29/06/2008 | Yazar: Barış Sulu

Bulgar gey örgütü Gemini’nin düzenlemek istediği Onur Yürüyüşü, Kilise ve Bulgar Ulusal Birliği adlı parti tarafından tepkiyle karşılandı. Gemini bunun üzerine "Toleranslı Olma, Normal Ol!" sloganıyla bir çağrıda bulundu.

Bulgar gey örgütü Gemini’nin düzenlemek istediği Onur Yürüyüşü, Kilise ve Bulgar Ulusal Birliği adlı parti tarafından tepkiyle karşılandı. Gemini bunun üzerine "Toleranslı Olma, Normal Ol!" sloganıyla bir çağrıda bulundu.

Kaos GL

Bulgaristan - 29/06/2008

Gemini, Bulgaristan Parlamentosunda "aile kanunu" tartışmaları sırasında "eşcinsel haklarını savunmanın sizleri de eşcinsel yapacağından mı korkuyorsunuz?" diye sormuştu. Milliyetçiler ile kilisenin homofobik çığırtkanlığına karşın pek çok kişi ve politikacı aslında homofobik olmadığı halde damgalanma korkusuyla sessiz kalmayı tercih ediyor. Gemini tarafından organize edilen "yürüyüş" girişimi, homofobinin sadece LGBT bireylerin meselesi olmadığını, homofobik saldırganların aynı zamanda yabancı düşmanı, milliyetçi ve kendinden farklı olan her kişi ve kesime yönelik şiddet üretmekte olduğunu ortaya koydu.

Tipik bir ‘Onur Yürüyüşü’ girişimiyle deşifre olan yabancı düşmanlığı, nefretin ve şiddetin Bulgar toplumunda günlük hayatın bir parçası olmasına ve buna karşı gelişen sivil hareket sürecini yürüyüşün örgütleyicisi Gemini'den Aksinia Gencheva ile konuştuk.

Bulgar Ulusal Birliği'nin saldırı tehdidini, "Bugüne dek hiç kimse bizlere bu kadar vakit ayırmamıştır. Teşekkürler, BNS sizleri seviyoruz!" diye mizahi bir dille karşılayan Gemini'ye, BNS faşistlerinin sadece havlamakla mı yetineceklerini yoksa bir saldırı bekleyip beklemediklerini sorduk. Olası homofobik şiddete karşı diğer parti ve sivil toplumdan LGBT'lerin yanlarında olanlar olup olmayacağını da… Tabii resmi güçlerin LGBT'lerin güvenliğini sağlıyor mu yoksa seyirci kalıp kalmadıklarını da…

Şimdi sözü Gencheva'ya bırakalım:

"Bulgar Ulusal Birliği (BUB) adına farklı etnik ya da dini gruptan olan vatandaşlara, farklı cinsel yönelimi olan kişilere, açıkça bir kışkırtma ve düşmanlık, bariz bir ayrımcılık durumu ve nefret var. 19 Haziran 2008 tarihinde, resmi internet sitelerinde "BUB eşcinselliğe ve pedofiliye karşı" başlıklı bir mesaj yayınladı. http://bg.bgns.net/Aktualno/Anti-gei-kampaniya.html. Bu mesajın ana konusu, 28 Haziran 2008'de ilk kez yapılacak olan eşcinsel onur yürüyüşü ile ilgili. Eşcinselliği, "toplum dışı ve doğal olmayan davranışın bir göstergesi" başlığı altında verdi. "Toleranslı olma, normal ol" mesajıyla "Bulgaristan toplumunda eşcinselliği ve pedofiliyi hoş görmeme haftası" adı altında büyük bir kampanya organizasyonundan bahsediliyordu ve "eşcinselliğin ve pedofilinin neden olduğu zararları önlemek için yapılan tartışmalar ve Bulgaristan'daki büyük şehirlerde planlanan bilgilendirme kampanyaları haber veriyordu. Bu kampanyalar güya "toplumumuzdaki eşcinsel edimler ve kişiler tarafından yapılan zarar" adı altında yerel nüfusu haberdar etmeyi amaçlıyordu.
Biz bu kampanyayı Bulgaristan'daki farklı cinsel yönelimleri olan vatandaşların en temel insan haklarına karşı yapılmış çirkin bir davranış, doğrudan bir ihlal, Bulgar kanunlarının ihlali olarak nitelendiriyoruz. Artı, Bulgar milliyetçileri, onur yürüyüşüne, aileler ve çocukları, destek verecek heteroseksüel insanlar, farklı yaş, cinsiyet, ulus ve etnik gruplardan insanların katılacak olmasına rağmen doğrudan bir şiddet çağrısı yapıyor. Bulgaristan'da ilk kez düzenlenecek olan onur yürüyüşü öncesi yapılacak böylesi kabul edilemez bir olayın organizasyonu, şiddetin en sert yönüne sahne olacak. Milliyetçiler şiddet için çağrı yapıyorlar ve bu onur yürüyüşünün Polonya ve Sırbistan'dakinden daha kanlı olacağına dair söz veriyorlar. BUB ayrıca, eşcinselleri "topluma zarar veren tehlikeli kişiler" olarak gösteriyor. Ayrıca kampanyalarının adı "toleranslı olma, normal ol" çok yanlış ve saldırgan bir tutum. Nefret suçlarını, fiziksel şiddeti ve hatta ayrımcılığı güçlendirecek olan halkın büyük bir çoğunluğunun bu tutumu, böyle olumsuz bir görüşe sahip olunması bizi şoke etti.
Kilise de milliyetçilerin söylemlerine katıldı ve bizi günahkâr, aşağılık ve sapıklar vs. olarak nitelendirdi. Sofya Belediye Başkanına onur yürüyüşünü iptal etmesi için protesto mektubu gönderdiler.

Savcıya ve birkaç devlet yetkilisine önlem alma çağrısı yaptık. Ne yazık ki, yetkililer tarafından herhangi bir eylem planlanmadı. Artı, Bulgaristan Ayrımcılık Karşıtı Komisyon, ulusal ayrımcılık karşıtı yasaların yürütülmesinden sorumlu üst merci, "milliyetçilerin homofobik kampanyalarını durdurma" ve "onur yürüyüşüne katılma ya da destek" konularında bir kamu açıklaması yapmalarının mümkün olmadığını söylüyorlar!
Yürüyüşün güvenliği için polis ayarlamıştık fakat sonradan para ödememiz gerektiğini söylediler. Bu tabii ki ek bir güvenlik ve eğer bir şey olursa daha fazla polis duruma müdahale etmek durumunda kalacak ve para isteyemeyecekler. Fakat hâlâ bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Avrupa Parlamentosu'ndan, Avrupa Konseyi'nden ve Bulgaristan'daki İngiltere Büyükelçiliği'nden destek mektupları aldık.

Her ne kadar onur yürüyüşü için bir şiddet tehdidi olsa da, nihayet Bulgaristan LGBT grupları ve aktivistler kişisel konumlarını hiçe sayarak, milliyetçilere karşı bir şekilde bir araya geldiler. Bu Bulgaristan'ın bireyselcilik anlayışında eşsiz bir durum. Dün Sofya Belediye Başkanı yürüyüşün Güney Parkında (Sofya il sınırına yakın bir yer) yapılacağına dair yeni bir talimat verdi. Sofya Belediye Başkanı Boyko Borissov'un daha önceki bu verdiği kararın gerekçesi yürüyüşe katılacak olanların güvenliğin daha rahat sağlanacağı şeklindeydi. Oysa yürüyüşün parka alınması tam olarak katılanların tacize uğrayacağı ve dövüleceği anlamına geliyordu. Çünkü park güvenlik ve ulaşımı sağlayacak uygun bir sisteme sahip değildi. Belediyenin önünde birkaç saat bekledikten sonra nihayet belediye başkanı ile görüşme şansımız oldu. Saldırılara karşı koruyacağını ve baskı yapacağını, yürüyüşün Sofya merkezde yapılmasına izin vereceğini açıkladı.

Nihayet onur yürüyüşü bugün yapılacak. Dazlaklar ve milliyetçiler katliam tehdidi yapıyorlar. Polonya ve Sırbistan'dakinden daha kanlı bir yürüyüş olacağını söylüyorlar. Birkaç gün önce milliyetçi bir grup Ulusal Kültür Sarayın'da (dev ekranın olduğu bir yer) Türkiye-Rusya maçını seyreden birkaç Türk gencini taciz ettiler ve yaraladılar.

Bir hafta öncesine kadar bu olay sadece bir yürüyüşüydü. Bu hafta çok sert özgürlük ihlallerine şahit olduk. Bütün bir hafta boyunca soykırım için faşist ve ayrımcı çağrılara şahit olduk. Bu 2008'de Bulgaristan'da oluyor- ikinci dünya savaşı boyunca Yahudilerini koruyan tek Avrupa ülkesi olmaktan gurur duyan Bulgaristan'da.

Bir hafta öncesine kadar bu olay bir onur yürüyüşü olarak düşünülüyordu. Fakat beş gün sonra yabancı düşmanlığının, nefretin ve şiddetin günlük hayatın bir parçası haline geldiği bir yerde, herkes için aktif sivil bir harekete dönüştü.

Bu büyük ve dramatik olaya destek verdiğiniz için çok teşekkür ederiz."

Çeviri: Semih Varol

*Konuyla ilgili haberler:

[[Bulgaristan’da eşcinsel karşıtı kampanya]]

[[Bulgaristan’da ‘Eşcinsel yok! – Sorun yok!’]]

Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret