12/10/2020 | Yazar: Aslı Alpar

Tarihte bugün köşemizde iki gazete var: Sabah ve Bugün.

Tarihte bugün: “Eşcinsel derneği kapatılmasına yargıdan veto” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Tarihte bugün köşemizde iki gazete var: Sabah ve Bugün.

Gazeteler, 2005 yılında, dönemin Ankara Vali Yardımcısı Selahattin Ekremoğlu’nun Kaos GL’nin “hukuka ve ahlaka aykırı olduğu” iddiasıyla yaptığı kapatma başvurusunu savcılığın reddetmesini haberleştirmiş.

Savcılık kararında “Cinsel yönelim ayrımcılığının tartışıldığı dönemde, eşcinsel olmak ahlaksız olmak anlamına gelmez” demiş ve derneğin adında ve 23 maddeden oluşan amaç bölümünde “ahlak dışı olarak tanımlanabilecek bir husus bulunmadığı”nı ifade etmişti.

Bugün haberi  “Yargıdan gay, lezbiyen yorumu” başlığı ile şöyle gördü: “Savcılık, Ankara Valiliği'nin, ‘adı ve tüzüğü genel ahlakı bozuyor’ diyerek kapatılmasını istediği Kaos Gay ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği (KAOS GL) için dava açılmasına gerek görmedi. Savcılık, eşcinsel olmanın ahlaksızlık anlamına gelmediğini vurguladı. KAOS GL, eşcinsel haklarını korumayı amaçlıyor.”

Sabah’ın “Eşcinsel derneği kapatılmasına yargıdan veto” başlıklı haberi ise şöyle: “Valiliğin başvurusunu inceleyen Basın Savcılığı, derneğin adı ve tüzüğünde ahlaka aykırı bir yön bulunmadığını, bu nedenle dava açılmasına gerek olmadığına karar verdi. Gay ve lezbiyen sözcüklerinin anlamları için Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nden yararlanan Savcılık, bu iki kelimenin günlük hayatta ve bilimsel tartışmalarda anlamına uygun ve rahatça kullanıldığına işaret etti. Savcılık kararinda, yeni TCK hazırlanırken cinsel yönelim ayrımcılığının tartışıldığı, eşcinsel olmanın ahlaksız olmak anlamına gelmediği vurgulandı.”

Haberde medyanın halen “gay” kelimesini kullandığını görmek mümkün.

“Tüm ahlak bilimleri ile uğraşanların ortak birleştikleri nokta olan "insan iradesinin hür olması" gerektiği”

Dönemin Ankara Vali Yardımcısı’nın başvurusunu reddeden Savcı Kürşat Kayral kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. Maddesine atıfta bulunmuş ve “kamusal dava açılmasına gerek olmadığına” hükmetmişti.

Savcı Kayral’ın kararında “ahlaka aykırılık” iddiasını da şöyle değerlendirmişti: “Ahlak kavramının irdelenmesinde ise, insan topluluklarınca zamanla benimsenen, fertlerin birbirleriyle aile, toplum, devlet ve bütün insanlarla ilişkilerini düzenleyen kurallar, ilkeler ve inançlar bütünü olduğu, iyi-kötü bağlamında olumlu kabul eden davranışların toplamının ahlak olarak adlandırıldığı, ahlakın temel amacının toplumsal yaşamda düzeni sağlamak, bireyler arası ilişkileri kurallara bağlamak olduğu, toplumlara göre değişen, izafilik kavramı içeren ve Yeni Türk Ceza Yasasının yapılandırılmasında "cinsel yönelim ayrımcılığının" tartışıldığı bir dönemde, eşcinsel olmanın ahlaksız olmak anlamına gelmediği, gerçek olması gerekenin tüm ahlak bilimleri ile uğraşanların ortak birleştikleri nokta olan "insan iradesinin hür olması" gerektiği…”

10 Ekim 2005 tarihli kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

 


Etiketler: medya
Nefret