29/11/2020 | Yazar: Ezgi Epifani

Beden olumlama translar için yeterince alan açıyor mu?

Şişmanfobi ve transfobinin kesişimi - 1 Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İllüstrasyon: Anke Gladnick

Ezgi Epifani, Kivan Bay’in 19 Eylül 2017 tarihli ve https://medium.com/@kivabay/the-intersection-of-fatmisia-and-transmisia-78fb10f90551 linkli yazısını Kaos GL için Türkçeleştirdi.

İçerik Uyarısı: Bu yazı şişman karşıtı ve trans karşıtı ön yargıları, intihar düşüncelerini ve translara yönelik şiddeti konu edinmekle beraber translarla yapılan ve sizi gerçekten üzebilecek oldukça üzücü röportajlar içeriyor.

Beden olumlama translar için yeterince alan açıyor mu? Şişman transların uyum sürecinde karşı karşıya geldikleri belli başlı engeller beden olumlama alanlarında nadiren dillendirildiği için bazıları bu soruya hayır cevabını verecektir. Peki bu engeller nedir, bunları dile getirmeyi nasıl başaramadık ve gelecekte nasıl dile getirebiliriz?

Johnny, Colorado’dan bir estetik cerrah yüzünden kendisini “aşağılanmış” hissettiği deneyimini anlatıyor. Üst ameliyatı talebinin reddedilmesinin yol açtığı travma dissosiyasyona ve de neredeyse işsiz kalmasına sebep olmuş. Birkaç hafta sonra farklı bir doktor, Johnny’e ameliyat için onay vermiş. O zaman ilk cerrahın Johnny’i böylesine mühim bir şeyden mahrum bırakmasının nedeni neydi?

Doktorun tabiriyle fazla kiloluydum ve ameliyat sonrası karnım göğsümden daha büyük olursa tuhaf görünecekti. Sorularımı cevaplayacak kadar nazik ve düşünceli bir trans erkek olan Johnny şöyle devam ediyor: “Sanırım mesele çok açıkça ‘Sana gururla hastamız diyebileceğimiz kadar çekici olmayacaksın’dı”.

Şişman translar HRT ve GRS dahil, tıbbi uyum sürecinde ciddi engellerle karşılaşıyorlar. Bu engeller sıklıkla cerrahların translar üzerinde çalışmayı reddetmesi veya doktorların “münasip” erkekler ve kadınlar yapacaklarına inanmamaları olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenlerle, en yüksek oranda, hatta cis het kadınlardan bile yüksek oranda, yeme bozukluğundan mustarip olanlar translar oluyor ki bu da bir başka hayati tehlike oluşturan risktir.

Dylan Vade ve Sondra Solovay, No Apology: Shared Struggles in Fat and Transgender Law (Mazeret Yok: Şişman ve Trans Hukukunda Ortak Mücadeleler) başlıklı makalelerinde şişman ve transların hukuk sistemi tarafından cisnormatif standartlara uymaya nasıl zorlandıklarını açıklıyor: “Bu engelleri aşmak için hukuk sisteminden yararlanmaya kalkınca, şişman ve translardan beklenen bir asimilasyon hedefini paylaşmalarının yanı sıra şişman olmayan ve trans olmayan eşitlerinin tadını çıkardığı temel hukuki haklarını güvence altına alabilmek için şişmanfobik ve transfobik normları pekiştirmeye mecbur ediliyorlar. Bu zalim bir döngüdür: baskı hukuki müdahaleyi gerektirirken kişi hukuki korumaya ulaşmak için söz konusu baskıya dahil olmak zorundadır.” Açıklamaya devam ediyorlar: “Kazanan davacılar genellikle toplumsal ön yargıları pekiştiren bir hukuki duruş benimser. Toplumsal ön yargıları sorgulayan davacılar genellikle kaybeder.” Bu durumu California, Berkeley ‘den John R. ve Santa Cruz’dan Toni C. isimli iki davayla örneklendiriyorlar.

sismanfobi-ve-transfobinin-kesisimi-1-1

İki davada da iş yerinde kilo temelli ayrımcılık nedeniyle zarar tazmini yoluna gidiliyor. Şişmanlığı hakkında çare bulamadığı bir sorunmuş gibi konuşan John R. davayı kazanıyor. Şişmanlığı hakkında başı dimdik olan Toni C. ise kaybediyor. Toni şişmanlığının tıbbileştirilmesini reddediyor ve özür dilemekten uzak bir argüman sunuyor. Böylece Toni, sorunu kendi bedeninde bulmayı reddedip şişmanlardan nefret eden topluma atıf yaparak davasını kaybediyor.

Solovay ve Vade tıp sistemini değil de hukuk sistemini tartışsa da, kiloları nedeniyle HRT ya da GRS talepleri reddedilmiş birkaç transla röportaj yaptıktan sonra gördüğüm benzerlikler ürkütücü. Çoğu kişi tüm cinsiyet kimliklerinden transları, cinsiyet ikiliğine bir karşı çıkış olarak görüyor. Translar, cinsiyetleri ve bedenleri hakkında başları dik olduğunda tehdit olarak görülüyorlar. Translar şişmansa çoğu cerrah ve doktor cinsiyet kimliklerini fazla olağandışı buluyor ve yerleşmiş geleneklere karşı çıkan insanlar olsalar da hormon yazmadan veya ameliyat kararı vermeden önce translardan kilo vermelerini talep edebiliyorlar (ve ediyorlar). Ancak rejimlerin %90-95 başarısızlık oranı ve trans yetişkinlerin %40 intihara teşebbüs oranı düşünülünce, bu kilo verme beklentisinin faydadan çok zararı mı var?

Doktorlar translara kiloları nedeniyle HRT veya GRS yazmayı reddediyorsa çoğu kişi bunun sağlam tıbbi bir sebebi olduğunu farz ediyor ancak yaptığım röportajlar tam zıttını gösteriyor gibi duruyor. Röportaj yaptığım katılımcılardan biri, doktorunun müzisyen Adele için ‘gerçek bir kadın’ için fazla iri olduğunu ve Adele androjen gibi giyinse insanların onun “yol tamiri için orada olduğunu düşüneceğini” söylediğini belirtti.

Diğer katılımcılar, cinsiyetleri “gerçek” mi değil mi öğrenmek için test yapan ve trans erkeklerin tamirci dergilerinden hoşlanıp hoşlanmadığına dair küstah sorular soran doktorlardan bahsetti. Biseksüel transları uyum sürecinden vazgeçirmek için kendilerine karşı cinsel yönelimlerini koz gibi kullanmaya çalışan doktorlarda heteronormativitenin de bir mevzu olduğu barizdir. Çoğuna bir doktor kilo vermeleri gerektiğini söylerken başka bir doktorun buna gerek olmadığını söylemesi akla “doktorların bu ameliyatları şişmanlar üzerinde yapamayacağı yalan mıdır” sorusunu getirmektedir. Çoğu, doktorların önlerine koyduğu kilo temelli engel sonrası kendilerine ya çok az duygusal destek sunduğunu ya da hiç sunmadığını belirtti. Doktorlar destek vermek yerine çoğuna rejim hapları yazmış. Katılımcıların hepsi doktorlardan aldıkları ret sonrası intiharı düşündüklerini veya intihara teşebbüs ettikleri yoğun stres dönemleri geçirdiklerini belirtti

Avustralya’dan Erin, şişmanfobik veya transfobik tutumların nasıl bir ömür boyu zarar verebileceğine dair fikir veriyor. Otuzlarının başında, zeki bir trans erkek olan Erin 19 yaşında tıbbi uyum için çabalamaya başlamış. Hâlâ misilleme yapmasından korktuğu için isim veremediği bir doktor olduğunu söylüyor. Erin’in cinsiyet kimliği bu doktor tarafından hem biseksüelliği hem de engelliliğiyle ilişkilendirilerek sorgulanmış. Uyum süreci için bir cinsellik “seçene” veya ömür boyu iyileştirilemez hastalığından “iyileşene” kadar beklemesi gerektiği söylenmiş. Ayrıca kilo vermezse, programa devam edemeyeceği ve HRT alamayacağı da söylenmiş. “Engelim nedeniyle spor yapamayacağım için nasıl kilo verebileceğimi sorduğumda, ‘Bunun için alabileceğin haplar var’ cevabını aldım ve bir doktora yönlendirildim” diyor Erin. Erin’e kilo kaybı için sıklıkla verilen ve tehlikeli olduğu bilinen bir amfetamin olan phentermine verilmiş. Erin: “Bu ilaç bende kalp sorunlarına (taşikardi) sebep oldu, uyumayı imkânsız hale getirdi, beni asabi yaptı ve kendimi kötü hissetmeme sebep oldu.” diyor. İlacı bırakmayı istemiş olsa da, kilo vermezse programa devam edemeyeceği hatırlatılmış. Bulunduğu yerde uygun başka bir program olmadığı için “Başka bir seçeneğim yokmuş gibi hissetim o yüzden ilacı birkaç ay daha içmeye devam ettim. Daha da hastalandım. Kalp atış hızım yükselmeye devam etti, uykusuzluğum sürdü ve korkunç derecede anksiyete yaşamaya başladım. Bu arada hiç kilo vermedim.” diyor.

Erin hem programdayken hem de programı bıraktıktan sonra uzun süreli ve yoğun bir şekilde intihar meyilli olduğunu belirtiyor. Farklı bir şehirde farklı bir doktor aracılığıyla HRT ve olumlu bir sağlık hizmeti almış olsa da: “İki versiyonum varmış gibi hissediyorum. Bir şimdi olduğum ben var ve bir de ilk ulaşmaya çalıştığımda ihtiyacım olan tedavinin sunulmuş olduğu alternatif gerçeklik var ve bu alternatif gerçeklikteki versiyonumun bana göre daha mutlu, sağlıklı ve uyumlu olduğunu düşünüyorum.” diyor Erin.

Yazı devam edecek…


Etiketler: yaşam, sağlık, dünyadan