20/06/2021 | Yazar: Kaos GL

17 Mayıs Derneği’nin avukatlara dönük LGBTİ+ eğitimlerinin ilki 17 Haziran akşamı yapıldı.

“Fobiden kastımız nefrettir, ayrımcılıktır” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

17 Mayıs Derneği’nin Gökkuşağı Projesi kapsamında avukatlara dönük LGBTİ+ eğitimlerinin ilki; 17 Mayıs Derneği Örgütlenme ve Kapasite Geliştirme Koordinatörü Anjelik Kelavgil ve Kaos GL Hukuk Koordinatörü Av. Kerem Dikmen’in katılımıyla online olarak yapıldı. Toplam dört eğitimden oluşacak serinin üç eğitimine katılan avukatlara ise 17 Mayıs Derneği tarafından bir katılım belgesi verilecek.

Anjelik Kelavgil’in cinsiyet, toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolleri ve dilde ayrımcılık gibi temel kavramlara odaklandığı eğitimin ilk oturumunun ardından Av. Kerem Dikmen de hukuk alanında avukatların karşılaşabileceği temel noktalar ve hukuki düzenlemelere değindi.

Fobiden kastımız örümcek korkusu değildir

Sunumuna LGBTİ+ kısaltmasının ve bu kısaltmalara duyulan ihtiyacın nedenlerini açıklayarak başlayan Anjelik Kelavgil; kişilerin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerinin ne kadar çeşitli olduğunun bir göstergesi olarak bu görünürlüğün olumlu olduğunun altını çizdi.

Ardından atanmış cinsiyeti açıklayan Kelavgil; tıp otoritelerine patriyarka tarafından verilen atama yetkisinin doğumda başladığını ve giderek toplumsallaştığını vurguladı. Buradan biyolojik cinsiyetin ve toplumsal cinsiyetin inşa edilmiş kavramlar olduğunu açıklayan Kelavgil, toplumsal cinsiyeti tarihsel bir tortu olarak niteledi.

Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet karakteristiği terimlerini açıklayarak sunumuna devam eden Kelavgil; LGBTİ+’lara dönük fobiden bahsederken “Fobiden kastımız örümcek korkusu değildir. Fobiden kastımız nefrettir, ayrımcılıktır.” dedi.

Sunumun sonlarında ise ikili cinsiyet sistemi ve normativiteye dair kavramları açıkladı.

Cezasızlık politikası ve yargı sistemi

LGBTİ+ varoluşların hukukla kesişimini ele alırken karşılaşılan mevzuattan bahseden Av. Kerem Dikmen; bu hususta birçok konuyla özellikle ceza hukuku mekanizmalarında ve hukuk ve idari yargı süreçlerinde sıkça karşılaşıldığını belirterek TMK. madde 25 ve 40’tan örnekler verdi. Dikmen devamında Ceza Kanunu madde 122’nin nefreti yeniden üretiş sürecini ele alarak 216. maddenin “LGBTİ+’lara dönük cezasızlık politikasının yargı sistemi tarafından kullanılan bir aracı” haline geldiğinin altını çizdi.

Uluslararası sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı İHAM kararlarıyla karşılaştırarak LGBTİ+’lar açısından inceleyen Dikmen; nefret söylemi ve fobi karşısında devletlerin pozitif yükümlülüklerini belirterek, çeşitli İHAM kararlarıyla bu yükümlülükleri bir kez daha vurguladı.

Dikmen nefret söyleminin ifade özgürlüğü bağlamında ele alınmayacağını ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, sosyal medyadaki homofobik nefret söylemine soruşturma başlatmayan Litvanya savcısı ve yerel mahkemenin ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine dönük verdiği Beizaras ve Levickas v. Litvanya kararı örneğiyle anlatarak sunumunu sonlandırdı.

Kaynak: 17 Mayıs Derneği


Etiketler: insan hakları
Telegram