08/03/2021 | Yazar: Yıldız Tar

Ankara Kadın Platformu’nun 8 Mart eyleminde polis “Transız, travestiyiz, alışın, barışın” dövizini ve dövizi taşıyan Süreyya’yı alana almadı. “8 Mart’la alakası yok, kadın değilsin sen, giremezsin” dedi.

Polis Ankara’da 8 Mart gündüz eylemine “Transız” dövizini almadı, “8 Mart’la alakası yok” dedi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla bugün 14.30’da Sakarya Meydanı’nda yapılan 8 Mart eyleminde polis, “Transız, travestiyiz, alışın, barışın” dövizini engelledi. Dövizi taşıyan Süreyya’yı alana almadı ve “8 Mart’la ne alakası var” dedi.

Süreyya tüm gün yaşadıklarını KaosGL.org’a şöyle anlattı:

“Arkadaşlarımızla 5-6 kişi alana girmeye çalıştık, ilk girmeye çalıştığımızda başka kapıdan girin pankartla almıyoruz dediler. İkinci kapıda da pankartları kontrol ettiler. Benim dövizimde “Transız, travestiyiz, alışın, barışın” yazıyordu. Dövizi görünce polisler ne yapacağını şaşırdı. Bana “8 Martla alakası yok” dediler. Ben de tam bunla alakası olduğunu söyledim. Gökkuşağı bayrağı ve trans bayrağı alınmasının yasak olduğunu da söylediler. Beni almama konusunda bayağı direttiler. Beni keyfi bir şekilde alamamazlık yapamayacaklarını söyledim. Başka bir kapıya gittik, benim öznesi olmadığımı iddia ederek almamaya çalıştılar. Neden giremiyorum diye sorduğumda cevap sen kadın değilsin oldu. Hangi kapıya gidersem oradan girişi yasakladılar. Giremeden dışarıda kaldım eylem sonuna kadar.

“Ben daha önce Boğaziçi protestolarında gözaltına alınmıştım. Görüntüler üzerinden ‘kırmızı montlu çocuk’ diye yazılmıştı hatta. Polisler beni tanıdılar ve ‘Alın bunu, tanıyorum bunu, tutuklayın’ dediler.

“Ben genderqueer birisiyim ve son zamanlarda transların üzerindeki yoğun baskı ve ayrımcılığı protesto etmek için bu dövizle eyleme katılmak istedim. Aynı kırmızı montum ve şalvarımla oradaydım. Beni orada hem taşıdığım dövizden dolayı hem de trans olarak atadıkları için içeri almadılar. Bariz bir şekilde ayrımcılığa uğradım.”

Olay anlarında alanda Av. Başak Mumcu ise yaşananlara dair şöyle dedi:

“Süreyya, Boğaziçi eylemleri olduğu zaman işkenceyle gözaltına alınmıştı. Emniyet bu mont üzerinden fişledi. Şalvarı ve trans haklarına ilişkin pankartıyla alana girmek istediği sırada hukuksuz bir şekilde yakalama uygulandı. Pankartı alıyorlar, ‘biz seni tanıdık, sen giremezsin’ diye fiilen orada tutuyorlar, resmen yakalama işlemi yapıyorlar. Süreyya’dan sonra kimseyi almamaya başladılar. Pandemi koşulları nedeniyle kişi sayısının dolduğunu gerekçe gösterdiler.”


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları