16/11/2011 | Yazar: Buğra Tokmakoğlu

İzmir Kadın Meclisi, ‘Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu’ tarafından başlatılan 3. Uluslararası ‘Ortak Mücadele Hep Birlikte’ kampanyasına destek amacıyla bir basın açıklaması yaptı.

‘Kadın Bedeninin Mülkiyeti Kadınlarındır’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
İzmir Kadın Meclisi, “Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu” tarafından başlatılan 3. Uluslararası “Ortak Mücadele Hep Birlikte” kampanyasına destek amacıyla bir basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasına, Kadın Meclisi Başkanı Avukat Pelin Erda, Kadın Meclisi Sekreteri Emel Denizaslanı, Kadın Meclisi Toplumsal Cinsiyet Çalışma Grubu Başkanı Avukat Birgül Değirmenci, Kadın Meclisi Yürütme Kurulu Üyeleri Huriye Toker ve Sevgi Zengin ile Kadın Meclisi Üyesi Zerrin Özcan katıldı.
 
Yapılan açıklamada, 2010 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de günde en az üç kadının öldürüldüğü, 100 evli kadından 39’unun fiziksel, 15’inin cinsel, 42’sinin fiziksel veya cinsel, 44’ünün duygusal şiddete maruz kaldığı belirtilerek, 2011 yılında da kadınların şiddetle yaşamaya devam ettiğini dile getirildi. Mahkemelerin kadınlara ve transseksüel ya da eşcinsel bireylere karşı işlenen cinayetlerde, “haksız tahrik” adı altında indirim uygulandığı vurgulanarak, son olarak görülen N.Ç. kararının kadınlara yönelik cinsel saldırı suçundaki onaylayıcı tutumun somutlaşmış hali olduğu iddia edildi.
 
Tespitler Sıralandı
Kadın Meclisi tarafından “Ortak Mücadele-Hep Birlikte” adlı uluslararası kampanya ile cinsel ve bedensel hakların ihlallerine karşı ortak mücadeleyi vurgulayan başlıca konu başlıkları şöyle sıralandı: “Cinsel ve bedensel haklar, tüm insanların doğuştan sahip olduğu özgürlük, saygınlık ve eşitliğe dayalı insan haklarıdır. Cinsel ve bedensel haklar, kadının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi için esastır. Bu hakların geliştirilmesi demokrasinin geliştirilmesinde hayati önem taşır. Kadınların insan haklarını kısıtlayan veya ihlal eden kadın sünneti, namus veya ihtiras adına işlenen suçlar, kadınların ve çocukların kaçırılması veya ticareti, erken ve zorla evlendirme, çeyizle ilgili şiddet ve ölümler, kezzap saldırıları, hareket özgürlüğünün kısıtlanması, geçici evlilikler gibi tüm zararlı gelenek veya töresel uygulamaların ortadan kaldırılması için kanun yapmak, uygulamak ve geliştirmek ve gerekli önlemleri almak tüm hükümetlerin görevi ve sorumluluğudur. Kadınları ve kız çocuklarını, tecavüz, evlilik içi tecavüz, cinsel taciz, cinsel sömürü, cinsel istismar, ensest, kadın ve kız çocuğu ticareti gibi cinsel şiddet dahil her çeşit şiddetten korumak için kanun yapmak, uygulamak, geliştirmek, gerekli önlemleri almak, cinsel şiddete maruz kalmış kadın ve kız çocuklarının tekrar mağdur edilmesine yol açan tüm kanunları feshetmek bütün hükümetlerin görevi ve sorumluluğudur. Kadınların cinselliği ve bedenleri kendilerine aittir. Yasaların toplum düzeni ve genel ahlaktan önce ve esas olarak bireylerin hak ve özgürlüklerini koruması gerektiği ilkesi tüm yasal reform süreçlerine yansıtılmalıdır. Kadınların bedenlerini ve cinselliklerini erkeklerin, ailenin ve toplumun idaresine bırakan töresel uygulamaları meşru kılan tüm yasa ve politikalar feshedilmelidir. Tüm bireyler, ulaşılabilecek en yüksek standarttaki güvenli ve kaliteli cinsel ve doğurganlık sağlığı eğitimine ve hizmetlerine eşit ve kolay erişim hakkına sahip olmalıdır. Hiçbir inanç ve değerler sistemi kadınları gebe kalmaya, doğurmaya ya da doğurmamaya zorlamamalıdır. Kadınlar, doğurganlıkları için özgürce karar verme, pahalı olmayan, güvenli ve etkin yöntemlere erişim hakkına sahip olmalıdır.” Kadın Meclisi kurduğu dayanışma ağıyla kadın hakları ihlalleri konusunda farkındalık yaratmak ve öncelikli hedef olarak kadınları eğitmeyi amaçlıyor.
 
Kaynak: Ege Telgraf gazetesi

Etiketler: kadın
Nefret