciye nefret ve ayrımcılıktan ceza verildi. AH KALBİMM! Öyle güzel bir karar ki bu, yayında ve yapımda emeği geçen herkesin eline sağlık... 3- tabi ki kolilerim. Yılın şugarlarını anarken onları anmasam olmaz, hepsine burdan kokulu öpücükler

Kültigin Kağan Akbulut: Resmi tarihe madi çentikler

Bence yılın en madi olayı Armağan Çağlayan’ın Youtube programlarıydı. Ana akımın boyunduruğundan kurtulan Çağlayan resmi tarihe madi çentikler atıyor. Şimdi eğlence amaçlı görünüyor bu programlar, ancak ileride alternatif tarih yazımının parçası olacak dersem abartmış da olmam. Yılın en şugar olayı Umami’nin kurulmasıydı. Neyse ki queer yayıncılığın kötü ellerde çürümeyeceğini görmüş olduk. Yolu açık olsun.

Mertcan Doğan: LGBTİ+ üyesi misin?

2021’in bana göre en şugar ve en madi olayları neydi diye hızlıca bir düşündüm. Türkiye özelinde aklıma ilk elden Boğaziçi protestoları ve ODTÜ Onur Yürüyüşü davası geldi. Bence en madi olay Boğaziçi protestoları sırasında akademik özgürlük için mücadele eden lubunyaların kriminalize edilmesiydi. Bu kapsamda kampüste gökkuşağı bayrağı açan LGBTİ+’ların gözaltına alınması, gökkuşağı bayraklarının adeta bir suç delili gibi görülüp “ele geçirildiğinin” söylenmesi ve yine o dönem hâkimlerin sorduğu “LGBTİ+ üyesi misin?” gibi düşmanlaştıran sorular hafızamda yer etmiş. Öte yandan 2019’da ODTÜ Onur Yürüyüşünde gözaltına alınan ve dava açılan öğrencilerin nihayet beraat etmesi bence yılın en şugar olayıydı. “Ay bi rahat ver, beraat ver” sloganı bence harikaydı. LGBTİ+’lar dava süresince çok önemli bir dayanışma ve direniş örneği gösterdi, orada bir zafer kazandık. ODTÜ davasının Türkiye’nin kuir hafızasında şimdiden kendi yerini aldığını düşünüyorum.

Murat Çekiç: Lubunyalık bu sefer de yenilmez

En madi olayı, Boğaziçi Üniversitesi Protestoları ve Davaları: Gökkuşağı bayrağı taşıdığı için gözaltına alınan veya barışçıl protesto haklarını kullandığı için tutuklanan öğrencilere yönelik ihlaller Türkiye'nin gittiği yönün ürkütücü bir sembolüydü. İktidar mücadelelerinin sıradan insanların hayatları üzerinde bir kültür savaşına dönüştürülmesi ve bunun için lubunyaların haklarının, sembollerinin ve varlıklarının bir araca dönüştürülme gayreti geleceğe ilişkin endişe veriyor. Tabi lubunyayla kimler kimler baş edemedi, bunlara mı kaldı baş etmek diye de düşünmeden edemiyor insan. Ne toplama kamplarını, ne sürgünleri aşıp ayakta kalan lubunyalık, bu sefer de yenilmez.

En sugar olayı, sokağa çıkan her lubunya: Önce bir dolu nedenle meydanlara sokaklara  çıkıp basın açıklamaları yapan, yürüyüş yapan lgbti+ aktivistleri diye cevaplayacaktım bunu. Sonra hatırladım hemen. Her yürüyüşümüz onur yürüyüşü. Bütün dünya ters yüz olmuşken hala nefes alıp ister bakkala ister partiye giden bütün lubunyalar bana güç veriyor. Hiç tanımadığın, ismini bile bilmediğin ama birbirine yaslanarak ayakta kalabileceğinden emin olduğun bu kadar çok insanın olması kadar güzel ne var?

Semih Özkarakaş: But madilik!

Benim için 2021'in en madi olayı yaşadığımız coğrafyada lubunyalar için bir tane bile şugar olay yaşatılmaması derim, but madilik.  Benim için 2021'in en şugar olayı yok ama dünyadan aklıma gelen son şugar olay için Fransa'nın, "onarım terapisi"ni yasaklaması diyebilirim.

Şimşek Yiğit: Self-ID ve onarım terapisi yasakları

2021'nin İzmir'deki en madi olayı geçtiğimiz ay gerçekleştirilen translara yönelik nefret cinayeti ve saldırıları. Nedenini anlatmam gerekmez sanırım. En şugarını da dünya çapında self-id düzenlemeleri ve "onarım" terapisi yasakları olarak görebiliyorum şu an sanırım. Bunlar hem trans, nb kişilerin tanınması, psikososyal iyiliğini olumlu etkileyecek, hem haklara erişimi sağlayacak. Öte yandan da bu terapi adı altında yapılan işkencenin engellenmesi doğrudan zarar görmeyi engelleyecek.

Umut Rojda Yıldırım: Varlığımız her zaman şugar

2021’in en madi olayı: Madiliklerden seç beğen al bir yıl oldu 2021 ama benim için 29.onur haftası etkinlikleri sırasında Maçka’da düzenlenmek istenen pikniğin park herkese açıkken sadece lubunyalara sırf lubunya oldukları için parkın dar edilmesi, piknik yaptırılmaması ve Maçka’da 30 gün süreyle lubunyaların “uzun oturmalarının” dahi yasaklanmasıydı. heteroseksist ve ikili-cinsiyet sistemli bu dünyayı iliklerimize kadar hissettiğimiz, parkta bizim dışımızdaki herkesin oturup eğlenmeye, günlük hayatına devam etmesi ve bizim devlet şiddetiyle baş başa kalmamız ve en kötüsü de diğerlerinden bir slogan dahi destek görmememizdi.

2021’in en şugar olayı: Lubunyaların 2021 gibi karanlık ve boğucu bir yılda sokakta, mecliste, adliyede, yatakta, evde her yerde varlıklarını sonuna kadar haykırmaları çok şugardı, varlığımız her zaman şugar. Bunun dışında örgütüm SPoD’un 10.yıl kutlaması benim için bu senenin en şugar olayıydı. 10 yıldır beraber öğrenerek bu dayanışmayı güçlendirmek ve yola devam edebilmek çok kıymetli. Nice 10 yıllara…

Yasemin Bahar: Birbirimizin hikayelerini dinleyerek iyileşmek

Benim için en şugar olay İnterseks Türkiye’nin ilk çalışma kampını gerçekleşmesiydi. ASTRAEA Adalet İçin Lezbiyen Vakfı tarafından desteklenen ve 17 Mayıs Derneği ile beraber organize edilen kamp sayesinde Türkiye’den interseks aktivistler olarak bir araya geldik. Birbirimizin hikayelerini dinleyerek iyileştiğimiz bir kamp oldu. Aynı zamanda Türkiye’deki interseks oluşumunun güçlü ve zayıf yanlarını tartıştık ve fırsat ve riskler analizi yaparak yakın gelecek için stratejiler belirledik. Sonrasında da iletişimde kalarak dayanışmaya ve faaliyetler planlamaya devem ettik, ediyoruz.

En madi olay ise pandemi yüzünden kolilerden, eşten, dosttan, kuirplatoniklerden ayrı kalmaktı benim için. Çünkü bu coğrafyada bi’ şekilde hep dertliyiz ama yalnız kalmayınca biraz daha az dertliyiz, ya da daha güçlüyüz sanki. Hem destek ağlarımdan fiziksel olarak ayrı kalmak ve kimi zaman atanmış aile yanı gibi güvensiz alanlarda bulunmak zorunda kalmak, hem de ayrımcılıkların pandemi sebebiyle daha da belirginleşmesi yorucu geldi özetle, ama halledicez.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam
Telegram