31/01/2021 | Yazar: Yıldız Tar

İçişleri Bakanı, İstanbul Valiliği, Diyanet İşleri Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve CHP Parti Sözcüsü’nün hedef gösterdiği Boğaziçili öğrencilerden ikisi tutuklandı.

İki Boğaziçi öğrencisi tutuklandı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki sergide hedef gösterilen bir eserin ardından açılan soruşturma kapsamında iki öğrenci tutuklandı, iki öğrenciye ev hapsi verildi, bir öğrenci ise serbest bırakıldı.

Soruşturma, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" iddiasıyla açılmışken, iki öğrenci "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" iddiasıyla tutuklandı.

İnsan hakları hukukçusu Av. Kerem Altıparmak, öğrencilerin tutuklanmasına ve yöneltilen iddialara ilişkin sosyal medya hesabından şöyle dedi:

“TCK 216/3'e göre dini değerleri aşağılama suçunun cezası 6 ay ile 1 yıl. Bu kadar basit bir suç için Adalet ve İçişleri Bakanları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Diyanet İşleri Başkanı, İletişim Başkanı, TİHEK Başkanı, İstanbul Valisi, YÖK Başkanı, üniversite rektörleri açıklama yaptı

“Tabii o kadar basit bir suçtan tutuklama kararı da verilemiyor CMK 100. madde gereğince. E ne yapalım bu kadar devlet büyüğümüz boşuna mı açıklama yaptı? O zaman başka bir suç bulalım ki tutuklama talep edelim. Ne yapalım? Hooop 216/1'den, kin ve düşmanlığa tahrikten suçlayalım.”

Tutuklanan öğrenciler, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi’nin paylaştığı bir videoda, “Tutuklama kararı çıktı hakkımızda. Moralimiz çok kötü değil, itirazlar edilecek. Bizim için çok endişelenmeyin. Destekleyin. Bundan sonrası sizde” dedi.

TIKLAYIN - Boğaziçi’nde hedef gösterme, soruşturma ve LGBTİ+’lara karşı nefret kampanyası

Öğrencilerin tutuklanmasına giden süreçte siyasetçiler ne dedi?

Boğaziçi Üniversitesi’nde açık çağrıyla gelene eserlerin yer aldığı sergideki bir kolaj çalışmasının Boğaziçi İslam Araştırmaları Kulübü (BİSAK) tarafından sosyal medyada hedef gösterilmesiyle başlayan süreç, LGBTİ+’lara dönük nefret söylemi ve hedef göstermelerin arttığı bir kampanyaya dönüştü.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "4 LGBT sapkını gözaltına alındı!" diyerek LGBTİ+’lara yönelik nefret söyleminde bulundu. İstanbul Valiliği açıklamasında Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü ve Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nde de arama yapıldığını söyledi. Valilik, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nde “LGBTİ bayrağı” olmasını, “LGBTİ bayrakları ile eylemlerde kullanılan çeşitli afiş ve pankartlar ele geçirilmiştir” ifadeleriyle açıklamasına taşıdı. LGBTİ+ bayrakları, herhangi bir suça ilişkin delil oluşturmaları mümkün olmadığı halde polis tarafından kulüp odasından alındı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Twitter'dan yaptığı açıklamada “Bu saygısızlığı yapanlar hakkında yasal yollara başvuracağız” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü de idari soruşturma başlattı. Üniversiteden yapılan açıklamada, Rektörlük tarafından söz konusu Kabe görseliyle ilgili idari soruşturma başlatıldığı bildirildi. Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan ve protesto edilen Melih Bulu ise sosyal medya hesabından şöyle dedi:

“Bir grup kendini bilmez tarafından İslamiyetin kutsallarına saldırı hiç bir şekilde kabul edilebilir değildir. Bunun Boğaziçi değerlerinde asla yeri yoktur. Bu şuursuz saldırıdan sorumlu olanlar hakkında kapsamlı soruşturma başlatılmıştır.”

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de sosyal medya hesabından, “Cenab-ı Hakk'ın emridir; 'evimi her türlü kirden temiz tut.' Gönülleri nefretle paslanmış hadsizlerin kutsalımız Kabe'ye saygısızlığına hukuk göz yumamaz. Bu alçaklığa karşı İstanbul Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış olup failler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, “azgın azınlık” dediği açıklaması şöyle:

“Azgın azınlığın özgürlük, eşitlik ve insan hakları sosuyla normalleştirmeye çalıştığı sapkın düşünce ve yaşam tarzının asıl hedefi nesillerimizi ifsat etmektir. Tek motivasyonu ise kutsallarımızı ayaklar altına almaktır. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki görüntüler bunun ispatıdır.

“Ahlaksızlığı, kutsallara hakareti, nefreti ve terörü özgürlük olarak pazarlamaya çalışanlara asla müsaade etmeyeceğiz. Gözleri kör, kalpleri mühürlü olan bu azgın azınlık aziz milletimizin maşerî vicdanında da mahkûm edilmiştir. Sizin ifsatlarınızı önlemezsek veyl olsun bize!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Faik Öztrak da sosyal medya hesabından şöyle dedi:

“İnsanlığın mukaddes değerlerine yönelik hiçbir saldırıyı ve aşağılamayı kabul edemeyiz. Bu alçak provokasyonu şiddetle kınıyoruz.  Görünen ve görünmeyen sorumlulularının bir an önce ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.”

Twitter’da #BoğazicindelgbtRezaleti ve #KabeKutsalımızdır etiketleri üzerinden yoğun nefret söylemi, ayrımcılık içeren kampanyalar başladı. Her iki etiket de neredeyse bir gün boyunca Twitter Türkiye TT listesinde yer aldı.

#KabeKutsalımızdır etiketiyle sosyal medyada paylaşım yapanlar arasında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da vardı:

“Kıblemiz Kabe’ye yapılan saygısızlık ne ifade özgürlüğüdür ne de eylem hakkı.

“Bu sapkınlık hem kanun önünde hem de maşerî vicdanda hakettiği cezayı alacaktır.

“Sizin müflis niyetleriniz ve menfur eylemleriniz gaflettir, dalalettir, hüsrandır.

“#KabeKutsalımızdır”

Mil-Diyanet Sen ise bütün bu nefret söylemi içerisinde “LGBT Derneklerinin Kapatılması İçin İçişleri Bakanlığı’na Dilekçe Veriyoruz” diyerek LGBTİ+’ların ifade ve örgütlenme özgürlüğünün engellenmesine çağırdı. Sosyal medyada Mil-Diyanet Sen imzasıyla dolaşan görselle LGBTİ+ dernekleri hedef gösterildi.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, eğitim
Telegram