31/01/2008 | Yazar: Barış Sulu

31 Ocak 2008 Türkiye LGBTT tarihi açısından önemli bir gündü.

31 Ocak 2008 Türkiye LGBTT tarihi açısından önemli bir gündü. İstanbul’da Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nin kapatılma davası görülürken, Ankara’da travesti ve transeksüelleri haraca bağlamaya çalışıp, evlerini basan, ‘çete kurarak örgütlü suç işlemek’ suçuyla tutuklu yargılanan dört sanık hakim karşısındaydı. Sonuçları merakla beklenen iki dava da Mart ayına ertelendi.

Barış Sulu (Ankara) - Bawer Çakır (İstanbul)

İstanbul’da görülen Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nin kapatılma davasında adliyenin önünde yaklaşık 40 kişilik kalabalık vardı. Ayrıca basından da insanlar vardı. Daha önceki duruşmada Human Rights Watch'dan Juliana Cano Nieto'nun fotoğraf çekmesi sonucu yaşanan kriz nedeniyle adliye binasına giren herkesin üstü özellikle arandı. Bilirkişi raporunu hazırlayacak kişiye ilgili materyallerin mahkemeye ulaşmaması nedeniyle dava 6 Mart 2008 tarihine ertelendi.

Hakim erteleme kararını ilettikten sonra avukata ‘Daha önce basın açıklaması yapmışsınız; haberlerini alıyorum, yapmayın öyle şeyler’ uyarısında bulunarak ‘Camları, çerçeveleri de indirmeyin’ dedi.

Yine çelişkili ifadeler

Aynı saatlerde Ankara’da ise ‘resmi olarak çete’ oldukları gerekçesiyle tutuklu yargılanan 4 sanığın davası başlamak üzereydi. Davalı yakınları ve davacı yakınlarının salona her zamanki gibi ayrı ayrı yerleşmesinin ardından dava görülmeye başlandı.

İlk olarak sanık Ahmet Günay’ın olayların meydana geldiği gecelerde olay mahallinde olmadığını belirten 2 taksici arkadaşı tanık olarak dinlendi. Ardından sanık Harun Çavdar’ın 15–25 Ocak’ta bir ilköğretim okulunda saat 17:00 ile 23:00 saatleri arasında tadilat işleri yaptığını, okulun müdürü ve hizmetlisi anlattı. Çelişkili ifadeler sonucunda davacı tarafın Avukatı olan Senem Doğanoğlu, okulun hizmetlisi olan kişinin 16 Ağustos 2007 tarihli ilk celsede de tanık olarak ifade verdiğini ve o zamanki ifadesinde çalıştıkları tarih olarak şubat ayı dediğini belirtti. Çelişkili ifadeler karşısında hakim, okulun hizmetlisi olan tanığa ‘sen buranın neresi olduğunu biliyor musun, sen nereye geldiğini sanıyorsun, tanık olarak giren sanık olarak çıkabilir haberin olsun’ dedi ve sanık avukatlarına dönerek ‘Milletin başını belaya sokuyorsunuz’ diyerek sözlerini bitirdi.

‘Toplumun ahlakını korumak bunlara mı düştü’

Tutuklu sanıklardan Şammas Taşdemir’in avukatı söz alarak; sanığın arabasının camlarının koyu renk olduğunu, içerinin görünmediğini, yanlış kişinin tutuklu olarak yargılandığını belirtti ve mahkemeye gazete kupürleri ile sanığın arabasının fotoğrafını sundu. Davacı tarafta neden aynı kişilerin tanık olarak dinlendiğini, olayların yaşandığı yerlerin halkın yoğun olarak bulunduğu yerler olduğunu ve neden bu olayları başkalarının görmediğini sordu. Avukatın transeksüellerin toplumsal ahlakı bozdukları için sanıkların onlardan kurtulmak istediği iddiası üzerine hakim ‘Toplumun ahlakını korumak bunlara mı düştü’ diyerek sanıkları gösterdi. Avukatın buna yanıtı ise ‘Ama mahallede sanıkların çocukları, ailesi yaşıyor’ oldu.

Bir sonraki dava 18 Mart’ta

Dava, dosyaların incelenmesi için 18 Mart 2008 tarihine ertelendi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu kararın üzerine sanık yakınları davacı yakınlarına sözlü saldırılarda bulunarak mahkemeyi terk etti. Davacı yakınları da başka bir kapıdan, polis koruması eşliğinde adliyeden ayrılmak zorunda kaldılar.

Etiketler: yaşam
Nefret