11/03/2022 | Yazar: Yıldız Tar

Erkek ve polis şiddetini aşarak Diyarbakır 8 Mart’ında bu yıl da dalgalanan gökkuşağı bayrağının hikayesini konuştuk: “Yürüyüşe bireysel olarak katıldık ama artık bir grup olduk. Örgütlenmek, dernek olmak, haklarımızı aramak istiyoruz”

Diyarbakır 8 Mart’ındaki tek gökkuşağı bayrağının hikayesi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Diyarbakır’da 8 Mart ve Newroz’lara LGBTİ+’ların katılması da gökkuşağı bayrağı taşıması da yeni değil. Senelerdir, LGBTİ+’lar örgütlü ya da bireysel şekilde eylem alanlarında yer alıyor, taleplerini dile getirmeye çalışıyor.

Bu sene de Diyarbakır’da İstasyon Meydanı’ndaki 8 Mart mitinginden gazeteci Murad Bayram’ın çektiği bir kare yansıdı sosyal medyaya. Peki o “tek bayrağın” hikayesi neydi? Bu sorunun peşine düştük ve Xweşî Kaya ile tanıştık. Fotoğrafta bayrakla alanda yer alan Xweşî olsa da, yirmi LGBTİ+ olarak mitinge katıldıklarını söyledi. Ancak, miting alanının kendileri için o kadar da güvenli olmadığını ve saldırıya uğradıklarını da ekledi.

Gökkuşağı bayrağı elden ele

Xweşî’nin anlattıklarına göre, bireysel olarak 8 Mart’a katılmak istediler. Bir arkadaşlarında tek bir gökkuşağı bayrağı vardı. Bayrağı açınca alandaki diğer LGBTİ+’lar da yanlarına geldi. Birden yirmi kişi oldular. Sloganlarıyla miting alanında yerlerini aldılar. “Çok coşkuluyduk” diyor Xweşî. 8 Mart’ı halaylarla kutlarken bir yandan da LGBTİ+’lar olarak bir arada olmanın coşkusunu yaşadıklarını anlattı. Ancak, miting boyunca tacizle karşılaşmaları coşkularına gölge düşürmüş:

“Miting boyunca sürekli laf atanlar oluyordu. Özellikle yetişkin erkekler sürekli çevremizde geziniyordu. Arada çocukları yolluyorlardı. Görüyorduk. Bayrağımızı elimizden almak istiyorlardı. İlerleyen saatlerde daha az kişi kaldığımızda 20’li yaşlarında bir adam geldi ve birdenbire bayrağı arkadaşımızın elinden alıp yırtmaya kalktı. Açıkçası biz başta ne olduğunu anlamadık çünkü tek bayrak elden ele geziyordu zaten. Herkes bayrağı alıp bir süre o bayrakla halay çekiyordu. Ancak yırtmaya çalıştığını görünce bir arkadaşımız tepki gösterdi. Bunun üzerine saldırdı. Tekme attı. Çevredeki kalabalık alandan uzaklaştırdı.”

Polis, tek tek videoya çekti

Xweşî saldırının ardından çok sayıda siyasi partinin yanlarına geldiğini, “yanlarındayız” dediğini ama saldırı sırasında müdahale etmediklerini söyledi. Bunun üzerine alandan çıkarken hep beraber çıkmak istediklerini ancak bu sefer de polis baskısıyla karşılaştıklarını anlattı Xweşî:

“Karşı caddeye LGBTİ+lar olarak geçtiğimiz zaman, polis bizim çevremizi sardı. Bayrağı kapattırdılar, tek tek hepimizi videoya çektiler. Bir süre o halde beklettiler. Ardından çıkabildik polis bariyerinden”

Yaşadıklarını basına anlatmak istediklerinde ise “haber değeri taşımadığını” duymuş Xweşî ve diğer LGBTİ+’lar. Xweşî, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların, LGBTİ+’ların şiddete uğramasının haber değeri yok mu” diyerek tepki gösterdi bu duruma.

“Newroz’a da katılacağız, aynı sorunları yaşamak istemiyoruz”

Basın çekmese de, yaşananların videoları sosyal medyada, özellikle Tiktok’ta “Kadınlar Günü’nde kadına şiddet uygulana erkek” denerek yaygınlaştı. Kendilerine bu videoların iletildiğini belirten Xweşî, “Yürüyüşe bireysel olarak katıldık ama artık bir grup olduk. Örgütlenmek, dernek olmak, haklarımızı aramak istiyoruz” diyor ve Newroz’a da katılacaklarını, aynı sorunlarla karşılaşmak istemediklerini söylüyor son olarak:

“Birçok mitingte LGBTİ+ bayrağı açıldığında bir şekilde taciz ya da saldırı oluyor. Diyarbakır’da aktif çalışan bir derneğimiz yok, örgütlenmemiz yok. Yakın zamanda Newroz var. Aynı sorunu yaşamak istemiyoruz. Bir şekilde burada yoksullukla, aile baskısıyla, toplum baskısıyla LGBTİ+’lar sindirilmiş durumda. Bunun üzerine bir de eylemlerde engellenince ister istemez özellikle genç arkadaşlarımızda bu durum korku yaratıyor. Ailesine açık olmayan arkadaşlarımız çok. Ailesi reddettiği için seks işçiliği dışında bir seçeneği olmayan arkadaşlarımız da çok. Seks işçiliğine karşı değilim ama benim burada gördüğüm tek seçenek ve zorunluluğa dönüşmesi. Bu ortamda bu eylemlerdeki tek bir bayrak bile mücadele etmek için güç veriyor. Newroz tertip komitesinin örneğin bu alanın LGBTİ+’ların da alanı olduğunu söylemesi bile emin olun bir değişiklik yaratacaktır. Gönül isterdi ki, 8 Mart ya da Newroz tertip komiteleri açıktan bunları söylesin, bizlerle açıktan dayanışsın… Maalesef Newroz için de böyle bir beklentimiz yok, biz beraber katılıp kendimizi korumak için hazırlanıyoruz.”


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları
Dijital