22/07/2021 | Yazar: Ilgın Nehir Akfırat

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, onaylanan LGBTİ karşıtı yasa tasarısının çocukları koruyacağını iddia ediyor olsa da bu yasa hem çocuk haklarına hem de LGBTİ'lerin haklarına bir saldırı.

Macaristan'daki yeni LGBTİ karşıtı yasa, çocuk haklarını korumak yerine onları nasıl ihlal ediyor? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Marton Monus / Reuters

Macaristan Parlamentosu, geçtiğimiz günlerde LGBTİ'lerle 18 yaş altı kişilerin iletişimini kısıtlayan bir LGBTİ karşıtı yasa tasarısını onayladı. Bu, LGBTİ’lerle ile ilgili içeriğin okullarda, çocuk medyasında ve kamusal alanlarda yasaklanacağı anlamına geliyor. Viktor Orban hükümeti bu yasa tasarısının çocukları koruyacağını iddia ediyor olsa da bu yasa hem çocuk haklarına hem de LGBTİ'lerin haklarına bir saldırıdır.

15 Haziran 2021'de Macaristan'ın LGBTİ’lerin reşit olmayanlarla iletişimini sansürleyen yeni bir yasayı kabul etmesinden bu yana, Macaristan'a dünyanın her yerindeki LGBTİ topluluklarından güçlü tepkiler ve Macaristan LGBTİ toplumuna birçok destek geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Macaristan'ın yeni tasarısını "utanç verici" olarak nitelendirdi ve cezai işlem sözü verdi. Avrupa Adalet ve İç Pazar Komiserleri, Macaristan Adalet Bakanına bir mektup göndererek, AB'nin Temel Haklar Şartı'nın olası ihlaliyle ilgili endişeleri dile getirdi.

Devlet başkanları ve Ursula von der Leyen'in açıklamaları ve Avrupa Komisyonu'nun resmi mektubu atılan ilk önemli adımlar olsa da gerçek değişimi siyasi eyleme çevirmeleri onlar için çok daha kritiktir.

ILGA Europe, Macaristan'da yapılan değişikliklerin çocuk hakları çerçevesindeki etkisini inceledi ve ortaya net bir sonuç çıktı;

Çocuk haklarına ilişkin uluslararası hukuk açıktır; bu değişiklikler, Macaristan'ın uluslararası hukuk çerçevesine yönelik taahhütlerini ihlal etmektedir ve yürürlükten kaldırılmalıdır.

Macaristan'ın teni tasarısı çocuk haklarını beş yönden ihlal ediyor:

1. Uluslararası hukuk bağlamında, çocuklara, cinsellik ile ilgili konular da dahil olmak üzere sağlıklarının gelişimini destekleyen eğitim programları ve cinsel gelişimlerine ilişkin bilgilere erişim garantisi verilmektedir. Çocuk Hakları Komitesi, cinsel yönelimlerin, cinsiyet kimliklerinin ve cinsiyet özelliklerinin tam çeşitliliği dahil olmak üzere çocukların kapsamlı cinsellik eğitimi haklarını defalarca ileri sürmüştür. Örneğin, 2003 yılında Komite şunları dile getirdi:

“Devletin yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkını gerçekleştirme yükümlülüğü, toplumun belirli bir yaş grubu için geçerli kültürel normlar altında kabul edilebilir olarak belirlediği şeylerle uyuşmasa bile, çocukların davranışlarına ve yaşam tarzlarına olduğu kadar cinselliğe de dikkat etme ihtiyacını vurgulamaktadır.”

Bu görüş, 2010 yılında BM eğitim hakkı özel Raportörü Vernor Mufioz tarafından da tekrarlandı.

2. 2009 yılında, Çocuk Hakları Komitesi, sesini duyurma hakkı bağlamında şunları dile getirdi:

“İfade özgürlüğü; fikir sahibi olma, ifade etme ve herhangi bir medya aracılığıyla bilgi arama ve alma hakkıyla ilgilidir. Çocuğun sahip olduğu veya ifade ettiği görüşlerde taraf Devlet tarafından kısıtlanmama hakkını ileri sürer. Bu itibarla, Taraf devletlere yüklediği yükümlülük, iletişim araçlarına ve kamusal diyaloğa erişim hakkını korurken, bu görüşlerin ifade edilmesine veya bilgiye erişime müdahaleden kaçınmaktır.”

3. 2007'de Avrupa Sosyal Haklar Komitesi, eşcinselliği “cinsel eylem(ler)in doğasına aykırı” olarak tanımlayan cinsellik eğitiminin öğretilmesiyle ilgili olarak Hırvatistan'a bir şikayette bulundu. ECSR kararında şunları dile getirdi:

“Madde 11§2'de belirtildiği üzere cinsel sağlık ve üreme sağlığı eğitiminin sağlanması yoluyla sağlığın korunması hakkı bağlamındaki pozitif yükümlülük, eğitim materyallerinin aşağılayıcı klişeleri pekiştirmemesini ve heteroseksüel olmayan kişiler gibi tarihsel olarak marjinalize edilmiş grupların sıklıkla yaşadığı toplumsal dışlanma, yerleşik ayrımcılık ve insan onurunun inkarına katkıda bulunan ön yargı biçimlerini sürdürmemesini sağlamaya kadar uzanır.  Devlet onaylı bu tür materyallerin eğitim müfredatlarında kullanılması yalnızca Hırvat toplumu genelinde heteroseksüel olmayan kişiler üzerinde ayrımcı ve aşağılayıcı bir etkiye sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda bu materyale maruz kalan çocukların zihinlerinde insan cinselliğinin çarpık bir imajını yaratır. Yetkililer, cinsel sağlık ve üreme sağlığı eğitiminin aşağılayıcı stereotipleri pekiştirmek için bir araç haline gelmesine izin vererek, bu tür bir eğitimin sağlanmasında ayrımcılık yapmama konusundaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmede başarısız olmuş ve aynı zamanda nesnel ve tarafsız sağlık eğitiminin sağlanmasına yönelik adımlar atmamışlardır.''

4. 2013 yılında Rusya'da ''propaganda karşıtı yasa'' olarak adlandırılan benzer bir yasa kabul edildiğinde, Venedik Komisyonu yasanın meşruiyeti hakkında bir görüş verdi, “Cinsel yönelimin bir varyasyonu olarak eşcinsellik, AİHS kapsamında korunmaktadır, bu nedenle AİHS'nin 10 § 2 maddesi kapsamında, eşcinsellik kamu makamları tarafından ahlaka aykırı olarak kabul edilemez.”

5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2017 yılında Rus “anti-propaganda” yasası (Macaristan’da yapılan değişikliklere çok benzer) hakkında şunları söyledi:

“… (Yasa), yereldeki yorumu ve yaptırımıyla açık bir şekilde vurgulanan ve “geleneksel ve geleneksel olmayan cinsel ilişkilerin toplumsal denkliğine dair çarpık bir imaj yaratmak” gibi formüllerde vücut bulan bu tür yatkın ön yargılara bir örnektir (madde 34), “geleneksel ve geleneksel olmayan evlilik ilişkilerinin toplumsal denkliğine dair çarpık bir izlenim yaratmanın” potansiyel tehlikelerine referans verir. Daha da kabul edilemez olanı, eşcinsellik ve pedofili arasında paralellikler kurma girişimleridir.''

6. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatović, kapsamlı cinsellik eğitimi konusundaki insan hakları görüşlerinde şunları söylüyor:

“Kapsamlı cinsellik eğitimi, insan gelişiminin bir yönü olarak cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği hakkında gerçeklere dayanan, damgalayıcı olmayan bilgiler sağlayarak hayat kurtarmaya yardımcı olabilir. Okulda ve okul dışı ortamlardaki homofobi ve transfobiyle mücadeleye, herkes için daha güvenli ve daha kapsayıcı bir öğrenme ortamı yaratmaya katkıda bulunabilir.”

Bu açıklamaya dayanarak, Komiser Mijatović mevcut Macar mevzuatını şiddetle kınamaktadır.


Etiketler: insan hakları, dünyadan