03/06/2020 | Yazar: Aslı Alpar

Pandemide LGBTİ+’ların yaşadığı sorunları “Pandemide danışmanlık” yazı dizimizde ele alıyoruz. Bugün Kaos GL Derneği Sosyal Hizmet Uzmanlarından Defne Işık anlatıyor.

“Pandemide LGBTİ+ Mülteciler ilk işten çıkarılanlar oldu” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının görüldüğü 11 Mart’tan bu yana yaklaşık 3 aydır sosyal izolasyondayız.

Herkesin “evde kal”amadığı ya da güvenli alanlarda kalamadığı 3 aya yaklaşan bu zamanda LGBTİ+’lar nelerle karşılaştı, danışma hatlarına başvuran LGBTİ+’lar en çok hangi hak ihlallerine çözüm aradı, sorularına yanıtlar verdiğimiz yazı dizisinde bugün Bugün Kaos GL Derneği Sosyal Hizmet Uzmanlarından Defne Işık anlatıyor.

Işık, “Kaos GL Mülteci Hakları Programı olarak Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ Mültecilerin İnsan Hakları’nı geliştirmek üzerine çalışıyoruz. Proje kapsamında telefon, mail ve yüz yüze olmak üzere hukuki ve sosyal alanda danışmanlık sağlıyoruz” dedi ve pandemi tedbirlerinden nasıl etkilendiklerini şöyle anlattı: 

“Pandemi sürecinde evden çalışmaya başladık, haliyle danışmanlık verdiğimiz hatları evlerinden çalışan tercümanlar yanıtladı. Bu durumun kendisi bizler için fiziksel bir zorluğu daha beraberinde getirdi; danışanı aramamız gerektiğinde biz tercümanı, tercüman da danışanı aradı ya da danışma hattı arandığında tercümanlar bizimle iletişime geçti. Danışanların sesini duyamamak ve yüzünü görememekten yakınırken bu kez tercümanlarla dahi bir araya gelemediğimiz bir süreç yaşadık.”

Işık, “Sürecin başlamasıyla beraber projenin başladığı 2017 yılından beri bilgilerini tutmamıza onay vermiş ve sistemimize kaydedilmiş herkesi aramaya çalışıyoruz. Bu süreçte neler değişti, herhangi bir yardım/destek kitine erişebildiler mi, duydukları güven/güvensizlik hissi değişti mi/zedelendi mi -özellikle LGBTİ+ olma özelinde- gibi soruları soruyor ve sorunlarına birlikte çözüm arıyoruz” diyor.

“LGBTİ+ Mültecilerin Türkiye’de yaşama-çalışma koşullarına dair raporlar hali hazırda mevcut” diyen Işık pandemiye özel sorunlardan bahsetti: “LGBTİ+ Mülteciler

pandemi sürecinden önce de çok zor iş bulabiliyor, sigortasız çalıştırılıyorlardı. Danışanların çoğu bu süreçle beraber işten ilk çıkarılan kişi olduklarını dile getirdiler. Bunun yanı sıra kazandıkları para geçimlerine ancak yettiğinden işlerini kaybetmeleri pandemi sürecinde maddi yoksulluk yaşamalarına yol açtı.”

Mültecilere sağlanan yardımların kapsamının tam olarak belirtilmemesinin de sorunlara yol açtığına dikkat çeken Işık, “Pandemi öncesi süreçte de maddi yardıma ‘aile olmadıkları’ için ulaşmakta zorluk yaşayan LGBTİ+ danışanlar, pandemi sürecinde de aynı sorunla karşılaşmaya devam ettiler. Bununla beraber devlet kuruluşlarına da başvurduğunu belirten danışanlar hem desteğe erişememiş hem de ayrımcı sözlerle karşılaşmışlardır. Tüm bunlarla beraber herhangi bir yardıma erişemeyeceğini düşündükleri için yardıma başvurmayan danışan sayısı da azımsanacak düzeyde değil” dedi.

“İlk gözden çıkarılan grubun içindeki ilk gözden çıkarılan grup”

Işık LGBTİ+ mültecilerin Türkiye’de pandemi sürecinde yaşadığı en temel sorunları şöyle özetliyor: “Gıdaya ve hijyen malzemelerine erişimde ciddi zorluklar yaşıyor, büyük bir çoğunluğu işlerini kaybetti ve gelir kaybı ile karşı karşıya. Danışma hattımıza gelen aktarımlara göre günde sadece bir öğün yemek yiyebilen de var, faturalarını ödeyemeyecek duruma gelen de. Yardım kuruluşlarının büyük bir çoğunluğu ise vatandaşları önceliyor ve mülteciler yardıma erişmekte zorlanıyor. Bir diğer önemli sorun ise Türkiye’de uluslararası koruma altındaki mültecilerin büyük çoğunluğunun sağlık güvencelerinin kapatılmış olması. Gebelik ya da ‘ciddi kronik bir hastalık’ olmadığı durumda sağlık güvenceleri aktif hale getirilmiyor. Haliyle pandemi sürecinden önce de sağlık konusunda güvencesiz hisseden mülteciler pandemi/salgın süreciyle beraber katmanlı bir sağlıksal güvencesizlik durumu yaşadıklarını dile getirdiler. Elbette Covid- 19 tedavisi sigorta bağlamında yürütülen bir tedavi değil ancak bu durum pandemi sürecinde sağlık sigortasının bulunmamasının getirdiği “güvencesiz” olma durumunun çok da önüne geçmiyor. Bu örnekler tüm mültecilerin yaşadığı sorunlar olsa da, mülteci LGBTİ+’lar bu sorunları çok daha yoğun yaşıyor ve ilk gözden çıkarılan grubun içindeki ilk gözden çıkarılan gruba dönüşüyor…”

Fiziksel mesafe yalnızlık hissini de büyütüyor

Pandemi süreci öncesinde fiziken bir araya gelmek, derneklerin/kurumların aracılığıyla toplanmak konuşmak, etkinlik yapmak pandemi süreciyle beraber imkânsız bir hale geldiğine dikkat çeken Işık, “Bu durum danışanların yalnız hissetmelerine sebep oluyor. Küçük şehirlerde pandemi öncesinde de zor olan sosyalleşme, bir araya gelme etkinlikleri pandemiyle beraber imkansız hale geldi. Tüm bahsedilenlerin yanı sıra pandemi sürecinin sosyal hayatlarını nasıl etkilediği sorulan danışanlar arasında pandemi öncesiyle şimdiki süreç arasında hiçbir fark olmadığı, zaten yıllardır evden dışarı çıkmadığını söyleyen danışanlar da hayli fazla” diyor.


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret