11/11/2022 | Yazar: Ali Erol

CHP’li Denizli Merkezefendi Belediyesi cinsiyet eşitliği istiyor ama AKP ve MHP’nin nefret siyasetine sessiz kalıyor; LGBTİ+’ya sahip çıkan ise gazeteci oluyor.

“İnsanları “hastalıklı” ilan edip toplumu kin ve nefrete sevk ediyorlar” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

CHP’li belediyelerin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği çalışmalarına karşı AKP’lilerin cinsiyetçi ve homofobik itirazları son olarak Denizli Merkezefendi Belediyesi’nde yaşandı.

Belediyenin, kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanması ve şiddetten korunmasını sağlamak amacıyla meclis gündemine getirdiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi yönetmeliğine CHP'li üyeler ile üç bağımsız üyenin “evet oyu” yetmedi. İYİ Parti'li meclis üyeleri çekimser kalırken, yönetmelik AKP’li ve MHP’li üyelerin oylarıyla reddedildi.

Şehit Yakınları ve Gaziler Birimi ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi’nin aynı maddede yer almasına karşı çıkmakla yetinmeyen AKP’li ve MHP’li üyeler, nefret söyleminde sınır tanımadılar: “LGBT'li insanlar ruhen ve psikolojik açıdan hastadırlar.”

LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li üyelerin, belediye meclislerinde toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına karşı sürdürdükleri muhalefet en son İstanbul Esenyurt Belediye Meclisi’nde görülmüştü.

“Eşitlik tanınmasın, tedavi edilsin”

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi kurulma teklifinin AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmesi Denizli yerel basınına, “Belediye Meclisinde LGBT’li tartışma” ve “AKP ve MHP’den “şehitler ile LGBT aynı maddede olamaz” tepkisi” paylaşımlarıyla yansıdı. Denizli’nin spor sitesi Sporcu20 ise “Merkezefendi Belediyesi'nde LGBT'e Geçit Yok” başlığı attı. 

Sözcü’nün Denizli muhabirinin “Belediye meclisinde LGBT tartışması” olarak aktardığı, Merkezefendi Belediye Başkanlığının Kasım ayı meclis gündeminde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi” kurulmasının yönetmeliğe eklenmesi görüşmelerinde yaşanan söz konusu “sert tartışmalar” ise homofobik nefret söylemiyle seyretti.

“Toplumun hepsi kadın ve erkekten mi oluşacak yoksa üçüncü bir cins mi üretilecek?” sorusunu soran MHP'li Hasan Kurşuncu, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği garabet ve temelsiz bir şeydir” ifadesiyle kendi kendine cevapladı. MHP’li üye, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı sarf ettiği sözlerine “LGBT” ile devam etti: “Dezavantajlı gruplar tabirinin ucu çok açıktır. Nereye çekersen oraya gider. Eğer burada dezavantajlı gruplar denilirken LGBT’liler kastedilmişse aldatma olur. LGBT’li insanlar ruhen ve psikolojik açıdan hastadırlar. Bu sebeple bir cinsiyet türünü de oluşturmazlar. Bunları istismar ederek kullanmak yerine bunların tedavileri için çaba harcanmalıdır.”

“Keşke Toplumsal Cinsiyet Eşitliği demeseydiniz de başka bir şey deseydiniz”

MHP Grup Başkanvekili Fırat Dağdeviren, “Küresel dünyada Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kavramının gelişmekte olan ülkelere başta ABD olmak üzere emperyalist Avrupa ülkelerinin dayatmasıyla yapılan bir baskı olduğunu” düşündüklerini söyledi ve ekledi: “Bu yolla ülkelere sızıyorlar. LGBT’cileri örgütlüyorlar.” Sporcu20’nin, “LGBT toplumsal aile yapısını bozuyor” ara başlığıyla devam ediyor MHP’li Dağdeviren: “Toplumsal aile yapısını bozuyorlar. Gençliği toplumu bozmaya yönelik faaliyetlerde bulunabiliyorlar. Bu söylemler çok tehlikeli. Keşke buraya Toplumsal Cinsiyet Eşitliği demeseydiniz de başka bir şey deseydiniz. Kadın hakları ile ilgili bir şeyler deseydiniz. Bizde bütün meclis olarak oy birliği ile kabul etseydik. Birde bunların Şehit yakınları ile Gazilerle yan yana ifade edilmesi bizleri üzmüştür.”

“Merdivenleri LGBT renklerine boyamıştınız”

“Daha önce merdivenleri LGBT renklerine boyamıştınız. Ben de size ‘subliminal mesaj mı verdiniz?’ diye sormuştum” diye söze başlayan AKP’li Yavuz Aki ise “İşin perde akasının ne olduğu ortaya çıkıyor” diye devam etti: “Bu genel merkezinizin politikası.”

AKP’li Aki, “Basında çıkan haberlere, kurulan birimlere bakarsak, LGBT ile partinizin ilişkisine bakacak olursak” diye devam ediyor: “Siz bunu istediğiniz kadar reddedin. Bu konu çok hassas bir konu. Bu konu toplumumuzu ilgilendiren bir konu. Bu konu siyasi bir konu değil. LGBT olayı toplumları bitiren aile yapısını, kültürünü, geleneklerini bozan tehlikeli bir hareket. Siz hiç bu harekete alet olmayın.”

Merkezefendi Belediyesi’nde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi’ kurulması oylamasında İYİ Parti Meclis üyeleri çekimser kaldığı halde, İYİ Parti Denizli İl Başkanı Raziye Akışık, “Şahsen cinsiyet denilince benim aklıma LGBT, eş cinsellik gelmiyor. Benim aklıma kadın ve erkek geliyor” diyerek maddeyi savundu: “Bu kavramlar sosyolojide de vardır. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, kadın haklarının korunması, kadın ve erkeğin adil temsil edilmesidir. Cinsiyet deyince akıllara eş cinselliğin gelmesi tuhaf.”

“Şehitler ile LGBT aynı maddede olamaz”

AKP ile MHP Merkezefendi İlçe Başkanlıkları, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi” kurulmasına karşı tepkilerini bir kez de Belediye binası önünde yaptıkları basın açıklamasıyla tekrar ettiler.

AKP Merkezefendi İlçe Başkanlığı ile İlçe Başkanı Fatih Durmaz sosyal medya hesaplarından, “Merkezefendi Belediyesinin Meclis Gündemine aldığı Belediye bünyesinde "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği birimi" kurulmasına yönelik öneriyi kabul etmediğimize ilişkin Cumhur ittifakı olarak” yaptıkları basın açıklaması fotoğrafları paylaşıldı.

AKP Merkezefendi İlçe Başkanı Fatih Durmaz, “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” diyor ve “edepsizliktir, alçaklıktır” diyerek devam ediyor: “Sapkın düşünce… LGBT gibi sapkın düşünceleri Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlığı adı altında dayatılması…”

“Şehit yakınları ve gaziler birimi ile aynı madde içerisinde cinsiyet eşitliği birimi kurulmasını” kabul etmediklerini MHP Merkezefendi İlçe Başkanı Mehmet Altıntaş da tekrar etti. MHP İlçe Başkanı Mehmet Altıntaş, sosyal medya hesabından devam ediyor: “Aynı maddede aralarına virgül konularak Lut kavminin hükümlerini devreye sokacak Cinsiyet Eşitliği Birimi kurulmasının görüşülmesi şehitlerimize ve gazilerimize verilen değerin göstergesidir. Farklı bir maddede değerlendirmeye tenezzül bile edilmemiştir. Üçüncü bir cinsiyet yerleştirmeye çalıştığınızın farkındayız. Bizler Lut kavminden gelmiyoruz, övdüğünüz kavmi meşrulaştırmanıza izin vermeyeceğiz.”

AKP ile MHP Merkezefendi İlçe Başkanlıkları’nın “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi” kurulması tartışmalarını Belediye Meclisi’nin dışına taşıyıp, belediye önünde yaptıkları ortak açıklamada tekrar edilen cinsiyetçi ve homofobik nefret nakaratları ise şöyle sıralandı: “Lut kavminin ve LGBT hükümlerini devreye sokacak “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi”… Sapık zihniyet ürünü bir kavram… Süslü cümleler ile Belediye Bünyesine LGBT’yi yerleştirmeye çalışmak… Lut kavmi… CHP ve onun kirli zihniyeti… Kutsal Aile Kavramını yıkmaya çalışmak… uluslararası merkezlerden zorla dayatılan LGBT lobileri…”

Kamu sendikası Memur-Sen, LGBTİ+’ların işe alınmasına karşı

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi” kurulması “teklifine tepki için” AKP ve MHP Merkezefendi İlçe Başkanlıklarının yaptığı basın açıklamasına Memur Sendikaları Konfederasyonu Memur-Sen de katıldı.

Memur-Sen, “Merkezefendi Belediyesi ne yapmayı hedefliyor” diye soruyor ve devam ediyor: “LGBT'yi özendirici madde… Cinsiyet Eşitliği Birimi kurulması… Bu sinsi çalışma… Sapkınlığı özendirici, yönlendirici bu girişim… LGBT'lilerin işe alınmasının yolunu açmak…”

“Kadın eşitliği adına yapılan her çalışmaya karşı, LGBTİ diyerek ortalığı ayağa kaldırıyorlar”

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, sosyal medya hesabından, “AKP ve MHP’li bazı yöneticilerin kadınlara yönelik eşitlik ilkesini hayata geçirmek adına kurmaya çalıştığımız birim için ortalığı nasıl ayağa kaldırdıklarına üzülerek şahit oldu bu şehir” açıklaması yaptı.

“AKP ve MHP’li bazı isimler, “Toplumun ahlakını bozuyorlar, insanları sapkınlığa sürüklüyorlar” gibi akıl almaz, idrake sığmaz açıklamalarda bulundular. Peki, bunu neden yaptılar? Çünkü “kadın” kelimesini gördükleri her yerde ürperiyorlar. Kadının toplumsal hayata katılması kadar, kadının özgürce kendini ifade etmesi kadar onları korkutan hiçbir şey yok. Bu korku ve travmalarının sebebini çok iyi anlıyorum. Çünkü kadınlar, kendilerini katleden canilere kravat taktı diye iyi hal indirimi veren zihniyeti unutmaz. Çünkü kadınlar, çocuklarına tecavüz edenleri “bir kereden bir şey olmaz” diye savunan zihniyeti unutmaz. Çünkü kadınlar, aynı emeği vermelerine rağmen daha ucuza çalıştırılmalarını, kahkahalarından rahatsız olanları, onlara durmadan nasıl giyinip nasıl yaşayacaklarını emreden bu zihniyeti unutmaz.

İşte bu yüzden kadın eşitliği adına yapılan her çalışmaya karşı, LGBTİ diyerek ortalığı ayağa kaldırıyorlar… Merkezefendi Belediyemizin Eşitlik Birimi kurma meclis kararına tepki veren AKP ve MHP grubunda bulunan arkadaşlarımıza anayasamızın “kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. Maddesini hatırlatmayı bir borç biliyorum: Bu madde, kadınlara eşitsizlik giderilinceye kadar pozitif ayrımcılığı yalnızca kabul etmekle kalmıyor, bunun da ötesinde devleti bu ilkeyi yaşama geçirmekle de yükümlü kılıyor. 

CHP Merkezefendi İlçe Başkanı Ali Osman Horzum ise “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği; özellikle Kadın Hakları bağlamında sosyal bilimlerde yer edinmiş bir kavramdır” açıklaması yaptı: “Toplumsal yaşamın içindeki rollerde yani çalışma hayatında, kamu hizmeti alımında ve özellikle aile içinde erkek ve kadın rollerinin ve toplumsal itibarların eşit veya adil dağılımı talebidir. Bu kavramın yani Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2009 yılından bugüne değin yayınlamış olduğu “TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ ULUSAL EYLEM PLANLARI”nda Devletimizin resmi bir politikası olarak kabul edildiğini görmekteyiz. Nihayetinde Bakanlığın güncel olarak yayınlamış olduğu, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planında da (2021-2025), bu kavramın temelinde resmi politikanın sürdürüldüğünü görmekteyiz.”

Denizli Kadın Platformu, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Adil Bir Toplum İçin Alandayız” açıklaması yaptı.

“Onlar hasta ya da sapkın değil, toplum olarak siz hasta ediyorsunuz”

İlçenin ve kentin gündeminde olan tartışmaların temelinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi” olduğunu söyleyen Ayna Haber Denizli’den gazeteci Ayhan Çimendağ, “Cahil Cesareti ve Cinsiyet Meselesi” başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı.

Kadın cinayetlerinin yıllık dökümünü sıralayan gazeteci yazar Çimendağ, “kendini vicdanlarını bile sızlatacak bir söylemle tercih ve yönelimleri farklı olan insanları “hastalıklı” ilan edip toplumu kin ve nefrete sevk ediyorlar” diye yazdı ve ekledi: “En acısı da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği teklifini sunanlar da bu söyleme sessiz kalıp, sadece kadın ve çocuk tarafı ile ilgili eleştirilere cevap veriyor.” 

Tüm dünyada bilimsel çalışmaların “on yıllardır farklı cinsel yönelimlerin hastalık olmadığını altını çizerek” vurguladığını belirten Ayna Haber Denizli yazarı, “Dini olarak uygun görmemeyi anlarım, saygı da duyarım. Ancak farklı yönelimi olan insanlara da saygı beklerim” dedi: “Zira onlar hasta değiller, hastalıklı bakış açısı onları hasta gibi davranmaya itiyor… Ayrımcılığa ve homofobik tutumlara maruz kalınmadığında kişinin eşcinsel veya farklı yönelimlere sahip olmasının kendi başına bir hoşnutsuzluk yaratmadığını veya iyilik halinin diğer cinsel yönelimleri olan kişilerden farklı olmadığını gösteren pek çok çalışma var.”

Denizli Ayna Haber yazarı Çimendağ, “cinselliğin üreme odaklı olması”yla “heteroseksist yaklaşımın eşcinselliğin hastalık olarak görülmesinde” önemli faktörlerden olduğunu da hatırlattı: “Özetle siz insanları sizin gibi görmedikleri, sizin gibi düşünmedikleri, sizin gibi konuşmadıkları ve sizin gibi davranmadıkları için ötekileştirmekten vazgeçtiğiniz anda insanlar iyi ve güzellikler saçan bir yaşam sürmek için kendilerine alan açabiliyor.”


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, kent hakkı, aile, siyaset
nefret