18/07/2022 | Yazar: Yıldız Tar

İzmir Alsancak’tan işkence görüntüleri: Köpek gezdiren trans kadınlara bekçi ve polisten sokak ortasında işkence, ters kelepçe, biber gazı, cinsel şiddet…

İzmir’de polis ve bekçi el ele trans kadınlara işkence yapıyor! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

UYARI: Bu haber şiddete ilişkindir. Detaylara girilmese de örneklerle yaşananlar aktarılmakta, işkencenin belgesi görüntüler yayınlanmaktadır. İçerik daha önce şiddete, ayrımcılığa, nefrete uğrayan ya da şahit olan kişiler için o anları tetikleyebilir, travmatik etkiler yaratabilir. Böyle bir durumda size destek olabileceğini düşündüğünüz ruh sağlığı uzmanına ulaşabilir, şehrinizdeki LGBTİ+ oluşumu ile bağlantıya geçebilirsiniz.

Son dönemlerde seks işçisi trans kadınlara nefret saldırıları, cinayetler, polis ve bekçi baskısıyla gündeme gelen İzmir Alsancak; bu kez de trans kadınlara sokak ortasında işkence ile gündemde.

16 Temmuz gecesi Alsancak’ta köpeklerini gezdirmek için sokağa çıkan iki trans kadının yanına gelen bekçiler, “Burada bekleyemezsiniz” dedi. Kadınlar, gerekçe sorduğunda bekçi herhangi bir cevap vermedi ve kadınlara saldırmaya başladı. Trans kadınların, “Bunu yapamazsınız, yetkiniz yok” demesi ve bekçilere hukuku hatırlatmasına cevap ise daha fazla şiddet oldu.

Darp, cinsel şiddet üstüne ters kelepçe!

Bekçinin sokak ortasında işkencesine polisin de eklenmesiyle işkencenin boyutu arttı. İlk saldırıya uğrayan iki kadının yanı sıra; iki trans kadın arkadaşları daha polis şiddetiyle karşılaştı. Kolluk ve bekçi el birliğiyle kadınları yerlerde sürükledi, cinsel saldırıda bulundu. Saldırdıkları kadınları bir de ters kelepçeyle gözaltına aldılar.

Kadınlar, 100 metre ötedeki Alsancak Polis Merkezi’ne uzunca süre götürülmeyerek araçta bekletildi. Ters kelepçeleri çıkartılmadı. Sokakta terör estiren polis, Genç LGBTİ+ Derneği’nden aktivistlerin tüm çabalarına rağmen işkence ve kötü muamelesini sürdürdü.

Kadınlar, Avukatları Sena Yazıbağlı’yı arayarak yaşadıklarını anlattı. Av. Yazıbağlı, müvekkillerini 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramaları için yönlendirdi.

Yazıbağlı, o sırada şehirdışında olduğundan İnsan Hakları Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği İzmir Şubesi'nden Av. Nehir Bilece ve Av. Eylem Zengin kadınların yanına gitti.

Polisi 112’ye şikayet edince ters kelepçeler açıldı

Polis, kadınların ters kelepçesini ancak kadınlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp şikayet ettiğinde çıkardı. Ancak, kadınların ifadeleri gece boyunca alınmadı. “Vardiya değişikliğini” bahane eden polis, trans kadınları gece boyunca alıkoydu. Emniyet’teki ifadelerin ardından bir trans kadın hariç, gözaltına alınan herkes serbest bırakıldı. Polis işkencesine uğrayan bir trans kadın ise Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Suçlama, görevli memura mukavemetti. Kadın, yurtdışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.

“Nefret saldırısına ilişkin tedavileri sürerken bir kez daha işkenceye uğradılar”

Alsancak’ta artık rutine dönüşen bu işkence uygulamalarını Av. Sena Yazıbağlı, KaosGL.org’a değerlendirdi. İki müvekkilinin daha önce nefret saldırısına maruz kaldığını, şiddet gördüklerini ve baygın halde dere kenarına atıldıklarını hatırlatan Av. Yazıbağlı, “Nefret saldırısına ilişkin tedavileri sürerken bir kez daha işkenceye uğradılar” dedi ve ekledi:

“Alsancak Bornova Sokak’ın adı dahi o sokağın tarihini ortaya koyuyor. O sokağın adı Azra Has Sokağı’dır. Adını, o sokakta öldürülen bir trans kadından alır. 80’lerden beri trans kadınların yaşadığı bir sokak, son yıllarda Emniyet Müdürlüğü marifetiyle işkence mahalline dönüştürüldü. 16 Temmuz gecesi yaşananlar da büyük tablonun bir kesiti. Darp, biber gazı, polis otosunda havasız keyfi olarak bekletme, 100metre illerdeki karakola geç götürme, kollukta ters kelepçe bekletme… İşkenceye maruz kalan trans kadınlar 112’yi arayıp Alsancak Polis Karakolunda ters kelepçeli halde bekletildiklerini söyledikten sonra kelepçeleri açıldı.

“Alsancak Azra Has Sokağı ve bölge sokakları uzun süredir kolluk kuvvetinin ablukası altında, keyfi nedenlerle trans kadınların sokağa çıkması dahi engelleniyor. Bakkala gidene, köpeğini gezdirene Kabahatler Kanunu'ndan taşıtlı motorlara, işportacılara kesilen cezalar kesiliyor. Ahlak Şube, Bornova Sokağı ve çevresinin aile muhiti olduğu ve ailelerin trans kadınlardan rahatsız olduğunu iddia ediyor. Senelerdir orada yaşayan kadınları kendi evlerinden kovmaya çalışıyor.”

izmir-de-polis-ve-bekci-el-ele-trans-kadinlara-iskence-yapiyor-1

Bir yandan İzmir Büyükşehir sokağı “yayalaştırıyor”!

Av. Yazıbağlı, Emniyet’in tutumunun yanı sıra, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de uygulamalarıyla polis şiddetine bahane yarattığını da vurguladı:

“Ne yazık ki trans kadınlar aktivistlerin ve avukatların dayanışmasıyla sokak alan kavgası verirken İzmir Büyükşehir Belediyesi Bornova Sokağı'nı yayalaştırma projesi kapsamında araç girişine kapattı. Zaten zor şartlarda yaşayan pek çok trans kadın için kolluğun yeni bahanesi bu oldu. Yerel yönetim çalışmaları övülen ana muhalefet partisinin belediyesi popülist bir tavırla, orada yaşayan trans kadınlarla hiçbir şekilde görüşmeden bir soylulaştırma harekatına girişti. Daha geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı, yayalaştırdıkları sokaklara giderek esnafla fotoğraflar çekildi. Oraya kadar gidip trans kadınlarla görüşmedi bile.”

İzmir’de ne oluyor?

Kaos GL’nin hazırladığı LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Yılı Raporu’nda translara yönelik hak ihlalleri oldukça geniş yer buluyor. Temel insan haklarına erişemeyen translar, birkaç başlıkta değil neredeyse bütün konularda hak ihlallerine maruz kalıyor.

Bu hak ihlallerinin başında da barınma hakkı geliyor. Geçtiğimiz yıl bir yandan Ankara’da Eryaman-Esat davası zaman aşımı riskiyle devam ederken bir yandan da İstanbul Beyoğlu Küçük Bayram Sokak ve İzmir Bornova Sokak’ta trans kadınların yaşadığı evlere ve çalıştığı sokaklara defalarca polis operasyonu, tacizler gerçekleştirildi.

Kaos GL’nin İnsan Hakları 2021 Yılı Raporu’nda bu durum şu ifadelerle yer aldı:

“(Küçük Bayram Sokak’ta) 2020’nin son zamanlarında başlayan sistematik polis şiddeti, bir bölgede bulunan bütün evlerin mühürlenerek kullanımının yasaklanması ile yeni bir boyut kazandı. Salgın sürecinde sağlık hakları yok sayılan trans kadınlar evsiz şekilde devlet tarafından sokağa terk edildi.

“İzmir’in Alsancak semtinde bulunan Bornova Sokak da benzer bir sürecin evrelerini yaşıyor. Her gün olduğu gibi polis kordonuna alınarak, bölgede yaşayan transların evlerine yemek götüren kuryelere dahi gerekçesiz kimlik denetimleri gerçekleştiriliyor. Araç trafiğine kapatılarak yayalaştırma projesinin hayata geçirildiği sokak, sokağın sakinlerinden olan transların, planlamasında dikkate alınmadığı bir proje sonucunda araçlardan ve translardan “arındırılacak”! Aktivistler bu süreci “soylulaştırma” projesi olarak niteliyor.”

Translar, hakları için sokakta!

Alsancak’ta seks işçisi  trans kadınlar barınma hakkı ihlallerine karşı 13 Nisan’da bir araya geldi.

Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde buluşan LGBTİ+ aktivistleri ve seks işçisi trans kadınlar basın açıklamasında “Genel ahlak’ anlayışı gerekçe gösterilerek biz seks işçisi trans kadınlara yönelik son yıllarda şiddeti artarak devam eden baskılara dur demek için burada toplandık” dedi.

İzmir’de son altı ayda gerçekleşen transfobik nefret saldırılarının öfkesini taşıdıklarını söyleyen seks işçisi trans kadınlar hatırlattı: 

“20 Kasım gecesi Bornova sokağında bir saat arayla aynı fail tarafından iki farklı bıçaklı saldırının gerçekleştiğini, 25 Kasım’da ise Basmane gar önünde 2 trans kadın arkadaşımıza saldırıldığını ve birinin katledildiğini; 16 Ocak’ta Karabağlar’da bir trans kadının öldürüldüğünü tekrar söylüyor ve adalet arayışımızın sürdüğünü haykırıyoruz.”

Basın açıklamasına katılan Hakların Demokratik Partisi İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da söz aldı. Kemalbay, “Bir arada yaşamayı öğreneceğiz. Trans yaşamlar değerlidir” dedi.

Basın açıklamasında trans kadınlar taleplerini şöyle sıraladı:

*Hukuksuz ev kapamalarının son bulması ve hukuksuz bir şekilde mühürlenen ikamet yerlerinin yeniden açılması,

*Keyfi ceza ve kısıtlamaların derhal durdurulması ve delilsiz yazılan cezaların iptal edilmesi,

*Yaşam alanlarımızda sürdürülen polis ablukasının kalkması,

*İlkim Delal Cemre Özenin serbest bırakılması,

*Görevi kötüye kullanan polis memurları hakkında soruşturma başlatılması,

*Transların temel insan hakları ve kent haklarına eşit erişimin önündeki engellerin kaldırılarak hakların hayata geçirilmesi,

Trans hayatlarımız değerlidir.


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları
Dijital