08/02/2016 | Yazar: Yıldız Tar

Travesti Günlüğü yönetmen ve oyuncuları provalarını KaosGL.org’a açtı, seyircileri nasıl bir oyun beklediğini anlattı.

Mahallenin ablası, tuhafiyeci bir ‘travestinin günlüğü’ sahnelenecek Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Uçarı trans seks işçisi Aslı, bakkal Fifi, mahallenin delikanlısı Şahin ve diğerleri tuhafiyeci trans Zuzu’nun günlüğünden seyircilerle buluşmaya hazırlanırken, Travesti Günlüğü yönetmen ve oyuncuları provalarını KaosGL.org’a açtı, seyircileri nasıl bir oyun beklediğini anlattı.

Travesti Günlüğü, Serdar Atmaca’nın aynı adlı kitabından uyarlanarak “Düş Kurguları” Tiyatro Grubu tarafından oyunlaştırıldı ve 13 Şubat’ta Şişli Kent Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Bir dönemin Ülker Sokağı’nı andıran bir sokakta, tuhafiyecilik yapan trans kadın Zuhal, nam-ı değer Zuzu’nun günlüğünden dökülenler seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Feridun Hocalar’ın yönetmenliğini üstlendiği Travesti Günlüğü’nde Zuzu, gençliğine benzettiği trans seks işçisi Aslı, mahallenin zıpçıktı delikanlısı Paynır Şahin, peynir satmayan bakkal Fifi hayatı, dostluğu, alışılmadık bir aileyi paylaşıyor. Bir kahve içimlik sohbetlerden, nefret cinayetlerine acı tatlı her an Zuzu’nun günlüğünden sahneye akıyor.

Oyuncular 13 Şubat öncesi hummalı bir çalışmanın içerisinde. Provalara trans kadınlar davet ediliyor. Eleştiriler, olumlu yorumlar geldikçe her an her sahne değişiyor. Herkeste ‘yanlış yapmama’ kaygısı ve büyük bir heyecan. Üç aylık emeğin sonucu ilk gösterimle seyircinin değerlendirilmesine sunulacak nihayetinde.

İlk gösterim öncesi provalardan birine konuk olduk. Hem bu çalışma ortamına şahit olduk hem de yönetmen ve oyunculara mikrofon uzattık.

Yönetmen Hocalar: Transları kırmadan oldukları gibi anlatmaya çalıştık

Yönetmen Feridun Hocalar, kitabın yazarı arkadaşı Atmaca ile birlikte çalıştıklarını belirterek oyuna ve nasıl çalıştıklarına ilişkin şöyle konuştu:

“Serdar kitabı yazdıktan uzun bir süre sonra tiyatro olarak sahnelenmesini istediğini söyledi. Sinema filmi bile olabilecek bir metin olduğunu fark ettim. Sahneye uyarlamak için yazarla birlikte birtakım değişiklikler yaptık. Nihayetinde sahnelenecek bir hale geldi. Daha sonra trans arkadaşlarla sohbet ettik ve onların ne kadar güzel yüreğe sahip olduklarını görmeye başladım. Bazı şartlar insanları olumsuzlukları yaşamaya sevk ediyor.

“Oyun, o insanların ne kadar renkli kişiliğe sahip olduğunu anlatıyor. Yaşam tarzlarını ironileştirerek anlatmaya çalıştık. Onları kırmadan oldukları gibi anlatmaya çalıştık.”

“Hepimiz bu yaşamda komedyeniz”

Atmaca’ya trans kadınların gerçekten ‘renkli’ mi olduğunu veya ‘renkli olma’ stereotipinden nasıl sıyrılacaklarını sorduğumda yanıtı şöyle oluyor:

“Zaten yaşam felsefeleri renklilik. Konuşmaları bile bir enteresan, sohbet ettiğin zaman görüyorsun. Sokakta yetişmiş ve sokakta mücadele veren insanlar. O yüzden bence renkliler.

“Hepimiz yaşamda komedyeniz. Dünya uçlarından tutturulmuş bir sahne ve hepimizin içinde güzellikler, komedi, dram, canavarlık var. İnsanı kediye benzetiyorum. Çünkü rızkının Rabbinden geldiğini biliyor ve hakkını aramaya çalışıyor.

“İçlerinde o kadar zeki insanlar var ki. Seks işçiliğinden kazançlarını sağlamak istemeyen, normal insanlar gibi yaşamak isteyen insanlar var. Translar da devletin tanıdığı sosyal imkanlardan faydalanmak isteyen normal insanlar sonuçta. Rabbim onları yaratmışsa bu hakkı vermiştir. Rabbimin yarattığı nefes alan her türlü yaratık için şükür duymalıyız.”

“Transların ekonomik özgürlüklerine ulaşacaklarına inanıyorum”

Hocalar, kadınların yaşadığı sıkıntılardan bahsederek transların haklarına kavuşacağına inandığını vurguluyor: “Kadınlarımız bile önceden transların çektiği sıkıntıları çekiyordu. İş bulamazdı, sekreter değil seksoter isimleri takılırdı. İşyerinde tacizlere uğrarlardı. Babalar eşlerine çalışma imkanı tanımazdı. Bir süre sonra ekonomik özgürlüklerini kazandılar. Aynısını translar için de olacak ve olmalı.”

Oyunun finali hakkında ise Hocalar ser verip sır vermiyor. Provada izlediğim birkaç sahne üzerinden tahmin etmeye çalışsam da final sürpriz kalmaya devam ediyor:

“İnsanlara sadece dram anlatarak ve yaşatarak bir şeyleri izletmek inandırıcı gelmez. Bizim bir finalimiz var. Sürpriz. Sinema tekniğiyle sahneye koyup bazı efektlerle sahnelemek istedik. Tiyatro-sinema karışık, hareketli bir sahnemiz var. Sahneyi üçe böldük ve üç ayrı oyun eş zamanlı, iç içe ilerliyor, çoklu diyaloglar var.”

“Transların hayatlarına girip onları anlatabilmek zor”

“Transların hayatlarına girip onları anlatabilmek zor” diyen Hocalar, geçtiğimiz günlerde oynadığı ‘Köpek’ filmi Kuirfest’te gösterilen Çağla Akalın’a teşekkür ediyor:

“Çağla Akalın ile metrobüste beraber yolculuk yaptık ve insanların nasıl baktıklarını, yaşadıklarını gördüm. Türbanlı bir hanımefendiyle sohbet edip çocuğunu sevdiğini de gördüm.”

Hocalar son olarak Zuzu ve Aslı’dan bahsediyor: “Translar önce kendini ailesine sonra topluma kabul ettirmeye çalışıyor. En zoru aileye kabul ettirmek. Zuzu çok fazla darbe almış fakat bir şekilde aile desteği de alarak kendine bir işyeri açmış ve ekonomik özgürlüğünü kazanmış birisi. Aslı karakterimizde gençliğindeki halini görüyor. Çok canlı, hareketli, acı çekmesine rağmen bunu insanlara belli etmiyor.”

Zuzu: Mahallenin ablası, duygusal, anaç…

Oyunda Zuzu’ya hayat veren Eylem Doğan bu karakteri canlandırırken Trans Melekler’den Öykü Ay’dan ilham aldığını söylüyor:

“Oyunda Zuzu varoluşu için mücadele vermiş, çeşitli arbedeler yaşamış, Beyoğlu’nda yetişmiş, eğitim ve kültür olarak kendini geliştirip bir dükkan açmış birisi. Yaşadıklarından dolayı duygusal ve anaç birisi. Aslı’nın uçuk kaçık hayalleri Zuzu’ya gerçekçi gelmiyor ama umutlarını kırmamaya çalışıyor. Ona doğruyu göstermeye çalışan anaç bir karakter, mahallenin ablası.

“Zuhal’in içinde o kadar çok karakter barınıyor ki. Tanıştığım ya da tanışmayıp hikayelerini okuduğum, nefret cinayetine kurban giden arkadaşlar var Zuhal’in içinde. Keşke bütün anneler Zuhal gibi olsa da çocuklarını sahiplense…”

Aslı: Uçarı, hayalleri olan bir kadın

Uçarı Aslı’yı canlandıran Elif İşcan ise karakterin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor:

“Bana trans bir bireyi canlandırma teklifi geldiğinde çok heyecanlandım. Metni okuduk, çalıştık derken sahneye çıktık. Ruh bedene girince ve karakter daha fazla oturunca daha çok araştırmaya başladım. Ardından Çağla Akalın’ı buldum ve ona aşık oldum. Çağla’dan yola çıktım ve transların kişisel tarihlerine araştırmacı bir gözle baktım. Çok farklı bir Aslı’ya dönüştü. Aslı’nın ailesi yok. Ağacın kovuğundan çıkmadı tabi ama ailesi tamamen reddetmiş onu. Kendi başına hayatta var olurken Zuzu’yla karşılaşıyor ve mahalle onun ailesi oluyor. Zuhal’in dışında sahnede olan bütün ruhlar onun günlüğünden dökülerek bedenleşiyoruz. Aslı’nın ‘Keşke sokakta özgürce yürüyebilseydik’ deyip seyirciye baktığı bir an var. En sevdiğim an o.”

Karakterler ve oyuncular

Trans Tuhafiyeci Zuhal “Zuzu”: Eylem Doğan

Aslı: Elif İşcan

Kumarbaz Suna: Evrim Bağcı

Çiçekçi Roman Kızı: Özlem Leman Davran

Bakkal Fifi: Soner Enmutlu

Tangocu Erkek: Serdar Atmaca

Tangocu Kadın: Cemile Başkan

Paynır Şahin (Metalci): Burak Kimyager

Dursun (Ergen): Gökhan Eryiğit ve Mustafa Gül

Katil: Deniz Han Caner

Konuşmacı: Ubeyd Ünal

Şemsiye Teyze: Semra Sima

Oyunu izlemek isteyenler aşağıdaki noktalardan bilete ulaşabilirler:

ALTERNATİF SAHNE - KAZIM ORBAY CAD.NO 3/B BOMONTI PARK AVM ŞİŞLİ ATÖLYE TİYATROSU

TEL: (0212)342 31 11

TAKSIM MEPHISTO KITAPEVI- ISTIKLAL CAD. NO: 125 TAKSIM...

TEL: (0212)251 04 52

 

ŞİŞLİ KENT KÜLTÜR MERKEZI GİSE- HALASKARGAZI CAD. NO: 168 ŞİŞLİ

TEL: (0212)231 24 43-(0212)231 39 16

GENEL ILETİSİM:

HATİCE ZEYNEP BELGER

TEL: 0532 644 00 46


Etiketler: kültür sanat
Bayram