19/02/2008 | Yazar: Kaos GL

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı bir süreden beri ‘Görünmeyenler’ isimli bir proje üzerinde çalışıyor.

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı bir süreden beri ‘Görünmeyenler’ isimli bir proje üzerinde çalışıyor. Dört ana başlıkta yürütülen proje, kadınlar, çocuklar, cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğrayanlar ve engellileri kapsıyor. Hazırlanacak raporlar ışığında yasal düzeyde var olan eksikliklerin giderilmesi için kampanyalar başlatmayı hedefleyen Vakıf, özellikle cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğrayanlar konusunda yürüttüğü çalışmalarda bazı sıkıntılar yaşıyor. Yenidüzen Gazetesi’nden Tümay Tuğyan’ın kaleminden.

Projenin bu ayağının geliştirilebilmesi adına doğrudan cinsel yönelimleri farklı olan insanlara ulaşma ve bu insanlardan, yaşadıkları sıkıntılar hakkında bilgi alma ihtiyacında olan Vakıf çalışanları ve proje gönüllüleri, bu noktada, cinsel kimliği lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel olan kişilerin yardımını bekliyor.

Vakfın yürüttüğü çalışmanın temel amacı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan ve cinsel yöneliminden dolayı ayrımcılığa maruz kalan kişilerin psikolojik, toplumsal ve yasalar karşısında yaşadığı sorunları ortaya çıkarmak, bu konuda kamuoyunda bir gündem oluşturmak ve yukarda da belirttiğim gibi yasa yapıcıları üzerinde baskı unsuru yaratmak. Bu nedenle de ne kadar çok insana ulaşılabilir ve görüşü alınabilirse, o oranda güçlü bir kamuoyu oluşturulabilir. Fakat cinsel yönelimi farklı olan insanlar susuyor, konuşmak istemiyor. Çünkü korkuyorlar ve utanıyorlar. Korkuyorlar çünkü yasalar önünde suçlular, utanıyorlar çünkü kendilerini yanlış ve hatta hasta sanıyorlar.

Yasalar ne diyor?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde heteroseksüellik dışında bir cinsel yönelim suç. KKTC Anayasası herkesin yasa önünde eşit olduğunu, kişinin özel hayatı ile aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağını söylüyor ama Fasıl 154 Ceza Yasası’nın ‘Ahlaka aykırı suçlar’ bölümündeki 171, 172 ve 173’üncü maddelerde, farklı bir cinsel edimde bulunanlar için öngörülen cezai müeyyideler yer alıyor.

171. madde aynen şöyle: ‘Doğa kurallarına aykırı olarak herhangi bir kişi ile cinsi münasebette bulunan veya doğa kurallarına aykırı olarak bir erkeğin kendisi ile cinsi münasebette bulunmasına izin veren herhangi bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.’

‘Biz neyiz?’

Lezbiyenler, geyler, biseksüeller, travestiler ve transseksüeller yasalar nezdinde ciddi bir ayrımcılıkla karşı karşıya. Kişilerin özel hayatını korumakla yükümlü olan devlet, cinsel kimlikleri nedeniyle bu kişileri suçlu ilan ediyor ve bizzat kişilerin özel hayatlarına müdahale ediyor.

Toplumun, cinsel yönelimi farklı bireylere karşı sahip olduğu yargılar da bu bireylerin kendilerini saklamalarının önemli nedenlerinden bir tanesi. Toplumda bir homofobi hakim. Cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği çoğunluktan farklı insanlar, ‘sapkın cinsel dürtülere sahip’ insanlar olarak algılanıyor. Söz konusu insanların sıkıntılarını salt cinsellik üzerinden okuyarak, onları ‘sapık’ ilan etme eğilimi var toplumun genelinde.

Ya da kimi zaman bu bir hastalık olarak da tanımlanabiliyor. Heteroseksüellerin sağlıklı, diğerlerinin ise sağlıksız bireyler olduğu düşünülüyor.

Yani kişi kendini hem suçlu, hem sapık, hem de hasta olarak görebiliyor.

Ayrımcılık

Cinsel yönelimi çoğunluktan farklı olan insanlar, gerek yasaların önünde, gerekse günlük hayatta çok ciddi bir ayrımcılıkla karşı karşıya.

Cinsel tacize veya saldırıya uğrayanlarla, zorlama olmaksızın ilişkiye girdikten sonra fiziksel şiddet görüp şantajla karşı karşıya kalanlar, onları koruyucu maddeler olmadığı için polise gidip şikayetçi olamıyorlar, gidip haklarını arayamıyorlar.

‘Görünmeyenler’ projesi çalışanları, ‘cinsel yönelimleri nedeniyle işyerlerinden istifaya zorlanan insanlar var. Ama bunu açıklayarak kendilerini deşifre etmek istemedikleri için onlara ulaşmakta zorlanıyoruz’ diyorlar. Bunun nedeni de hem toplumsal baskı hem de yasalar karşısında suçlu konuma düşme korkusu.

Avrupa’da durum ne?

Nice Zirvesi’nde onaylanan Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı, herkesin yasa önünde eşit olduğuna işaret ederken,. cinsiyet, ırk, etnik veya sosyal köken, genetik özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya herhangi bir başka görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, mülkiyet, doğum, maluliyet, yaş ya da cinsel yönelim gibi temellere dayanan her türlü ayrımcılığı yasaklıyor.

Avrupa Toplulukları Antlaşması'nın 13. Maddesi’nde ise bir adım öteye gidilerek, ayrımcılıkla mücadele öngörülüyor: "Konsey, cinsiyet, ırk ya da etnik köken, din ya da inanç, engellilik, yaş ya da cinsel yönelim temelinde ayrımcılığa karşı mücadele etmek üzere uygun tedbirleri almak amacıyla oybirliğiyle hareket edebilir."

Avrupa Birliği’nin ilgili direktifleri de, üye ülkeleri yasal olarak bağlarken, aday ülkeleri de Birliğe katılmadan yasal düzenlemelerini yürürlülüğe koymaları konusunda zorunlu kılıyor.

Ses Verin

Cinsel yönelimleri farklı olan insanlara karşı başta yasalar eliyle uygulanan ayrımcılığın ortadan kaldırılabilmesi için, bizzat bu insanların yardımına ihtiyaç var. Kendini lezbiyen, gey, biseksüel, travesti veya transseksüel olarak tanımlayan herkes, psikolojik, toplumsal ve yasal boyutta yaşadıkları sıkıntıları, tecrübelerini paylaşmalı. Çünkü bu sesin niceliği arttıkça, mücadele kolaylaşacaktır.

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, ‘Görünmeyenler’ projesi için, görünmeyenlerden yardım bekliyor.

Vakfa ulaşmak isteyenler için;

E-mail: [[lgbt_rights@hotmail.com]]

Tel: 0533 871 83 67

Mektupla ulaşmak isteyenler için adres: 3, Haşmet Gürkan sokak, Lefkoşa

Etiketler: insan hakları
bülten