02/07/2021 | Yazar: Defne Güzel

“Dünya Anayasalarında LGBTİ+’lar” etkinliğinde Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Pınar Dikmen konuştu.

“Oldukça az ülkenin Anayasa’sında LGBTİ+’ların koruma altına alındığını görüyoruz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL’nin Eşit Haklar İçin Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında hukuk alanında gerçekleştirdiği etkinlikler serisinin üçüncüsü 1 Temmuz günü Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Pınar Dikmen’in “Dünya Anayasalarında LGBTİ+’lar” ile gerçekleşti.

Dikmen, “Oldukça az ülkenin Anayasa’sında LGBTİ+’ları koruyucu normların koruma altına alındığını görüyoruz” diyerek söze başlarken bu ülkeleri ise şöyle sıraladı; “Güney Afrika, Fiji, Malta, Portekiz, İsveç, Ekvador ve Bolivya.”

Ayrıca yeni Zelanda ve İngiltere’de Anayasal düzeyde metinlerin de olduğunu ekleyen Dikmen 1996 tarihli Güney Afrika Cumhuriyeti Anayasa’sının bu anlamda bilinen ilk Anayasa olduğunu ve “cinsel yönelim nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak haksız yere ayrımcılık yapılamaz” ibaresinin geçtiğini ekledi.

“Koruyucu bir normun Anayasa tarafından korunması tek başına bir anlam ifade etmeyebilir”

On yıl gibi bir sürenin ardından Portekiz ve İsveç Anayasaları’na da bu ifadelerin eklendiğini belirten Dikmen, buna karşın Ekvador Anayasası’nda “cinsel yönelim” ibaresiyle birlikte “cinsel kimlik” ve “ayrımcılığın her türlüsü” ibarelerinin de geçtiğini ekledi ve yine aynı şekilde Fiji Anayasası’nda da “cinsel yönelim, cinsel ve toplumsal kimlik” ibaresinin bulunduğunu söyledi.

“Koruyucu bir normun Anayasa tarafından korunması tek başına bir anlam ifade etmeyebilir” diyerek sözlerine devam eden Dikmen, sunumunun devamında bu normların yargıçlar tarafından stratejik davalarda nasıl okunduğunu ve LGBTİ+’ları açıkça korumasa da bazı Anayasa maddelerinin LGBTİ+’ları yargıçlar tarafından nasıl koruyucu hale getirilebildiğini değerlendirdi.

Ekvador Anayası’nda hem cinsel kimliğin hem de cinsel yönelimin koruma altına alındığını hatırlatan Dikmen, aynı zamanda bu kavramların diğer maddelere de serpiştirildiğini ve Ekvadorluların diğerlerinin cinsel yönelim ve cinsel kimliğine saygı duyması gerektiği maddesinin altını çizdi. Dikmen, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekvador Anayasası ısrarlı bir koruma hedeflemiş. Öte yandan, Ekvador Anayasası’nın 67. Maddesinde evliliğin kadın ve erkek arasındaki birliktelik olduğu da açıkça belirtilmiş. Anayasa’nın iki normu evlilik ile ilgili meselelerde çatışma durumunda. Medeni birlikteliğe sahip olan kişilerle evlenebilen kişilerin hakları aynı değil. Miras, evlat edinme gibi sivil hakları kullanma durumunda eşit statüde değiller bu da Anayasa’ya aykırıdır. Ekvator Anayasası’ndaki açık hükme rağmen Anayasa’daki evlilik maddesi LGBTİ+’ların haklarını yasaklamakta mıdır? Burada yargıç önemli bir tartışma yürütmekte. Normun lafzına mı bağlı kalacağız yoksa genetik yorum mu yapacağız? Otuz dokuz sayfalık önemli hukuki kararlara varan bir karardı. Şöyle çözüyor: ‘Anayasa’nın evlilik maddesine sıkı sıkıya bağlanırsak bu durum asli kurucu iktidar tarafından çıkarılan belgeye indirgenmesine yol açacaktır. Bu yorum da Anayasa’nın maddi boyutunu gölgede bırakır.’ ‘Gelecek neslin korunması’ argümanına aşırı sözel bir yorum yapıyorlar ve Matrimonio (evlilik) kelimesinin Madre’den (anne) geldiğini söylüyorlar indrgemeci ve otantik bir biçimde. Anne olmadan evlilik olmaz diyorlar ve Ekvador Anayasa Mahkemesi esprili bir dille buna da cevap veriyor. Bu kadar indirgemeci yaklaşamayız çünkü Ekvatorda Ambato isimli bir şehir var ve yerel dilde bu kurbağa demek. Dolayısıyla biz bu şehre Ambato derken kurbağa ismiyle mi çağırmış oluyoruz diyor. Nüfusu argümanı için ise evliliği sadece nüfusa indirgeyemeyiz diye çürütüyor.”

Etkinlik soru cevabın ardından sora erdi

“Katolik Kilisesi yaşamın devamı, Tanrı’nın emri ve ahlaki yıkım argümanlarını getirirken Anayasa Mahkemesi bu argümanların karşısına kişinin özerkliği ilkesini, laiklik ilkesini ve çeşitlilik ilkesini koyuyor. Tüm bu süreçlerden sonra Medeni Kanun’un ilgili maddesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal ediyor.”

Sunumunun devamında Bolivya, Fransa, Almanya, Nepal, Tayvan örneklerinden de bahseden Dikmen sunumunun sonrasında soruları cevapladı ve oturum sonlandı.

*Bu etkinlik, Avrupa Birliği'nin desteklediği Eşit Haklar için Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında yapılmaktadır. Bu durum, etkinlik içeriğinin ve etkinlikte konuşulanların Avrupa Birliği'nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, yaşam
Telegram