13/08/2020 | Yazar: Özde Çakmak

Almanya’daki queer mülteciler pandemiden nasıl etkilendi?

Queer mülteciler: LGBT+ örgütleri koronavirüs sırasında destek sağlamakta güçlük çekiyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Özde Çakmak, Mara Bierbach’nın 22 Mayıs 2020 tarihinde Infomigrants sitesinde yayınlanan yazısını KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

Gey, lezbiyen, biseksüel ya da trans mülteciler için destek yapıları genellikle yüzyüze görüşmelere dayanır. Kovid-19’un yayılmasını önleme tedbirlerinin özellikle queer mültecileri olumsuz yönde etkileme sebeplerinden biri de bu. Almanya’daki LGBT+ mülteci savunucularıyla bu durumu ve insanların hala nasıl yardım alabileceğini konuştuk.

Elceta Marsha Ennis koronavirüs krizinden önce ayda birkaç kez Frankfurt’a gitmek üzere trene binerdi. Lezbiyen mülteciler için aylık Café Nahal buluşmaları gibi queer görüşmelere katılırdı ve çoğu Frankfurt’taki queer aktivist topluluğun bir parçası olan arkadaşlarıyla zaman geçirirdi. Fakat son iki aydır, 38 yaşındaki Jamaikalı mülteci ve lezbiyen aktivist Schwalmstadt’ta mahsur kalmış durumda. Frankfurt’un kuzeyinde iki saatlik mesafedeki bu küçük kasabada yeniyetme kızıyla tek yatak odalı bir dairede kalıyor ve “Bildiğim kadarıyla [buradaki] tek lezbiyen benim” diyor. Bu haftalar onun için son derece izole geçiyor.

Ennis, Almanya’da destek yapılarına erişimi koronavirüs krizi nedeniyle kesilen çok sayıdaki queer mülteciden biri. Ennis koronavirüsün yayılmasını önlemek için getirilen bu zorunlu izolasyonun queer mülteciler için tetikleyici olabileceğini söylüyor: “Alenen buluşamadığımız, açık açık yaşayamadığımız ülkelerden kaçtık. Almanya’ya gelmek bizim için özgürlük, buluşabilme ve gizlenmeden yaşama anlamına geliyordu. Şimdi ise pandemiyle birlikte kendi ülkende içine girdiğin o ruh haline – izole olmak, sosyalleşememek – geri dönmeye benziyor.”

Eşcinsellik 60’dan fazla ülkede suç sayılıyor

Dünyanın dört bir yanındaki çok sayıda ülkede LGBTQ topluluğuna ait olan kişiler ayrımcılık yaşıyor ve zulme uğruyorlar. Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Derneği’nin (ILGA) 2009 verilerine göre, 11 ülkede aynı toplumsal cinsiyetten bir kişiyle cinsel ilişki yaşamak idamla cezalandırılabiliyor. Ennis’in ülkesi Jamaika dâhil 57 ülkede insanlar rızaya dayalı eşcinsel cinsel eylemler nedeniyle hapse gönderilebiliyor.

Cinsel yönelimleri ya da toplumsal cinsiyet kimlikleri yüzünden ülkelerinde şiddet, hapis cezası ya da başka insanlık dışı muamele türleriyle karşılaşan kişiler Almanya’da sığınma hakkına sahip.

Queer mültecilerin güvenli mekânlara ihtiyaçları var

Almanya’da doğru tavsiye ve desteği alabilmek için çok sayıda LGBTQ+ mülteci queer sorunlar konusunda uzmanlaşmış örgütlere güveniyor. Almanya’ya Pakistan’dan gelen ve şimdi Almanya’da Lezbiyen ve Gey Federasyonu (LSVD) tarafından yürütülen Queer Refugees Deutschland projesinde çalışan Lilith Raza, “Birçok durumda queer mülteciler şiddet ve ayrımcılıkla karşılaşmak zorunda kalıyorlar, çoğu travmatize oluyor, bu yüzden güvenli bir mekânda bu şeyler hakkında konuşabilmeleri gerek – aynı kültürel geçmişten gelen kişilerle ve hatta güvenmedikleri yabancılarla bile bu konuları konuşamazlar,” diyor.

Koronavirüs kriziyle birlikte birçok savunucu queer mültecilerin doğru destek topluluğunu bulmakta ve onlarla temas kurmakta güçlük çekecekleri konusunda endişe duyuyor. Raza, İnfoMigrants’a, “Yalnızca queer mültecilerin sorunları konusunda uzmanlaşmış sorunlarınızı anlatabileceğiniz, konuştuğunuz dilde tercümanı olan, LGBTIQ sorunlarına duyarlı uygun bir kuruluş bulmak her zaman bir sorundu,” diye konuştu. “Şimdi koronadan önce karşılaştığımız aynı sorunlarla karşılaşıyoruz ama virüs her şeyi daha da karmaşık hale getirdi.”

Queer mülteciler için buluşmalar mı? Artık mümkün değil!

Almanya’nın dört bir yanında queer mültecilere destek sunan yerel örgütlenmeler hizmetlerini devam ettirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Alman hükümeti Mart ayında bir “temas yasağı” çıkardığında proje koordinatörü Knud Wechterstein’ın bize anlattığına göre, Frankfurt’taki Rainbow Refugees (Gökkuşağı Mültecileri) Skype video konferans platformu, WhatsApp ya da Facebook messenger gibi araçları kullanarak hemen hemen tüm danışmanlığını çevrimiçine kaydırdı. Hükümet kısıtlamaların bir kısmını hafiflettiği için Rainbow Refugees ofislerinde bazı önleyici tedbirlerle – Maske takılmak zorunda, Rainbow personeli ile mülteci ya da göçmen aralarına mesafe koyarak oturmak zorunda, pencere hava dolaşımı için her zaman açık tutulacak – yeniden yüzyüze görüşmeler gerçekleştirmeye başlayacak.

Duesseldorf’taki Aidshilfe’ye gelmek için kendi ülkelerinden kaçan gey ve biseksüel erkeklere yardım eden Amit Marcus “temas yasağı” yüzünden toplantılarını birkaç hafta telefon görüşmeleri ve e-postalarla değiştirmek zorunda kaldığını fakat geçtiğimiz günlerde Franfurt’ta benzer önleyici tedbirler alarak yeniden yüz yüze danışmanlık hizmetleri sunmaya başladığını söyledi.

Fakat Rainbow Refugees, the Aidshilfe ve benzer kuruluşların genellikle temin ettiği bazı temel hizmetler – queer mülteciler için düzenli sosyal buluşmalar – durdu. Marcus bize düzenli olarak toplantılara katılan kişilerle Zoom üzerinden dijital bir buluşma ayarlamayı düşündüğünü ancak çalıştığı mültecilerin çoğu için bunun mümkün olmadığını söyledi. “İnternete, wifi’ye sınırlı erişimleri olduğu için bu seçenek onları hiç de heyecanlandırmıyor,” dedi.

Konuştuğumuz tüm mülteciler ve mülteci savunucuları özellikle izolasyonun büyük iltica merkezlerinde yaşayan queer mültecileri ve sığınmacıları nasıl etkileyeceği konusunda endişelendiklerini söylediler.

Geçtiğimiz günlerde bir merkezden ayrılan Ennis büyük iltica merkezlerinin genellikle “çok homofobik olan çok dindar ülkelerden çok dindar insanlarla dolu” olduğunu söyledi.

Çok sayıda etkinlik, toplantı ve sınıf iptal edildiği için çoğu mülteci merkezde daha fazla zaman geçirmek zorunda kalıyor. Queer mülteciler için bu kendi ülkelerindeki insanlarla aynı türden kin tutan – kaçmaya çalıştıkları LGBTQ karşıtı kin – insanlar arasında daha çok zaman geçirmek anlamına geliyor.

Mülteci merkezleri: Queer mültecilerin çoğu güvende hissetmiyor

Al Jazeera haber sitesinin bir yazısında, üç göç ve iltica uzmanı “Sığınma isteyen LGBTQI kişiler genellikle homo/trans-fobi nedeniyle karşılama ve konaklama kamplarında yalnızlık ve istismara maruz kalıyorlar,” dedi ve “devam eden pandemi sosyal izolasyonlarını önemli ölçüde arttırdı,” diye ekledi.

İzolasyon ve korkuya ek olarak: Çoğu merkezin interneti yok ya da yeterli değil, akıllı telefon internet verileri Almanya’da çok pahalı ve merkezler gizlilik sunmuyorlar – bu yüzden mülteciler kendileriyle benzer düşünen kişilerle iletişim kurmak için Zoom ya da Skype kullanamıyor.

Wechterstein bize çoğu mülteci merkezinde gerilim ve stresin arttığını söyledi, Rainbow Refugees’i tavsiye ettiği bazı kişiler homo/trans-fobik saldırıların kurbanı olmaktan korkuyorlar: Wechterstein, “Şiddet kurbanı olabileceklerine dair korkuları artıyor,” dedi.

Queer mülteciler ve göçmenler Almanya’da nereden yardım alabilir?    

LSVD tarafından yönetilen Queer Refugees Deutschland anasayfası Almanca, İngilizce, Arapça ve Urduca dâhil olmak üzere sekiz dilde queer mülteciler için tavsiye ve kaynaklar sunuyor.

LGBTQ mültecilere destek sağlayan yerel örgütleri kısaca tanıtıyor. Bölgenizdeki örgüt koronavirüs krizi sırasında danışmanlık kurallarını nasıl değiştirdiklerine dair güncel bilgiye sahip değilse, bizzat ofislerine gitmeden önce telefon, e-posta ya da messenger aracılığıyla onlara ulaşmanızı öneririz.

Queer Refugees Deutschland’ın özellikle zulümden kaçan queer kişiler için sığınma sürecinin Almanya’da nasıl olduğuna dair kısa bir rehberi bulunmaktadır.

Almanya’nın bazı bölgelerinde özellikle sıradan iltica merkezlerinde kendilerini güvende hissetmeyen LGBTQ kişilere güvenli bir yer sağlamayı amaçlayan yalnızca queer mülteciler için sığınma merkezleri vardır. Rainbow Refugees tarafından yönetilen Frankfurt’taki merkez ile Düsseldorf’taki iki ev bunlar arasındadır. Bunun sizin için bir seçenek olup olmadığını yerel bir LGBTQ mülteci örgütüyle konuşmanızı tavsiye ederiz. Ne yazık ki, bu evler için bekleme listeleri genellikle uzundur ve koronavirüs önleyici tedbirleri nedeniyle transferler şu anda mümkün olmayabilir.


Etiketler: insan hakları, yaşam, mülteci, dünyadan
Nefret