26/05/2008 | Yazar: Kaos GL

‘Zaman zaman, lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender kişilerin haklarının korunması için yeni bir hakkın yürürlüğe konması gerektiği söyleniyor. Bu bir yanlış anlamadır.

‘Zaman zaman, lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender kişilerin haklarının korunması için yeni bir hakkın yürürlüğe konması gerektiği söyleniyor. Bu bir yanlış anlamadır. Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve anlaşma tarafları, bu hakların herkese uygulanması gerektiğini ve hiç kimsesin dışlanmayacağını kabul etmiştir.’ Avrupa İnsan Hakları Komiseri Thommas Hammerberg'in 17 Mayıs Homofobi Karşıtı Gün nedeniyle yaptığı açıklama.

İnsan hakları prensiplerinin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine uygulanması gerektiğinin hatırlatılmasının zamanı geldi. Dünyada yaşayan bir çok insan, buna Avrupalılar da dahil olmak üzere, gerçek veya fark edilen cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle küçük düşürülmeye devam etmektedirler. Bazı durumlarda, bu bireylerin iş yaşamı, sağlık ve eğitim alanlarında halen hakları inkâr edilmektedir. Bazıları polis tarafından hırpalanmakta, fanatikler tarafından saldırıldıklarında korunmamakta ve idam veya işkence riski altında oldukları ülkelere iade edilmektedirler. Aynı zamanda bu kişilerin miting ve gösterilerine izin verilmemekte ve örgütlerinin tescil edilmesi reddedilmektedir. Çok az önde gelen politikacı bu tür haksızlıklara veya daha kötü olan homofobik ve transfobik söylemlere karşı durmaktadır.

Zaman zaman, lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender kişilerin haklarının korunması için yeni bir hakkın yürürlüğe konması gerektiği söyleniyor. Bu bir yanlış anlamadır. Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve anlaşma tarafları, bu hakların herkese uygulanması gerektiğini ve hiç kimsesin dışlanmayacağını kabul etmiştir.

Şimdi yeni olan, bu evrensel ilkenin sürekli uygulanması için daha kuvvetli bir talebin varlığıdır. İnsan hakları sözleşmesi veya benzer öncelikli listelerde belirtilen temel ayrımcılığa izin verilmediği yorumlandığı zaman, cinsel yönelimlere ilişkin durum net olacaktır. Bu aynı zamanda 1966 tarihli Birleşmiş Milletler Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin yorumuna dayanmaktadır. Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin çeşitli kararlarıyla, cinsel yönelime ilişkin temel ayrımcılığa izin verilmediğine açıklık getirildi. Avrupa Birliği’nin Temel Haklar Beyannamesi açık bir şekilde cinsel yönelime dayanan ayrımcılığı içermektedir.

Aşikârdır ki, lezbiyenler, geyler, biseksüeller ve transgenderler diğerleri ile aynı haklara sahiptirler. Uluslararası standartlar onlara da uygulanmalıdır. Başka bir deyişle cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden dolayı herhangi birine karşı ayrımcılık bir insan hakkı ihlalidir.

Çeviri: Cricket Player

Etiketler: insan hakları
Dijital