10/06/2022 | Yazar: Yunus Emre Demir

“Açık alanda kamuya açık bir parkta piknik yapmak için dahi idareden izin almamız gerektiğini söylüyorlar."

Yasaklıyorlar ama neyi yasakladıklarını bilmiyorlar: Onur Haftası pikniğinin yasaklanmasına yapılan itiraz reddedildi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Twitter

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen 29. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası kapsamında düzenlenmesi planlanan piknik Şişli Kaymakamlığı tarafından yasaklanmıştı. Piknikten saatler önce duyurulan yasak kararının ardından parkta piknik yapmak için buluşan LGBTİ+’lara polis saldırmış, saldırıda yaralananlar olurken 1 kişi de gözaltına alınmıştı.

Kaymakamlık tarafından duyurulan yasak kararı sadece pikniğe özel değil, 30 gün boyunca ilçede yapılacak tüm LGBTİ+ etkinliklerini kapsıyordu.

Kaymakamlığın yasak kararına dair İstanbul Onur Haftası’nın Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği-SPoD ile birlikte açtığı dava sonuçlandı.

Kaymakamlığın 22 Haziran tarihli kararının iptali için açılan davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesi Şişli Kaymakamlığı’nın verdiği yasak kararını haklı buldu ve kararı iptal etmedi.

Mahkeme pikniği yürüyüş sandı, avukat beyanlarını dikkate almadı

Onur Yürüyüşü yasaklarında sıkça bahane edilen “toplantı ve gösteri yürüyüşü güzergahı” bahanesi pikniğe verilen yasağın onaylandığı mahkeme kararında da kullanıldı. Yapılması planlanan piknikte yoga, berber atölyesi gibi etkinlikler olmasına rağmen hem Kaymakamlık kararında hem de mahkeme kararında Maçka Parkı’nın Valilik tarafından önceden belirlenen yürüyüş güzergahları arasında olmaması sebebiyle kararın haklı olduğu belirtildi.

Dosyanın avukatı ve SPoD Politikalardan Sorumlu Genel Koordinatörü Av. Hatice Demir, kararın son yıllardaki en kötü kararlardan biri olduğunu söyledi:

“Ne yazık ki İstanbul 3. İdare Mahkemesi son yıllardaki en kötü kararlardan birine imza attı. Maçka yasağı LGBTİ+’ların bir araya gelerek sosyalleşmesine dair bir engellemeydi. LGBTİ+’ların 30 gün boyunca parkta birlikte oturması bile yasaklanmıştı. Bu kararı mahkemeye taşıdık.

“Duruşma günü gittiğimizde de mahkeme başkanının ‘yürüyüş yapacakmışsınız parkta, yürüyüş engellenmiş’ demesi üzerine 3 hakime de bunun bir yürüyüş olmadığını, piknik olduğunu, izne tabi olmadığını anlatmama rağmen kararda görülüyor ki neyin yasaklandığını dahi mahkeme anlamamış. Gerçekten olabilecek en kötü kararlardan biri. İstinafta bozulacağını umuyoruz.

“Açık alanda kamuya açık bir parkta piknik yapmak için dahi idareden izin almamız gerektiğini söylüyorlar. Hatta mahkeme olayı o kadar yanlış anlamış ki bizim idareden Maçka’da yürüyüş yapmak için izin aldığımızı ama idarenin izin vermediğini söylüyor. Gerçekten ne olduğu dahi hiç anlaşılmamış.”

Bir kararda tüm bahaneler: Yürüyüş güzergahı, yasa dışı gruplar, pandemi…

Aynı zamanda İstanbul 3. İdare Mahkemesi verdiği kararda; piknik etkinliğinin bildirilmediği, örgütsel yapıdaki kişilerin pikniği yasa dışı eyleme dönüştürebileceği, Covid-19 riskinin devam etmesi bahaneleri peş peşe sıralandı.

Kaymakamlık kararının neredeyse hiç değiştirilmeden Mahkeme’nin verdiği kararda yer alması da dikkat çekti.

Av. Demir, Şişli Kaymakamlığı’nın dosyada savunma dahi yapmamasına rağmen mahkemenin kaymakamlık lehine karar vermesine de dikkat çekti:

“İşin garip tarafı, kaymakamlık bu dosyaya bir cevap dilekçesi dahi sunmadı. Yani ortada Kaymakamlık kararı var, bizim açtığımız dava var ve bunun üzerine mahkemenin kaymakamlıktan istediği bir cevap ve bu yasağın gerekçesi nedir diye sorduğu bir soru var. Kaymakamlık bu soruya cevap verme gereği dahi duymadı. Mahkeme de cevap verilmemesini dikkate dahi almayarak bu kararı onadı. Bu karar LGBTİ+’ların kamusal tüm alanlarda kriminalize edilmesi, yasa dışı ilan edilmesi, bütün etkinliklerinin bir provokasyonla sonlanacağının iddia edilmesi ve bütün etkinliklerinde kolluk kuvvetlerinin risk altında olduğunun iddia edilmesi anlamına geliyor.

Av. Hatice Demir bu karara dair istinaf yoluna başvurulacağını da sözlerine ekledi:

“Bütün bunlar akıl tutulması dışında hiçbir şeyle açıklanamaz. Kararı tabii ki kabul etmiyoruz. Tabii ki istinafa gideceğiz. LGBTİ+’lar hukuki mücadelesine de devam ediyor, sokakta mücadelesine de devam ediyor, görünmeye, var olmaya, piknik yapmaya, yürüyüş yapmaya da devam edeceğiz. İstanbul Onur Haftası da SPoD da bu kararın karşısında durmaya devam edecek.”


Etiketler: insan hakları
nefret