20/10/2021 | Yazar: Deniz Mutlu Taşyürek

Hess’e göre, kuir yaşlanmanın temsilleri, “yaşlanma anlatılarına sıklıkla nüfuz eden hastalık ve ölüm temalarını reddeder” ve işleri daha çetrefilli bir hale getirir.

Linda M. Hess’ten Kuzey Amerika Kurgularında Kuir Yaşlanma Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İllüstrasyon: Elif Öner / KaosGL.org için stok görsel

Deniz Mutlu Taşyürek, Jamie McFarland’ın ageculturehumanities.org web sitesinde yayınlanan kitap incelemesini KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

Transparent (Soloway, 2014-2018)[1], Grace and Frankie (Kauffman, 2015-devam ediyor)[2], This is Us (Fogelman, 2016-devam ediyor)[3], The Cool Kids (Day & Fruchbom, 2018-2019)[4] ve AJ and the Queen (Rupaul & King, 2020-devam ediyor)[5] gibi bazı ana akım televizyon dizileri göz önünde bulundurulduğunda, LGBT’lerin yaşlanma süreçlerini temsil eden kurgular ancak son zamanlarda kültürel tahayyülümüzün bir parçası olmuş gibi görünebilir. Ancak Linda M. Hess’in Queer Aging in North American Fiction [Kuzey Amerika Kurgularında Kuir Yaşlanma] kitabı, bu yaygın kanıyı alaşağı etmekte ve son seksen yılın edebiyat ve sinemasında yaş ilişkilerinin ve lezbiyen ve gey kimliklerin köklü tarihinin izini sürmektedir. Hess’e ait bu monografi, çoğu zaman görünmez ve hatta idrak edilemez olan bir olguyu görünür kılmaya çabalar: kuir yaşlanma. Hess’e göre, kuir yaşlanma “chrononormative[6] kültür içerisinde” ya da daha basit bir deyişle (hetero)normatif ve üreme odaklı kültürde, “yaşlanmayı şekillendiren normlarla ihtilaf halinde olan ve bu normlara karşı direnen yaşlanma biçimlerini tartışan anlatılara” (11) tekabül eder. Kuir yaşlanmaya dair kurgular heteroseksüel baş karakterleri dışlamak zorunda değildir. Ancak Hess, “LGBTQ kişilerin ve karakterlerin kendi kültürel tarihleri sonucunda” (9) kuir yaşlanma kurguları üretmek için daha uygun olduğunu öne sürer. Bu nedenle, Hess’in monografisinde incelenen metinler, temelde kuir bir şekilde ve muhtemelen norma karşı gelerek yaş alan lezbiyen ve gey ana karakterlere odaklanır.

Monografi, özelde kuir zaman kavramının ve genelde kuir teorinin yaş/lanma çalışmaları ile kesişimselliğine dönük giderek artan ilgiyi yansıtmakta (Chazan; Sandberg ve Marshall; Port; Sandberg) ve neredeyse sadece lezbiyen ve/veya gey yaşlanma temsillerine odaklanan kısıtlı bir literatüre dayanmaktadır. Bu çalışmanın emsalleri, ya lezbiyen ve gey yaşlanmayı orta yaş üzerinden ele alır ya da sadece yirmi birinci yüzyılda (özellikle 2010 sonrası) üretilmiş kurgulara odaklanır. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda, Hess’e ait Queer Aging in North American Fiction kitabı, merkezine yaşlanmayı aldığından, kronolojik bir açıdan yirmi ve yirmi birinci yüzyıllar boyunca karşılaştığımız yaşlı ya da yaşça büyük lezbiyen ve gey karakterlere odaklandığından özellikle kayda değer bir eser. Bu nedenle, bu metin yaş/lanma çalışmalarına, LGBT çalışmalarına, kuir teoriye, toplumsal cinsiyet çalışmalarına, Amerika ve Kanada edebiyatına ve kültürel çalışmalara ilgi duyanlar için değerli bir okuma parçası.

Monografi; giriş bölümünden, İkinci Dünya Savaşı sonrasından başlayıp “yaşlanan LGBTQ’ların karmaşık ve pozitif temsillerinin ana akım izleyici kitlesi tarafından erişilebilir olduğu” (21) milenyumun ilk on yılına kadar uzanan dönemi kapsayan dört bölümden ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Bu bölümlerin her birinde Hess, bazen lezbiyen bazen de gey ana karakterlere sahip olan iki metnin derinlikli bir incelemesini sunar. Hess’in gey ve lezbiyen karakterleri yan yana ele alması, “yaşlanma” ile “normatif olmayan cinselliklerin” (21) kesişimselliğine bakarken toplumsal cinsiyeti de göz önünde bulundurmanın önemini vurgulamaktadır.  İlk üç bölüm altı tane edebi metni odağına alır: Dorothy Baker’a ait 1943 tarihli Trio: A Novel [Üçlü: Bir Roman], James Baldwin’e ait 1956 tarihli Giovanni’s Room [Giovanni’nin Odası], June Arnold’a ait 1975 tarihli Sister Gin [Kız Kardeş Cin], Andrew Holleran’a ait 1978 tarihli Dancer from the Dance [Danstaki Dansçı] ve 1996 tarihli The Beauty of Men [Erkeklerin Güzelliği] ve son olarak Suzette Mayr’a ait 1998 tarihli The Widows [Dullar]. Devamında, yani monografinin son bölümünde Hess odağını iki filme kaydırır: Mike Mills’e ait 2010 tarihli Beginners [Acemiler][7] ve Thom Fitzgerald’a ait 2011 tarihli Cloudburst [Sağanak][8]. Hess’e göre, bu monografide “ilgiyi” (21) hak eden edebi ya da sinemasal herhangi bir metin “kuir ana karakterlere odaklanmalı” (21) ve “yaşlanmayı önemli bir yapısal unsur olarak” (21) barındırmalıdır.

Hess’in kitabının temel tezlerinden bir tanesi, kuir yaşlanma ile ilgili kurguların yaşlanma ve yaşam seyri kavramsallaştırmalarındaki (hetero)normatif ve yaş ayrımcılığına dayanan yaklaşımlara meydan okuyabileceği ve onları alaşağı edebileceğidir. Bunun en ikna edici şekilde örneklendirildiği kısımlar ise yazarın ayrı ayrı Arnold’a ait Sister Gin’i, Mayr’a ait The Widows’u ve Mills’e ait Beginners’ı incelediği dördüncü, yedinci ve sekizinci bölümlerdir. Hess’e göre, kuir yaşlanmanın temsilleri, “yaşlanma anlatılarına sıklıkla nüfuz eden hastalık ve ölüm temalarını reddeder” (152) ve işleri daha çetrefilli bir hale getirir. Her üç kurguda da hayatın daha sonraki evreleri, bir bitişten ziyade “olası bir yeniden başlangıç” (152) çerçevesine oturtulur. Örneğin, “Lesbian Feminist Aging: June Arnold’s Sister Gin (1975)” [Lezbiyen Feminist Yaşlanma: June Arnold’dan Sister Gin] adlı dördüncü bölümde Hess, menopozun kadınların yaşlanmasına dair toplumsal ve biyolojik açıdan önemli bir işaretçi olduğundan bahseder ve Arnold’ın menopoz temsillerine yaklaşımına odaklanır. “O dönemde yaygın bir şekilde menopozu vitamin eksikliği olarak tanımlayan negatif algıya” (83) meydan okuduğu için Sister Gin’in özellikle kayda değer bir kitap olduğunu öne sürer. Hess, menopozun üreme kabiliyetinin ve hatta üretkenliğin sonu olarak görülmesinin bir toplumsal inşa olduğunu dile getirir. Ancak menopoz olgusu, kuir yaşlanma anlatılarının baş karakterleri tarafından “sadece bireysel olarak kendi kendine yaşadığın bir geçiş evresi değil, aynı zamanda kadınların birlik olmasını ve ataerkil ideolojiye karşı çıkmak için feminist bir itki hissetmesini sağlayacak bir süreç” (84) olarak yeniden kavramsallaştırılır. Hess’e göre, Arnold’ın yaş almakta olan lezbiyen ana karakteri, “(heteronormatif) üreme ekonomisinin dışına çıktığı anda” (84) “kendini yeniden doğurabilmekte ve biyolojik çocuklar meydana getirmektense öfkesini kızı olarak adlandırabilmektedir.” (91) J. Jack Halberstam’in “üreme olgunluğu” kavramını kullanan Hess, menopozun üreme kabiliyetinin sonunu işaret etmekle bir alakası olmadığı ve üremenin daha yaratıcı biçimlerinin başlangıcı olduğu sonucuna varır. Menopoz çocuktan ziyade öfke doğurmanın başladığı zamandır.

Benzer bir şekilde, The Widows’u ele aldığı yedinci bölümde, Hess romanın doğum imgelemini ele alış biçimine odaklanır. Yetmişlerinde ve seksenlerinde hem heteroseksüelleri hem de heteroseksüel olmayanları içeren kadın baş karakterlerin hayatın ileri evrelerinde yeniden doğuşu nasıl deneyimlediklerini göstermek için Roberta Maierhofer’ın “bilince erişme” (152) ve “yeni bir benlik meydana getirme” (152) kavramlarından faydalanır. Okur, anlatıda Niagara Şelalesi’ne güçlendirici ve dönüştürücü bir dalış yapan kadınların ölmüş olmasını beklerken, Hess bu kadınların “her zamankinden daha fazla hayatta” (153) olduklarını gösterir. Son olarak, sekizinci bölümde Beginners filminin yaşlanma hakkında yeni bir hikâye oluşturduğunu öne sürer. Yaş almakta olan gey ana karakter yakın zamanlarda ölümcül kanser teşhisi alır; ancak yaratıcı bir şekilde bu süreci “ölümünden önceki son safha” (193) olarak değil, “yeni bir safha” (193) olarak görmeye karar verir. Hess, bu hikâyenin geleneksel çöküş anlatısına meydan okuduğunu belirtir. Sister Gin ve The Widows eserlerinde olduğu gibi, Beginners da “yaşlanmanın çöküşle özdeşleştirildiği alışılagelmiş anlatıyı” (154) reddeder; bunun yerine, yaşlanmanın ve hayatın ileri evrelerinin, yeniden doğuşlar ve yeni başlangıçlar zamanı olduğuna işaret eder. Hess’in kitap boyunca etkileyici bir şekilde ortaya koyduğu üzere, kuir yaşlanma kurguları sadece yaş almanın egemen ve popüler kavramsallaştırmalarına meydan okuduklarından değil, aynı zamanda lezbiyen ve gey öznellikler için geleceği hayal etme cüretini gösterdikleri ve bu konudaki yıkıcı stereotiplere direndikleri için de çok önemlidir.

Monografinin sonuç bölümünde Hess, Grace and Frankie ve Transparent gibi popüler televizyon dizilerine, Lygia Barbosa ve Elaine Brum’dan 2017 tarihli Laerte-Se ve Tiona McClodden’dan yapım aşamasında olan The Untitled Black Lesbian Elder Project gibi belgesellere atıfta bulunur. Bu çalışmalar üzerinden, mevcut kültürün kuir yaşlanma temsillerine dönük yoğun ilgisine kısaca odaklanır. Sonuncu çalışma başta olmak üzere bu metinlerin “kuir yaşlanmanın kurgusal temsillerinde çoğunlukla dışlanan ırk ve sınıf [ve cisnormativite] gibi konulara odaklanarak kuir yaşlanma anlatılarının kapsamını genişlettiklerini, bu nedenle kayda değer olduklarını” (228) dile getirir. Hess’in ırk kavramına kısa ama eleştirel yaklaşımı, gerekli ve takdire değer niteliktedir. Sister Gin’de yer alan “Afroamerikalı yaşlı hizmetçi” (81) Miss May ve “beyaz orta sınıf feminizm” (92) temalarına odaklandığı dördüncü bölüm gibi, Hess’in ırk ve ırksallaştırılmış karakterler üzerine yürüttüğü bazı tartışmalar “kadının” evrensel bir kavram olduğu fikrini verili almaz; aksine bu fikri ikna edici bir şekilde yapı çözüme uğratır. Fakat, kuirlik ve yaşlanan öznelliklerin inşası ile ırk ve özellikle beyazlık arasındaki ilişkiye dair daha eleştirel bir yaklaşım, Hess’in analizini daha da güçlü kılabilirdi. Analize dahil edilen kuir karakterlerin hepsi değilse bile büyük çoğunluğu, beyaz ya da beyaz varsayılan kişilerden oluşmaktadır. Bu nedenle, ırk betimlemeleri “kuir yaşlanmanın kurgusal temsillerinden dışlanmış” (228) durumda değil, aksine yaşlanma kavramının inşasının içkin bir parçası halindedir. Analize dahil edilen kuir yaşlanma kurgularında beyazlığın baskın olduğunu düşünecek olursak, gelecekteki akademik çalışmalar; yaşlanma, zamansallık, gelecek ve kuir zaman kavramları açısından kuirliğin yanı sıra beyazlığın önemini sorgulayabilir ve araştırabilirler. Dahası, kitap başlığındaki iddianın aksine, Hess bütün Kuzey Amerika kurgularına bakmak yerine sadece Amerika ve Kanada’dan metinleri incelemektedir. “Kuir” ve “yaşlanma” gibi önemli anahtar kelimelerin aksine, “Kuzey Amerika” metinde tanımlanmamış, netleştirilmemiş ve/veya tartışmaya açılmamıştır. Gelecekteki akademik çalışmalar aynı zamanda Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’yle sınırlı kalmayıp analizin kapsamını genişletebilir ve Meksika ve Orta Amerika da dahil olmak üzere Kuzey Amerika’nın tamamından temsil gücü daha yüksek bir metin seçkisine odaklanabilirler.

Kuir yaşlanma hakkında kurgu eserler onlarca yıldır mevcut olsa dahi Hess’in arşivi göstermektedir ki bu kurgular neredeyse istisnasız şekilde daha ayrıcalıklı cinsel azınlıklara ve cinsiyet azınlıklarına odaklanma eğilimindedirler. “Kuir yaşlanmanın en yeni tasvirlerinin çoğu hala beyaz, orta sınıf gey ve lezbiyen karakterlere odaklanmaktadır,” (228) diye yazan Hess de bunu teslim etmektedir. Ayrıca kuir yaşlanma kurguları dikkat çekici ölçüde beyaz yerleşimci baş karakterleri merkezine almaktadır. Bu eserlerdeki biseksüel ve trans karakterleri göz önünde bulundurma ihtiyacına ek olarak, bu akademik alandaki gelecek çalışmaların, Turtle Adası ya da Kuzey Amerika bağlamında two-spirit [çift ruhlu] ve kuir yerli karakterleri ya da en azından bu karakterlerin eksikliğini tartışması gerekmektedir. Her ne kadar Hess two-spirit ya da kuir yerli ana karakterlerin eksikliğinden dolayı yaşlanmayı bu açıdan ele almamış olsa da gey ve lezbiyen yaşlanma kurguları açısından bu çığır açan monografi, kuir yaşlanma kurgularının kolonyal ya da ırkla ilgili dinamiklerine kafa yoracak gelecek çalışmalar açısından önemli bir zemin sağlamaktadır. LGBTQ2 yaşlanmanın edebiyat ve sinemadaki temsilleri daha çeşitli bir hal aldıkça ve kuir yaşlanma çalışmaları gelişmeye devam ettikçe Hess’in metni daha da önemli bir noktaya gelmektedir.

Alıntılanan Eserler

AJ and the Queen. Yaratıcı: Charles Rupaul ve Michael Patrick King, Netflix, 2020-devam ediyor.

Arnold, June. Sister Gin. Feminist Press, 1975.

Baker, Dorothy. Trio. Sun Dial, 1943.

Baldwin, James. Giovanni’s Room. Penguin, 1956.

Beginners. Yönetmen: Mike Mills, Universal, 2010.

Chazan, May. “Unsettling Aging Futures: Challenging Colonial-Normativity in Social Gerontology.” International Journal of Ageing and Later Life, 2019, pp. 1-29.

Cloudburst. Yönetmen: Thom Fitzgerald, Wolfe Video, 2011.

The Cool Kids. Yönetmen: Charlie Day ve Paul Fruchbom, 20th Century Fox Television, 2018-2019.

Grace and Frankie. Yaratıcı: Marta Kauffman, Netflix, 2015-devam ediyor.

Goltz, Dustin B. Queer Temporalities in Gay Male Representation: Tragedy, Normativity, and Futurity. Routledge, 2010.

—. “Still Looking: Temporality and Gay Aging in US Television.” Serializing Age: Aging and Old Age in TV Series, editörler: Maricel Oró-Piqueras ve Anita Wohlmann, Transcript, 2016, pp. 187-206.

Hess, Linda M. “Portrait of the Father as a Gay Man: A New Story about Gay Aging in Mike Mills’ ‘Beginners.’” The Journal of the Midwest Modern Language Association, vol.47, no. 2, 2014, pp. 163-183.

—. “‘My whole life I’ve been dressing up like a man’: Negotiations of Queer Aging and Queer Temporality in the TV Series Transparent.” European Journal of American Studies, vol.11, no. 3, 2017, pp. 1-19.

Holleran, Andrew. Dancer from the Dance. William Morrow, 1978.

—. The Beauty of Men. William Morrow, 1996.

Krainitzki, Eva. “Ghosted Images: Old Lesbians on Screen.” Journal of Lesbian Studies, vol. 19, no. 1, 2016, pp. 13-26.

—. “‘Older-wiser-lesbians’ and ‘baby-dykes’: Mediating Age and Generation in New Queer Cinema.” Feminist Media Studies, vol.16, no. 4, 2016, pp. 631-647.

Laerte-Se. Yönetmen: Lygia Barbosa ve Elaine Brum, Netflix, 2017.

Mayr, Suzette. The Widows. NeWest, 1998.

Port, Cynthia. “No future? Aging, Temporality, History, and Reverse Chronologies.” Occasion: Interdisciplinary Studies in the Humanities, vol. 4, 2012, pp. 1-19.

Sandberg, Linn J. “The Old, the Ugly and the Queer: Thinking Old Age in Relation to Queer Theory.” Graduate Journal of Social Science, vol. 5, no. 2, 2008, pp. 117-139.

—. “Towards a Happy Ending: Positive Ageing, Heteronormativity and un/happy Intimacies.” Lambda Nordica, vol.4, 2015, pp. 19-44.

—, and Barbara L. Marshall Barbara. “Queering Aging Futures.” Societies, vol. 7, no. 3, 2017, pp. 1-11.

This Is Us. Yaratıcı: Dan Fogelman, NBC, 2016-present.

Transparent. Yönetmen: Jill Soloway, Amazon Studios, 2014-2019.

The Untitled Black Lesbian Elder Project. Yönetmen: Tiona McClodden, Harriet’s Gun Media, 2018.



[1] (ç.n.): Transparent dizisi hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt3502262/

[2] (ç.n.): Grace and Frankie dizisi hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt3609352/

[3] (ç.n.): This is Us dizisi hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt5555260/

[4] (ç.n.): The Cool Kids dizisi hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt7725538/

[5] (ç.n.): AJ and the Queen dizisi hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt8404094/

[6] (ç.n.): Kaliforniya Üniversitesi İngilizce bölümü öğretim görevlilerinden Elizabeth Freeman tarafından geliştirilen chrononormativity kavramı, zamanı deneyimleme biçimlerimizin normlarla uyum içerisinde bir şemaya göre şekillenmesine tekabül eder. Freeman, bu kavramı zamanın bedenlerimizin maksimum üretkenlikle hareket etmesini sağlamak için kullanılması olarak tanımlar. 

[7] (ç.n.): Türkiye’de Aşkın Halleri ismiyle vizyona giren film hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt1532503/

[8] (ç.n.): Film hakkında daha detaylı bilgi için bkz: https://www.imdb.com/title/tt1466054/


Etiketler: kültür sanat, yaşam, dünyadan, yaşlılık
Telegram