27/09/2021 | Yazar: Defne Güzel

Eğitimde Eşitlikçi Dil Kurmanın Olanakları etkinliğinden hatırda kalanlar: “Hak söylemi hak talep edenler sayesinde gelişiyor.”

Eğitimde Eşitlikçi Dil: Örtük hiyerarşiyi parçalamak sadece iki kişi ile mümkün Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL’nin Eşit Haklar İçin Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında eğitim alanında gerçekleştirdiği çevrimiçi etkinliklerin ilki 22 Eylül tarihinde Dilek Çankaya’nın sunumlarıyla ve Efsun Sertoğlu’nun moedartürlüğüyle gerçekleşti. Çankaya etkinlik kapsamında eğitimde eşitlikçi bir dil kurmanın olanaklarını aradı ve aktarımlarını katılımcılarla paylaştı.

Eğitim sosyolojisi ve politikaları alanında eleştirel dersler, eğitimler ve seminerler düzenleyen Çankaya; “hak temelli bir perspektif üzerinden öğrenene bakmaya çalıştığını” söyleyerek alana dair görüşünü bildirdi ve ekledi:

“… Hiç kimse insan haklarına karşı olduğunu söylemeyecektir ama o kadar büyük bir eşitsizliğin ortasında yaşıyoruz ki neresinden tutsak elimizde kalıyor. Hak söylemi hak talep edenler sayesinde gelişiyor.”

“Eşit hak dediğimizde kimlerin hak taleplerini duymamız gerektiğiyle ilgili konuşmamız gerekiyor”

Konuşmasının devamında “eşit haklar” kavramını irdeleyen Çankaya şunlara değindi:

“Makbul dışı olan o kadar fazla insan var ki norm-normal ne? Birazcık burası soru işaretli… Bütün bu makbullük tanımlarının içerisinde daha önemli bir şey var. Bir sakat toplumsal yaşama katılmak için hak talep etmezse, bir trans toplumsal yaşam içerisinde var olmak için ses çıkarmazsa ya da yoksul biri mahallesinde kenara çekiliyorsa görünmeyebiliyorlar. Hak talep eden konuma geçtiğinde bu insanlar, norm ve normallik tanımı hayatımızın içine giriyor. Her birimiz için de bir sorgulama alanı haline geliyor.”

“… Eşit hakların kimler için olması gerektiği, eşit hak dediğimizde kimlerin hak taleplerini duymamız gerektiğiyle ilgili konuşmamız gerekiyor.”

“Temel ayrımcılık konularından biri yaşçılık: Bunun örgütlenemeyen ve sesini duyuramayan grubu ise çocuklar”

Çankaya, çocukların ve gençlerin haklarına değinirken şunları kaydetti:

“Eğitimci olarak biz okulda çocuklara dönük gençlere dönük çabalarımızda istediklerimizi yapma hakkına çok sahip değiliz. Öğretmen kimliğimiz katı normlarla örülmüş durumda. Sistem içerisinde gördüğümüz aksaklıklara dair muhalif damarımızı açık açık ifade etmekte zorlandığımız zamanlardan geçiyoruz. Gündem Çocuk Derneği KHK ile kapatıldı. Oysa çocuk haklarına dönük anlamlı çalışmaları vardı. Bütün bu tabloyu eğitimci kimliğimizle görüyoruz. Bütün bunların içerisinde çocuklara ve gençlere nereden, nasıl daha iyi dokunabiliriz sorusunun cevabının arayışındayız. Bunun içerisinde çok önemsediğim bir nokta var. Acaba çocuğu ne kadar birey olarak kabul ediyoruz? Yetişkin diliyle kurduğumuz hayat, yetişkin söylemiyle inşa ettiğimiz eğitim sistemi, yetişkinlerin talebiyle oluşturulmuş müfredat, yetişkinlerin formüle ettiği örtük müfredat... Bütün bunların içerisinde çocuk, genç kendine ne kadar yer bulabiliyor? Yer bulabilmesinden öte çocukları ve gençleri birey olarak kabul ediyor muyuz? Temel ayrımcılık konularından biri yaşçılık. Bunun örgütlenemeyen ve sesini duyuramayan grubu ise çocuklar.”

“… Aynı engellilik gibi, sakatlık gibi tam olmamış insan, eksik insan tavrıyla çocuklara bakıyoruz.”

“Farklı cinsiyetleri, farklı cinsel yönelimleri, farklı etnik kökenleri de nötralize etmeye çalışan bir dil vardır okulda”

Çankaya konuşmasının devamında çoklu ayrımcılığa şu şekilde değindi:

“Pek çok ayrımcılık türünün ilk deneyimlendiği alanlar çocukluk dönemi. Zaten çocuk olduğunuz için ayrımcılığa uğruyorsunuz bunun üstüne ailenizin yoksul olması, ailenizden birinin cezaevinde olması, ailenizden birinin muhalif olması, ailenizden birinin engelli olması gibi nedenlerle de daha yoğun olarak başka türden ayrımcılıklara maruz kalabiliyorsunuz.”

“… Bir eğitimci olarak bizim dilimizin çok büyük bir önemi var. Okul sadece sınıfsal olarak orta sınıfın ve üstünün diliyle inşa edilmemiştir. Aynı zamanda heteronormatiftir. Farklı cinsiyetleri, farklı cinsel yönelimleri, farklı etnik kökenleri de nötralize etmeye çalışan bir dil vardır okulda. Eğitimciler olarak bilerek veya bilmeyerek bunun parçası haline geliriz.”

“… Bu dil içerisinde farklı olan kendini var etmekte zorlanır. Farklı olan açımlayıcı dile geçmekte zorlanır. Açımlayıcı dile geçmekte zorlanan kişi kendinden beklenen başarı düzeyini yakalamakta zorlanır.”

“… Örtük hiyerarşiyi parça parça dağıtabilmek için iki kişinin birlikte çalışması, birbirlerine destek olması, birbirlerinin ayrımcılık alanlarını fark edip kibarca uyarması ve yavaş yavaş da o demokratik ortamı inşa etmesi sadece iki kişiye mümkün.”

Çankaya’nın sunumlarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve etkinlik sonlandı.

*Bu etkinlik, Avrupa Birliği'nin desteklediği Eşit Haklar için Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında yapılmaktadır. Bu durum, etkinlik içeriğinin ve etkinlikte konuşulanların AB'nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: yaşam, eğitim
Telegram