17/03/2020 | Yazar: Kaos GL

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de Shermin anlatıyor: “Mülteciler Türkiye'deki sıkıntılarımıza aşina olabilir. Konu LGBTİ+ hakları olduğunda, pek herkes değil!”

“Sanatımı yasaklasalar da aklımı yasaklayamadılar” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Eserler: Shermin

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de Shermin anlatıyor.

Ben Türkiye'deki bir İranlı transseksüel mülteciyim. 30 yaşındayım, fotoğrafçı ve ressamım.

Türkiye'de hayat ülkemden çok daha iyi, ama mükemmellik söz konusu olduğunda… Hayır, değil.

Mülteci ve vatandaş olmayanlar olarak Türkiye'deki sıkıntılarımıza herkes aşina olabilir.

Ancak, konu kimliklerimiz ve LGBTİ+ hakları olduğunda…  Herkes değil!

Her insanın kendi hikayesi var.

Her insan farklı tehlikelerden kaçtı,

Yani bir sürü farklı hikâye.

Ama hepimiz, hepimiz Türkiye’de yaşıyoruz!

sanatimi-yasaklasalar-da-aklimi-yasaklayamadilar-1

Ortak birçok noktamız var.

Müslümanız, aynı kültüre ve bazen de kısıtlamalara sahibiz.

Türkiye’den kendi ülkemden olduğundan daha yüksek beklentilerim yoktu.

Bu yüzden, burada zorluklarla karşılaşmak benim için biraz daha kolay.

Nankör bir insan değilim, fakat haklarım söz konusu olduğunda, durum parlak değil.

Bazen bazı arkadaşlar edinebilirim.

Ama açıldığım an, bir dahaki sefere sokakta yolumuz kesiştiğinde basit bir selamı bile vermemek…

Akıllarına ne geliyor?

Bilmiyorum.

Onları suçlamıyorum.

Hükümeti ve de kendimizi suçluyorum.

İktidarda olan ancak bir değişiklik yapamayanları.

Ve biz teslim olanları.

Acımıza aşina olan ama yine de sessiz kalmaya çalışanları.

Ve biz bir araya gelmek ve değişiklik yapmak için başka bir yol bulamadık.

İstanbul Pride’ı yıllarca yasaklayanlar ve dalgaların altında saklanma eğiliminde olan bizler. 

Hükümet etkileşimimizi kestiğinde diğer normal vatandaşların bizimle bağlantı kurmasını nasıl bekleriz? Ve herhangi bir bağlantı ve destek olmadan haklarımızı nasıl alabiliriz? Kendimizden başlamazsak, değişimin olacağına inanmıyorum. 

sanatimi-yasaklasalar-da-aklimi-yasaklayamadilar-2

Değişiklik yapmaya İran'dayken başladım.

Eşcinselliğin bir suç olduğu İran’da.

Kendi dünyamı ve kimliğimi resmetmeye ve tasvir etmeye başladım.

Bir koleksiyon yaptım ve daha sonra sergi açmaya karar verdim, bunun için başvurduktan sonra galeri sahiplerinden hiçbiri ikna olmadı.

Oto-portrelerim (kimliğime dair) onlar için ciddi bir problemdi.

Ben pes etmedim.

Dedikleri gibi: Resimlerim İslami niteliklere sahip olmasa da ben kendi online sergimi yapmaya başladım.

Kavga ettim, bu benim bedenimdi ve bedenim üzerinde karar vermeye iznim vardı.

Bir süre sonra, eşcinsellik üzerine fotoğraf çekmeye başladım.

Suç olduğu ve fotoğrafını çekecek çıplak eşcinsel modeller bulamadığım için bir arkadaşımın fotoğrafını çekmeye başladım.

Böylece bir fotomontaj tekniği koleksiyonu yaptım.

Sergi için yine izin alamadım.

Ve bu benim Türkiye'ye gidişimle aynı zamana denk geldi.

İran'daki o korkunç günlerde, resim yapıyor ve fotoğraf çekiyordum.

Sanatımı yasaklasalar da aklımı yasaklayamadılar.

Kendimi ifade etmenin başka bir yolunu buldum.

Büyük izleyiciler alamadım fakat bazı insanlarla etkileşime girip İran'daki LGBTİ+ azınlıklar hakkında onları bilgilendirmek benim için yeterliydi.

Mesajım: Onların taleplerine teslim olmamalıyız, direnişimize güvenmeliyiz.

Bir trans kadın olarak, herkes için her yerde sorunlarımız tanıdık olabilir.

Taciz, saldırı, yargılama ve tehditler hepimiz için tanıdık kelimelerdir.

Bu sözler bizim için korkunç sözler olsa da sanat çalışmalarım için de bir konu olabilir.

Geçtiğimiz yıldan beri başka bir proje üstündeyim, belgesel fotoğraf koleksiyonu yapmak için Türkiye'deki transseksüelleri taciz eden, saldıran, yargılayan veya kavga edenlerin gizli fotoğraflarını çekmeye karar verdim.

Kendileri ruhumuza ya da bedenimize bunu yapmayı doğru buluyorlarsa, ben de kendimde o anı yakalama ve dünyaya sanatsal bir şekilde sergileme hakkını bulabilirim.

Türkiye'de resmi bir sergi açıp açamayacağımdan emin değilim, ancak bir gün onları Avrupa’da veya Kuzey Amerika’da sergileyeceğim.

“Gökkuşağı Sınır Tanımaz” özel sayısına ArapçaFarsça ve İngilizce burada yer alan linklerden erişebilirsiniz. 


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret