05/02/2021 | Yazar: Gözde Demirbilek

Lise öğrencileri “Boğaziçi Üniversitesi'nin polis ablukası altına alınmasına, LGBTİ+ bireylere karşı işlenen nefret suçlarına şahit olduğumuz için oldukça endişeli ve öfkeliyiz” diyor.

Lise öğrencileri #AşağıBakmayacağız diyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara Atatürk Lisesi, Bahçelievler Anadolu Lisesi, Beşiktaş Anadolu Lisesi, Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi, Çapa Fen Lisesi, Galatasaray Lisesi, Haydarpaşa Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, İstanbul Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Şair Abay Konanbay Anadolu Lisesi, Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi ve Vefa Lisesi  öğrencileri; Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektöre karşı protesto hakkını kullanan öğrenciler üzerinden örgütlenen nefret ortamı ve saldırılarla ilgili dayanışma mesajları yayınladı.

TIKLAYIN - Boğaziçi’nde hedef gösterme, soruşturma ve LGBTİ+’lara karşı nefret kampanyası

TIKLAYIN - Boğaziçi’nde polis saldırdı, yüzden fazla gözaltı: #AşağıBakmayacağız

TIKLAYIN - İstanbul Valiliği’nden ayrımcı Boğaziçi açıklaması

TIKLAYIN - Melih Bulu, Boğaziçi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nü kapattı!

Ankara Atatürk Lisesi mezun ve öğrencileri: “Ankara Atatürk Lisesi öğrencileri olarak son günlerde Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan kayyum ile birlikte gelişen hadiseleri; aşağı bakmayı kabul etmeyen, haklarini savunan, ülkenin aydın yüzleri olan gençlerin günlerdir yaşadıklarını üzüntü ile takip etmekteyiz. Yakın zaman içerisinde bir parçası olacağımız bu eğitim kurumlarının öğrencileri, akademisyenleri ve tüm demokratik kültür unsurları şiddetli bir tehdit altındadır. Anayasal hakları olan protesto ve toplanma hareketlerini kanun ve yasaları çiğnemeden gerçekleştiren öğrencilerin maruz kaldıkları; kaynağı polis olarak karşı karşıya kalınan ve boyutu ciddi derecelere ulaşan şiddet uygulamaları, insanları ayrıştırıp gururlarını zedeleyecek söylemler, yönelimleri ve bireysel kimliklerine karşı yapılan nefret söylemleri gibi birçok durumun kabul edilemeyeceğini savunuyoruz. Tüm bu davranışların üstüne en temel haklardan birisi olan ifade özgürlüğü hakkından da vazgeçirilmeye çalışıldığını da net olarak görmekteyiz. Antidemokratik bir şekilde atanarak kayyum rektör sifatini taşıyan, öğrenciler tarafından istenmeyen ve intihalleri ile bilinen Melih Bulu'nun istifa etmesini istiyoruz. Boğaziçi Üniversitesi'nin çok uzun yıllardır süregelen demokratik değer ve kültürlerine tamamen zıt olan bu durumların telafi edilmesinin atanmış rektör Melih Bulu'nun istifası ile başlayacağını savunuyoruz. Adım adım büyüyen bu direnişimizde herkesi yanımızda durmaya davet ediyor, vazgeçmeyeceğimizi ve asla aşağı bakmayacağımızı onurla bildiriyoruz.”

Bahçelievler Anadolu Lisesi öğrencileri: “Üniversitelere antidemokratik yollarla atanan rektörler ve sonrasında öğrencilerin haklı mücadelesi sebebiyle içerisinde bulunduğu durumda polisin öğrencilere müdahele etmesi, öğrencilerin gözaltına alınması, baskıya uğramaları, şiddet görmeleri, ayrımcılığa maruz kalmaları ve Boğaziçi Üniversitesi'nin ablukaya alınması yakın zamanda bizim de parçası olacağımız üniversitelerin özgürlük ortamını zedelemektedir. Şu anda üniversite okuyan veya okuyacak olan öğrencilerin geleceğe dair güvenini zedeleyip insanlara korku salmaktadır. Devam eden eylemlerde öğrencilere karşı uygulanan şiddet, orantısız güç kullanımı, öğrencilerin haklarını aradıkları için gözaltına alınmaları biz bütün öğrencileri ilgilendirmektedir. Tabii ki biz öğrenciler olarak bu haksız ve demokratik değerleri zedeleyen olaylara sessiz kalmayıp aksine daha da kenetlenecek, bu sorunun çözümü için mücadele edecek ve haklarını arayan arkadaşlarımızın arkasında olacağız. Protestoların Boğaziçi öğrencilerinin de dışında tüm öğrencileri, kadın hareketini, LGBTİ+ bireyleri ve daha birçok kesimi kapsadığının farkındayız. Biz lise öğrencileri olarak üniversitelere atanmış rektör istemiyoruz ve üniversitelerin özgür yapısını, demokratik değerlerini ve edinmiş olduğu eğitim gayesini kaybetmesini istemiyoruz, bu duruma karşı çıkıyoruz. Bahçelievler Anadolu Lisesi öğrencileri olarak bugünden tüm üniversiteli arkadaşlarımızın mücadelesine sahip çıkıyor gözaltına alınan bütün öğrenci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını ve başta Melih Bulu olmak üzere tüm atanmış rektörlerin istifasını istiyoruz. Halka halka büyüyen bu mücadelede tüm lise bileşenlerini antidemokratik uygulamalara karşı ses çıkarmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.”

Beşiktaş Anadolu Lisesi öğrencileri: “2 Ocak 2021'de Boğaziçi Üniversitesi'ne antidemokratik yollarla yapılan kayyum rektör atamasıyla başlayan direniş sürecini yakından takip ediyoruz. Geçtiğimiz yıllarda birçok lisede niteliksiz yöneticilerin atanmasına ve bu atamaların olumsuz etkilerine bizzat şahit olan Beşiktaş Anadolu Lisesi öğrencileri ve mezunları olarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri başta olmak üzere tüm öğrenci arkadaşlarımızın haklı direnişini destekliyoruz. Bu süreçte, anayasal haklarını kullanarak barışçıl protestolar ile meşru taleplerini dile getiren arkadaşlarımızın maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel şiddete, Boğaziçi Üniversitesi'nin polis ablukası altına alınmasına, LGBTİ+ bireylere karşı işlenen nefret suçlarına şahit olduğumuz için oldukça endişeli ve öfkeliyiz. Başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olmak üzere bu insanlık onuruna yakışmayan muamelelere maruz kalan tüm öğrencileri, Boğaziçi direnişine emek veren ve dayanışmayı yüreğinde hisseden herkesi selamlıyor ve onların taleplerini yineliyoruz; Kamu gücünü elinde bulunduranlar tarafından gerçekleştirilen, ölçüsüz ve hukuksuz uygulamalar olan tutuklamaların, ev baskınlarının, üniversitelerde gerçekleştirilen polis ablukasının, arkadaşlarımıza karşı uygulanan psikolojik ve fiziksel şiddetin bir an önce son bulmasını istiyoruz. Görsel ve yazılı medyanın üniversiteli öğrenciler, akademisyenler, LGBTİ+’lar ve haklı direnişe destek verenler üzerinden yürüttüğü karalama kampanyasına bir an önce son verilmesini, toplumun bizlerin demokratik ve meşru talepleri hakkında doğru bilgilendirilmesini istiyoruz. Aydınlık bir geleceği sağlamak ve hep yukarıya bakan bir nesil yetiştirmekle mükellef üniversitelerin ihtiyacı olan bilimsel özerkliğin sağlanmasını, bu doğrultuda rektörlerin demokratik bir seçim usulüyle belirlenmesini ve bütün kayyum rektörlerin istifasını talep ediyoruz. Demokratik, eşitlikçi, hukukun temel ilkelerine ve insan haklarına saygılı bir geleceğin teminatı olan biz gençlerin asla aşağı bakmayacağını ve LGBTİ+ haklarının insan hakları olduğunu her zaman dile getireceğimizi kimsenin unutmamasını istiyoruz. Beşiktaş Anadolu Lisesi öğrencileri ve mezunları olarak, halka halka büyüyen bu mücadelemizde tüm lise bileşenlerini antidemokratik uygulamalara karşı ses çıkarmaya, birlik olmaya davet ediyoruz. Buradayız, kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!”

Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi ve Çapa Fen Lisesi öğrencileri: “Çapa Fen Lisesi öğrencileri olarak, Boğaziçi Üniversitesi başta olmak üzere üniversitelere yapılan antidemokratik, usulsüz rektör atamalarına karşı hakkını aramaktan geri durmayan ve barışçıl protestolarını sürdüren öğrencilere, akademisyenlere, mezunlara - yani başını dik tutmaktan kaçınmayanlara karşı gösterilen baskıyı yakından takip etmekte ve büyük üzüntü duymaktayız. Mevcudiyetinin yegane temeli ülkesini bir adım daha ileri taşımak olan bizler, geleceğimizin güvencesi olan üniversitelerimizde bağımsız, demokratik ve baskıdan uzak bir ortamın gerekliliğini savunmaktayız. Protesto ve toplanma haklarını barışçıl bir şekilde kullanan öğrencilerin üniversitelerinin abluka altına alınması, LGBTİ+ bireylerin hedef gösterilerek yok sayılmaları, öğrencilerin ayrıştırıcı söylemlerle psikolojik ve fiziksel şiddete, istismara maruz bırakılarak tutuklanmaları ve birçok hakları hiçe sayılarak gözaltına alınmaları insanlık dışıdır ve kabul edilemez. Hak ve özgürlükleri uğruna canını dahi vermekten kaçınmayan bir milletin fertleri olarak tek gayesi ‘demokratik eğitim’ olan bizler, bu olaylara sebebiyet veren demokratik olmayan yollarla atanmış tüm rektörlerin istifasını talep ediyoruz. 173 yıllık tarihi boyunca ‘Öğren, öğret halka hakkı, gürle coş!’ diyerek yarının mimari nice öğretmenler ve istikbalin ışığı olan nice gençler yetiştirmiş Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi ve Çapa Fen Lisesi öğrencileri olarak demokrasiye karşı olan tüm tutumların karşısındayız.”

Galatasaray Lisesi öğrencileri: “Galatasaray Lisesi öğrencileri olarak üniversite öğrencilerine, akademisyenlere, LGBTİ+ bireylere ve kısacası aşağı bakmayı kabullenmeyen, demokratik değerleri savunan bütün halka karşı gittikçe artan baskıyı üzüntüyle takip etmekteyiz. Başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere üniversitelere rektörlerin tepeden inme bir şekilde atanmasının ardından bu dayatmaya barışçıl yollarla karşı çıkılmasına rağmen yüzleşilen zulmün her geçen gün vahimleştiğinin farkındayız. Yakında bir parçası olacağımız bu kurumların öğrencileri, akademisi ve demokratik kültürleri yoğun bir tehdit altında. Protesto ve toplanma haklarını medenice kullanan öğrencilerin; polis kaynaklı insanlık dişi boyutlara varan şiddet uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaları, bireysel kimliklerine ve yönelimlerine yapılan nefret söylemleri, insanlık gururunu zedeleyecek sistematik ve kinci yaklaşımlarla aşağılanmaları kabul edilemez. Tüm bunlar aracılığıyla temel hakları olan ifade özgürlüklerinin caydırılarak kısıtlanmaya çalışıldığının bilincindeyiz. Bu sorun başta üniversiteler olarak bütün öğrencileri, halkı ve insan hakları hareketlerini kapsar bir toplumsal hale büründüğünden liseli öğrenciler olarak sessiz kalmayarak sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Öğrencilere ve haklarımıza karşı güdülen bu politikanin ve toplumsal yansımasının acilen bitmesini, bireylere vücut bütünlüğü ve hukuki yargılanma dahil olmak üzere bütün temel haklarının iade edilip gözaltındakilerin serbest bırakılmasını, son olarak da rektör atamasi, kulüplerin kapatılması ve akademinin itibarsızlaştırılması çabasıyla kurumlara verilen zararın Melih Bulu'nun istifasıyla başlayacak süreçte bir nebze de olsa telafi edilmesini talep ediyoruz. Halka halka büyüyen bu mücadelede tüm lise bileşenlerini antidemokratik uygulamalara karşı ses çıkarmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.”

Haydarpaşa Lisesi bildiri sürecinden LGBTİ+ sansürü sebebiyle ayrılan bir grup öğrenci: “Haydarpaşa'dan bazı öğrenciler olarak sansürlenmiş bildirilerden rahatsızlık duyduk ve kimsenin makbul kalıplarının altına girmemek için yeni bir bildiri yayınlamaya karar verdik. Son günlerde Boğaziçi Üniversitesine atanan kayyum rektörle başlayan, gittikçe büyüyerek başta LGBTİQ+ hareketini, kadın hareketini, Kürt hareketini kapsayan ve baskıcı rejime karşı tavrını koyan barışçıl eylemleri takip etmekteyiz ve desteklemekteyiz. Anayasal hak olan protestolara uygulanan polis şiddetinin, haksız gözaltıların ve LGBTİQ+ hareketini hedef gösteren, şeytanlaştıran tüm söylemlerin karşısındayız. Ataerkil ve faşist, yapılara karşı baş eğmeyen insanlara yapılan insanlık dışı polis müdahalesine, ters kelepçeye, polislerin uyguladığı fiziksel tacize, haksız gözaltılarına ve bedenlerimiz üzerinde tahakküm kurulmasına karşı direniyoruz ve aşağı bakmayı reddediyoruz. Söz konusu hedef gösterme çalışmalarının bir sonucu olarak Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün kapatılması, bu kararın kulübe bildirilmeden önce sosyal medyadan duyurulması; LGBTİQ+ bireylerin ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmesi demektir. LGBTİQ+'ların bu haklı mücadelesi, demokratikleşme ve insan hakları mücadelesidir ve mücadelenin vazgeçilemez bir parçasıdır! LGBTİQ+ bireylerin can güvenliklerini tehlikeye atan hedef gösterme çalışmaları nefret suçudur. Haklı mücadelemizi engellemek isteyen otorite LGBTİQ+'ları araçsallaştırmakta, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden açıklamalarla toplumu kutuplaştırmaktadır. Bu zihniyetin bir ürünü olarak eylemlerde polis tarafından LGBTİQ+ bireylerine yapılan sistematik şiddeti kınıyoruz. Haydarpaşa Lisesinden bir grup öğrenci olarak insanları marjinalleştirmek için norm haline getirilen tüm yapıların karşısında olmaya ve hayatlarımız, bedenlerimiz üzerindeki tahakküme karşı direnmeye devam edeceğiz. Onur Yürüyüşleri'nde de olduğu gibi #AşağıBakmayacağız.”

İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri: “2 Ocak 2021'den beri başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere ülkemizin güzide eğitim yuvalarına yapılan, akademik bağımsızlık ve demokrasi kavramlarından yoksun rektör atamalarına karşı protestoları üzgün gergin ama bir miktar da gözlerimiz ışıldar, geleceğimize ve gideceğimiz üniversitelere dair umutla bakar şekilde takip ediyoruz. Bu ve benzeri meselelerde görev yeterliliği konusunda ısrarla çizilmeye çalışılan meşruiyet çizgisini reddediyor ve konunun aslen şahısların yeterliliğinden bağımsız olarak yöntemdeki usulsüzlüğüne dikkat çekmek istiyoruz. İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri olarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle omuz omuza olamasak da kurumlarımızı gençliğe, bilime ve emeğe düşman bu karanlığa teslim etmemekte yanlarında olduğumuzu belirtiyor, bu eylemleriyle bizlerin geleceğe ve üniversitelere bakışına büyük bir umut ekledikleri için teşekkür ediyor, onların da belirttiği taleplerini kendi adımıza yineliyoruz: Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin tüm ülkede ses getiren haklı eylemlerinde normal şartlar altında üniversite sınırları dışında kendilerini korumakla görevli olan polislerden gördükleri muamele son bulmalı ve bazı videolarda açıkça orantısız şiddet kullandığı anlaşılan polisler hakkında soruşturma başlatılmalıdır. LGBTİ+ bireylere yönelik baskılayıcı, ayrıştırıcı tavırlar, kin ve nefret içeren veya uyandıran söylemler ve okul kulüplerine yönelik düşünce özgürlüğünü zedeleyici tutumlar ivedilikle terk edilmelidir. Verilen eğitime desteğinin yanında öğrencilerin bireysel ve sosyal gelişiminde büyük rol oynayan bu etkinliklere yönelik tehditler eğitimin temel niteliğini düşürmekle birlikte bizlere sunulan özgür gelişim ortamını da zedelemektedir. ‘Küçük bir Türkiye’ olarak tanımlanabilecek, bünyesinde her kesimden insan barındıran Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri başta olmak üzere toplumda farklılık yaratan bütün kesimlere yönelik; eylemde olana terörist, başörtülüye takiyyeci, LGBTI+ bireye sapkın cinsel yönelimine sapkınlık diyerek ülke çapında devam eden sözlü ve yazılı saldırılar son bulmalıdır. Kayyum rektör Melih Bulu istifa etmelidir. Ve elbette gözaltında olan üniversite öğrencilerinin mağduriyeti sonlandırılarak bu haklı davanın fiili savunucuları serbest bırakılmalı, gözaltı olayları son bulmalıdır.”

İstanbul Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri: “2 Ocak 2021'de, Boğaziçi Üniversitesi başta olmak üzere 5 farklı üniversitede rektör atamaları ile başlayan, protestolar ve gözaltı süreçleriyle devam eden öğrenci hareketini lise öğrencileri olarak takip ediyoruz. Üniversitelerin polis ablukasına alınması, gittikçe artan baskıcı, cinsiyetçi ve ayrımcı dil, kulüplere müdahale edilmesi, yapılan atamalarla akademi bağımsızlığının tehdit edilmesi gibi ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı ve eğitimde niteliği düşüren uygulamalar, yakın gelecekte parçası olacağımız üniversitelerin bizlere sunduğu özgürlük ortamını zedelemektedir. Boğaziçi Üniversitesi ve diğer üniversite öğrencilerinin protestolarını takip ettiğimizde öğrencilerin karşılaştıkları ayrımcı dil ve nefret söylemleri, orantısız güç ve şiddet, haksız gözaltılar bizleri yıldırmanın aksine kenetlemekte ve öğrenci dayanışmasının önemini göstermektedir. Günlerdir süregelen protestoların yalnızca Boğaziçi öğrencilerini değil, diğer bütün öğrencileri, kadın hareketini, LGBTİ+ bireyleri, işçi ve emekçileri de kapsadığının farkındayız. Biz lise öğrencileri olarak birkaç sene sonra eğitimimize devam etmeyi umduğunuz üniversitelerin özerk olmasını istiyoruz. Bilimsel, demokratik, nitelikli eğitim hakkımızın gasbedilmesini ve geleceğin üniversite öğrencileri olarak baskı ve şiddetin hedefi olmayı kabul etmiyoruz. Başta Melih Bulu olmak üzere tüm atanmış rektörlerin istifasını, rektörlük seçimlerinde tüm okul bileşenlerinin karar verici mekanizmalarda bulunmasını talep ediyoruz. Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri olarak bugünden tüm üniversiteli arkadaşlarımızın mücadelesine sahip çıkıyor gözaltına alınan bütün öğrenci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Halka halka büyüyen bu mücadelede tüm lise bileşenlerini antidemokratik uygulamalara karşı ses çıkarmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.”

Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri: “Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri olarak 1 Ocak 2021 tarihinde Boğaziçi Üniversitesine yapılan antidemokratik rektör atamasına karşı başlayan öğrenci direnişini, mezunların ve akademisyenlerin de dahil olduğu barışçıl protestoları yakından takip ediyoruz. Anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirdikleri protestolarda demokratik seçim taleplerini ilk günden beri ısrarla yinelemektedirler. Bu haklı eylemlerinde Boğaziçili öğrencilere uygulanan haksız gözaltılarını, psikolojik ve fiziksel şiddeti, toplumda oluşturulmaya çalışılan olumsuz yargıyı kınıyoruz. Bizler her türlü ideolojinin, kimliğin ve kültürün karşılıklı saygı ve uzlaşmaya dayanarak bir arada yaşandığı bir lisenin öğrencileri, geleceğin üniversite öğrencileri olarak demokratik ve bağımsız bir eğitim ortamı için rektörlük seçimlerinin demokratik bir şekilde gerçekleşmesini talep ediyoruz. LGBTİ+ bireylerin yok sayılıp ötekileştirilmesini, kutuplaştırıcı, cinsiyetçi, nefret söylemlerini kabul etmiyoruz. Bu sorun başta üniversiteler olarak bütün öğrencileri, halkı ve insan hakları hareketlerini kapsar bir toplumsal hale büründüğünden liseli öğrenciler olarak sessiz kalmayarak sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Karanlığı Ezenlerin Lisesi olarak aydınlık yarınlar için tüm öğrencileri dayanışmaya çağırıyoruz.”

Şair Abay Konanbay Anadolu Lisesi öğrencileri: “Yeni yıla girerken atanan ‘kayyum’ rektörler son derece anti-demokratik bir şekilde atanmıştır. Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte 5 üniversiteye atanan rektörler sadece içinde bulunan üniversite bileşenlerini değil bütün olarak öğrenci kitlesini ilgilendirir durumda. Bu atamalar doğrudan bizim eğitim hakkımıza yapılan saldırılardır; geleceğimize, hayallerimize, umut kapısı olarak gördüğümüz üniversitelere yapılan saldırılardır. Kayyum rektörlere tepki gösteren, başta demokratik ve özerk bir üniversite talebiyle bir araya gelerek mücadele eden tüm öğrenci arkadaşlarımızın yanındayız! Öğrencilerin bu haklı mücadelesine yapılan müdahaleler; orantısız polis şiddeti ve bunu meşrulaştıran söylemler, öğrencilerin cinsel kimlikleri ve yönelimleri sebebiyle hedef gösterilerek yapılan nefret söylemleri, haksız gözaltılar ile birlikte göz atında darp, işkence, cinsel taciz gibi şiddet göstergeleri, doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından öğrencilerin 'terörist ilan edilerek hedef gösterilmesi gibi kara propagandalar bize gösteriyor ki bu sadece bir üniversiteye atanan rektörün anti-demokratikliği, baskısı değil bir iktidar, bir tek adam baskısıdır. Tüm bu baskılara boyun eğmeyen, aşağı bakmayan, ülkenin her yerinden bu mücadeleye destek verenler arasında yer almak, liseliler olarak bu mücadeleye destek vererek geleceğimize yapılan bu saldırılara şimdiden karşı gelmek oldukça önemli bir yerde duruyor. Demokratik ve özerk bir üniversite talebiyle başlayan bu mücadele; LGBTİ+ bireylerin ayrıştırılmadıkları bir dünya, kadınların eşit işe eşit ücret, işçilerin insanca yaşanacak bir asgari ücret ve biz liselilerin ise parasız, bilimsel, demokratik eğitim talebiyle birleşiyor, büyüyor. Şair Abay Konanbay Anadolu Lisesi öğrencileri olarak gözaltıların serbest bırakılmasını, kapatılan kulüplerin geri açılmasını, atanan tüm rektörlerin istifa etmesini ve demokratik-özerk üniversite yapısını korumak adına rektörlerin tüm üniversite bileşenlerinin dahil olduğu bir seçimle belirlenmesini talep ediyoruz. Halka halka büyüyen bu mücadelede tüm lise bileşenlerini antidemokratik uygulamalara karşı ses çıkarmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.”

Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi mezunları ve öğrencileri: İnanç Lisesi öğrencileri olarak Boğaziçi Üniversitesinde cereyan eden bedbaht duruma karşı tutumumuzu; okul hayatımız boyunca mezunlarımızdan, İnanç ailemizden öğrendiğimiz kültürümüzün ve ‘İnanç ruhu’nun en önemli değerleri olan: saygı, adalet, hoşgörü, sevgi, sorumluluk ilkelerine bağlı kalarak açıklamak, hayat felsefemizi şekillendiren bu değerleri yeniden hatırlamak ve paylaşmak istiyoruz. Öncelikle insana duyulan saygının ve bireye atfedilen değerin her koşulda korunması gerektiğini savunuyoruz. Kişinin bireysel kimlik ve yönelimleri yargılanmaya açık değildir. Adil devlet sisteminde, hukukun üstünlüğü geçerlidir ve herkes vargi önünde ayrıcalıkları gözetilmeksizin eşit savılmalıdır: İnanıyoruz ki bizi biz yapan değerlerden biri de tüm farklılıklarımızı kucaklayarak kültür zenginliğimizi korumaktır: Hoşgörünün esas alındığı bir toplum yapısı, uzlaşı sürecinin yegane temeli olacaktır. Barış toplumunun oluşturulması ancak sevginin ve kardeşliğin topraklarında mümkün kılınabilir. Bizler, doğru olduğuna inandığımızı söylemek ve hakikatin sözcüsü olmaktan yana tavrımızla kendimizi bu bildiriyi yayınlamaktan sorumlu görüyoruz. 2 Ocak 2021'de ülkemizin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleşen rektör ataması ile başlayan süreçte, Boğaziçi Üniversitesinin akademik özerkliği ve kurum içi demokrasi kültürü hiçe sayılmıştır. Sürecin devamında kimlik ve yönelim özgürlüğü ihlal edilmiş, LGBTİ+ bireyler hedef gösterilmiş, Boğaziçi Üniversitesi fiilen abluka altına alınmış ve en temel haklarını ifade eden öğrenciler, Boğaziçi kampüsü içinde ve dışında haklı bir gerekçe olmaksızın gözaltına alınmıştır. Bu noktada, barışçıl yollarla sesini duyuran, ülkemizin gururu ve geleceği olan öğrencilerin karşılaştıkları sözlü ve fiziksel şiddet, bizim ve tabii ki tüm insanlığın ortak değeri olan değindiğimiz beş ilkeyle çelişmektedir. Bu üzücü sürecin ivedilikle sona ermesini temenni ediyor, kamuoyunu polarize edici söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz. Bütün öğrencilerin, bilinçli vatandaşların ve geleceğini önemseyen herkesin mantık çerçevesinde insan haklarına uygun hareket ederek çağrımıza kulak vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Tüm liseli arkadaşlarımızdan yükselen sesleri yineliyor, Boğaziçi öğrencilerinin taleplerini tekrar ediyoruz! Sözümüzü Nazım Hikmet'in insanlığa seslenişi ile bitiriyoruz: Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...”

Vefa Lisesi öğrencileri: “2 Ocak 2021 tarihinde Boğaziçi Universitesi başta olmak üzere üniversitelere yapılan antidemokratik rektör atamalarına karşı; öğrenciler, akademisyenler ve mezunların barışçıl protestolarını Vefa Lisesi öğrencileri olarak yakından takip ediyoruz. Geleceğin üniversite öğrencileri olarak ülkemizi ileri taşıyacak yapının eğitim olduğunu, üniversite ortamının demokratik, bağımsız olması ve hiçbir baskıya maruz kalmaması gerektiğinin bilincindeyiz. Öğrencilerin en temel hakkı olan demokratik eğitim isteklerine karşı yapılan kutuplaştırıcı, cinsiyetçi, nefret dolu söylemlerin farkındayız. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 34. maddesinde belirtilen protesto hakkını kullanan öğrencilerin terörist ilan edilmesi, kendi üniversitelerinde abluka altına alinip haksız yere tutuklanması, gözaltına alınırken fiziksel/psikolojik şiddet ve istismara, orantısız güce maruz kalması gibi birçok insanlık dışı tutum sergilenmektedir. LGBTİ+ bireylerinin ötekileştirilip yok sayılmasını, öğrencilerin hedef gösterilmesiyle işlenen nefret suçunu şiddetle kınıyoruz. Antidemokratik bir biçimde atanmış tüm rektörlerin istifasını, rektörlük seçimlerinin demokratik bir şekilde yapılmasını talep ediyoruz. Atanmış rektörü, polis şiddetini, hak ve özgürlüklerimizin elimizden alınmasını kabul etmiyoruz. Bizler de hakkini daima savunacak öğrenciler olarak gözaltına alınan tüm öğrencilerin bir an evvel serbest bırakılmasını istiyoruz. 149 yıllık ilkemiz olan bilim, sevgi, hoşgörü ile tüm öğrencileri dayanışmaya çağırıyoruz!”


Etiketler: insan hakları, eğitim
Nefret