19/08/2014 | Yazar: Murat Köylü

Stonewall’dan günümüze New York Polis Departmanı, "heteroseksüeller dışındakilerin de var olduğu gerçeğini" kabul etmiş, en azından bu gerçeği kan ile bastırmaktan vazgeçmiş görünüyor.

"Çetelerin LGBTİ’ler üzerinde talim yapmasına geçit vermeyeğiz!" Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
8,5 milyonluk New York, başkenti Albany olan New York Eyaleti’nin en kalabalık şehri. ABD’nin yerinden yönetime dayalı federatif sisteminden destek alan New York şehri; hem eyalet, hem de kent bazındaki etkin yasama ve politika üretme yetkilerini kullanarak lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) haklarının en geniş teslim edildiği kentlerden biri haline gelmiş. Bu yüzden New York, ABD’nin diğer bölgelerinden ve dünyadan debisi yüksek bir LGBT göçüne ev sahipliği yapıyor.
  
LGBT’ler için bugünlerde - görece - özgür ve güvenli bir liman haline gelen New York, daha 1969’ta, küresel LGBT hareketi için de eşiklerden kabul edilen Stonewall İsyanı’na sahne olmuştu. New York Polisi o tarihlerde "heteroseksüel olmayanları" hedef alan sistematik şiddetin birincil faillerindendi ve "realite ile savaşında" mafya ile işbirliğinden ve diğer derin devlet taktiklerinden sakınmıyordu. Nitekim süregiden fizikî ve psikolojik saldırıların sonucunda, kentin Greenwich semtindeki Stonewall Barı civarında, haftalarca süren bir isyan çıktı. Direnişin öncülüğü New York Polisi ile sıcak çatışmaya giren eşcinseller, translar ve siyahların yaptığı olaylar esnasında NYPD’nin sergilediği "vahşi", bir suç örgütünü andıran tutum, bugün dahi hafızalarda yer almaya devam ediyor ve New York Polisi’nin tarihindeki kara lekelerden biri kabul ediliyor.
 
Stonewall’dan günümüze NYPD, "heteroseksüeller dışındakilerin de var olduğu gerçeğini" kabul etmiş, en azından bu gerçeği kan ile bastırmaktan vazgeçmiş görünüyor. 1984’te polis teşkilatı içinde kurulan LGBT Birimi aracılığı ile teşkilat ve kamuoyu ile paylaşılan sloganlar arasında şunlar dikkati çekiyor: "LGBT’lerin güvende hissetmediği bir New York, güvenli değildir" ve "Çetelerin LGBT’ler üzerine talim yapmasına geçit vermeyeceğiz."
 
New York Polis Departmanı (NYPD) LGBT Birimi yöneticisi Dedektif Tim Duffy "Stonewall’da sorunun kaynağı idik; bugün çözümün parçası olma yolundayız." diyor. Tim Duffy’e Birim yönetiminde eşlik eden Komiser Yardımcısı Michelle Martindale ekliyor: "Üzerimize sürdüğümüz kara lekeyi temizlemek, itibarımızı düzeltmek zorundayız."  
 
NYPD LGBT İlişkileri Birimi’nin bu iki yöneticisinden biri, Dedektif Duffy, doğrudan Asayiş Şube Komiseri’ne bağlı iken; diğeri, Komiser Yardımcısı Martindale Halkla İlişkiler Bürosu ve New Yok kenti Polis Akademisi ile ortak faaliyet yürütüyor.
 
1994’te kurulan birimin öncelikli işlevleri arasında şunlar bulunuyor: 
 
- Lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks (LGBTİ) memurların hakları, ihtiyaçları, talepleri hakkında danışmanlık. Polis teşkilatı içindeki akran zorbalığı ve mobbing ile mücadele.
 
- LGBTİ sivil toplum kuruluşları ile ilişkiler (özellikle gençler, öğrenciler ve savunuculuk grupları ile).
 
- LGBTİ faillere, sanıklara ve mağdurlara yönelik vaka danışmanlığı; muamele kılavuzlarının hazırlanması.
 
- "It gets better." (Daha iyiye gidiyor.) adlı kampanyanın teşkilat içi yürütücülüğü.
 
- New York Polis Departmanı dâhilindeki Nefret Suçları Görev Gücü’ne danışmanlık.
 
- Dil ve terminoloji çalışmaları. (Polis akademisi müfredatında ve kolluk uygulamalarında dil.)
 
New York Polisi, LGBTİ topluluğu içindeki çeşitliği tanıyarak, özellikle transların ve seks işçilerinin gereksinimlerine dönük iç mevzuatı ve politikaları yoğunlaştırmayı amaçlıyor. NYPD, 2012 yılında "cinsiyet kimliği hakkında Departman politikasını" bir genelge ile yenilemiş. Örneğin artık başvurularda kişinin kimlik belgelerindeki değil, beyan ettiği cinsiyet kimliği esas alınıyor. Hapishaneye yerleştirme koşulları, hukuki başvurular, hastane ve tecrit şartları buna göre belirleniyor; tıbbi ve kozmetik gereksinimler buna göre karşılanıyor.
 
NYPD, kentte işlenen nefret suçlarında düzenli artış görüyor; ancak bu artışın kendilerine duyulan güvenin ve böylece ihbarların artmasından kaynaklandığını bulguluyor. NYPD, LGBT kişiler arasında görülen "az ihbar etme" sorununu hafifletmek için, kısa dönemli - mahkeme öncesi - uygulamalarda, LGBTİ kişiyi değil, olası veya fiili saldırganı tecrit ediyor.
 
Kendisi de açık ve evli bir eşcinsel olan Dedektif Duffy yaşanan değişimi şu sözlerle anlatıyor: "Otuz kırk sene önce eşcinsel bir polisi teşkilatta barındırmazlardı. Çalışma hakkı elinden alınırdı. Bugün NYPD bünyesinde eşcinsel veya trans memurlar için bu temelde bir sorun yaşanmıyor. Trans memurlar sorunsuz şekilde cinsiyet geçişi yaşıyorlar. Güvenliğin ve özgürlüğün bir arada sağlanması için, polis teşkilatının içinde çeşitliliği sağlamak çok önemli ve elzem."
 
New York Polisi Trans Kişilere Muamele Politikası Eğitimi Konu Başlıkları
 
Gözaltına alınanın cinsiyetinin/cinsiyet kimliğinin belirlenmesi ve yakınları ile iletişim.
 
Gözaltına alınan kişilerin üstlerinin aranması.
 
Adılların ve kişinin özel adının kullanımı. (İngilizce’deki cinsiyet adılları he/she, him/her ve his/her kullanımına dair özen)
 
Polis tarafından durdurulma, sorgulanma, aranma aşamalarında muamele.
 
Sahte isim kullanma durumları.
 
Özel ihtiyaç sahibi mahpuslar ve mahpusların yerleştirilmesi.
 
Hastaneye sevk edilen mahpusların durumu.
 
Hormon kullanımı.
 
Medyaya verilen veya medya ile paylaşılan bilgi.
 
Öğrenciler, gençler ve çocukların durumu. 

Etiketler: insan hakları
Nefret