25/02/2021 | Yazar: Kaos GL

TİHV’den Boğaziçi raporu: Ötekileştirici, damgalayıcı ve nefret içerikli söylemler kullanılarak ayrımcılık yasağı ihlal edilmiştir.

TİHV: LGBTİQ+’lara nefret içerikli söylemler ayrımcılık yasağının açık ihlalidir Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), “Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Tarafından Rektör Atanmasına Yönelik İtiraz Sürecinde Yaşanan Hak İhlallerine Dair Ön Değerlendirme Raporu”nu yayınladı.

TİHV’in raporuna göre, yasaklamalar ve kolluk güçlerinin evrensel hukukta ve ülke yasalarında tanımlanan zor kullanma yetkisinin çok ötesinde kural dışı ve denetimsiz şiddet kullanarak yaptığı müdahaleler sonucunda toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü ihlal edildi. Kolluk güçleri en az 38 kentte yapılan barışçıl toplantı ve gösterilere müdahale sırasında plastik mermi, “biber gazı” ve “göz yaşartıcı gaz” gibi kimyasal ajanlardan üretilmiş silahlar ve basınçlı su kullandı.

İşkence ve diğer kötü muamele yasağı ihlal edildi. Barışçıl toplantılara kolluk güçlerinin müdahalesi sırasında ve ev baskınlarında en az 801 kişi işkence ve kötü muamele niteliğinde şiddete maruz kalarak gözaltına alındı. En az 13 kişi yaralandı.

İşkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldıkları gerekçesiyle TİHV’e 60 kişi başvurdu. Tutuklama, ev hapsi ve diğer adli kontrol uygulamaları bir tedbir olmaktan çıkarılarak cezalandırma aracı haline getirildi. 11 kişi tutuklandı. 228 kişiye adli kontrol, 29 kişiye ev hapsi tedbiri uygulandı.

Yetkililer tarafından ötekileştirici, damgalayıcı ve nefret içerikli söylemler kullanıldı, ayrımcılık yasağı ihlal edildi. İfade ve basın özgürlüğü ihlal edildi. En az 6 gazeteci yaralandı. 2 kişi sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle tutuklandı. Üniversitenin temel ve kurucu ilkeleri olan akademik özgürlük ve kurumsal özerklik ihlal edildi. Örgütlenme özgürlüğü ihlal edildi. Konut dokunulmazlığı ihlal edildi.

Ayrımcılık yasağı ihlal edildi

LGBTİ+’lara karalama kampanyaları da TİHV’in raporunda şu ifadelerle yer aldı:

“Siyasi yetkililer her fırsatta yaptıkları açıklamalar ile başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olmak üzere rektör atamasına itiraz eden herkesi damgalamış, ötekileştirmiş ve düşmanlaştırmıştır. Bu tür söylemler siyasal iktidarı destekleyen yazılı ve görsel medya, bilhassa da sosyal medya aracılığı ile yaygınlaştırılmıştır. İlk önce “tembel, dar kafalı, idrak yoksunu” şeklindeki nitelemeler ile sınırlı olan bu söylemler, kısa sürede itiraza destek olan herkesin “terörist” ve/veya “terör ile iltisaklı” olarak nitelendirilmesine kadar varmıştır. Bir bütün olarak nefret içerikli bu söylemler, bilhassa da İçişleri Bakanı’nın doğrudan sosyal bir grup olarak LGBTİQ+ bireyleri hedef alan “LGBT sapkını, azgın azınlık” şeklindeki sözleri, yanı sıra MHP liderinin protestocu öğrencilerden “başı ezilmesi gereken yılanlar” diye söz etmesi şeklindeki nefret içerikli söylemler kutuplaştırma siyasetinin vardığı boyut açısından kaygı vericidir. TCK Md. 216 ve 122’ye göre suç teşkil eden tüm bu söylemler, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve belgelere aykırıdır ve ayrımcılık yasağının açık ihlalidir.”

Örgütlenme özgürlüğü ihlal edildi

TİHV, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün kapatılmasının örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğunu ise şöyle raporladı:

“Bu süreçte öğrenci kulüpleri hukuka aykırı olarak kapatılmış ve örgütlenme özgürlüğü ihlal edilmiştir. Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü ile LGBTİ Çalışmaları Kulübü’nde polis tarafından arama yapılmıştır. Ayrıca LGBTİ Çalışmaları Aday Kulübü’nün adaylık statüsü rektörlüğün kararı ile kaldırıldı ve kulüp kapatıldı. Kamuoyu kulübün kapatılması haberini Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un yaptığı sosyal medya paylaşımından öğrendi. Fahrettin Altun söz konusu mesajında şunları belirtti: “Kutsal değerlerimizi ayaklar altına almaya çalışanlara karşı üniversite yönetimi meşru bir tasarrufta bulunmuştur”.”

Raporuna tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, eğitim