03/04/2023 | Yazar: Yıldız Tar

LGBTİ+’lar 2022’de en az 612 kez işkence veya kötü muameleye uğradı, kişisel bütünlükleri ihlal edildi. Polis ve cezaevi görevlisi şiddeti ön plandaydı.

LGBTİ+’lara bir yılda en az 612 kez işkence ve kötü muamele! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Derneği, LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2022 Raporu’nu yayınladı. “Özgürlüğe Yürüyelim” üst başlığıyla yayınlanan rapor, derneğin 2007 yılından beri sürdürdüğü insan hakları izleme çalışmalarının bir ürünü.

Türkiye’nin son on yılını da değerlendiren rapora göre, 2022 senesi LGBTİ+ hakları açısından “serbest düşüşün” devam ettiği bir yıl oldu. İhlal sayılarına göre en öne çıkan ise barışçıl eylemlerde polis saldırısı ile gözaltına alınma ve buna eşlik eden fiziksel şiddet.

Rapora göre, LGBTİ+’lar bir yılda en az 612 kez işkence veya kötü muameleye uğradı, kişisel bütünlükleri ihlal edildi.

İşkence ve kötü muamele en çok toplantı ve gösterilerde gözaltına alınma sonrası gerçekleşse de bunla sınırlı değil. Cinsiyet geçiş sürecinde kısırlaştırma için yapılan cerrahi ve hormonal müdahalelerin yasal altyapısı korunduğu için de ihlaller devam etti.

Polis ve cezaevi görevlisi şiddeti ön planda!

Raporun, “İşkence ve Kötü Muamele Yasağı ile Kişisel Bütünlük Hakkı” başlıklı bölümünde 612 ihlal yer alıyor:

26 Haziran 2022’de kötü veya onur kırıcı muamele uygulanarak gözaltına alınan 373 kişi; 20 Mayıs 2022’de darp edilerek gözaltına alınan 70 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi ile plastik mermilerle yapılan polis saldırısı eşliğinde gözaltına alınan 42 Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi; tek bir olay gibi görünse dahi olayın etkilediği hak sahibi sayısını göstermesi bakımından ayrı bir yerde durmaktadır.

Rapora göre, ihlallerin tamamına yakınında polis veya cezaevi görevlileri şiddet uyguladı:

Bundan ayrı olarak gözaltı öncesinde veya gözaltı sırasında kötü muamele on; soruşturmaya konu edilmeyen kişisel bütünlüğe dönük tehdit yedi; cezaevinde uygunsuz tutulma ise üç ayrı olayda raporlanmıştır. Kaos GL, pozitif yükümlülüğün ihlalinin bir sonucu olan soruşturmama veya etkisiz soruşturma durumlarını da usul yönünden kişisel bütünlük hakkı ihlali olarak ele almaktadır.

Bir işkence metodu olan sözde onarım terapisi Türkiye’de yasak değildir ve kamusal figürler tarafından açıkça olumlanmakta, bu yöndeki akademik yayınlar teşvik edilmektedir.

Bir diğer sistematik kişisel bütünlük hakkı ihlali ise cinsiyetin tanınması için transların beden bütünlüğüne dönük cerrahi müdahale ve endokrinolojik konsültasyon zorunluluğudur.

Veriler devlet tarafından paylaşılmasa da yenidoğan interseks bedenlere, toplumsal cinsiyet rollerinin etkisiyle cerrahi müdahaleler yapıldığı konusunda görüş birliği vardır.

Rapora ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, onur yürüyüşü
nefret