05/06/2020 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL Derneği Mülteci Hakları Programı’nın dört dilde yayımladığı “LGBTİ+ Mülteci Özbakım Rehberi” travmatik stresle baş etme yöntemleri öneriyor.

Travmatik strese karşı özbakım nasıl olmalı? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Derneği Mülteci Hakları Programı, TürkçeİngilizceFarsça ve Arapça dillerinde “LGBTİ+ Mülteci Özbakım Rehberi” yayımladı.

Rehber travmatik stresi tanımlanıyor ve özbakımla stresin önüne nasıl geçilebileceğini anlatıyor. LGBTİ+ mülteciler için hazırlanan Rehber, “hem pandemi stresi hem de LGBTİ+ bir mülteci olmaktan kaynaklı travmatik stresi aynı anda yaşama ihtimaliniz var” diyor ve travmatik stresin belirtilerini şöyle aktarıyor:

Fiziksel belirtiler: Aktivite azalması ya da artması, dinlenememe, yeme alışkanlıklarının değişmesi, uyku alışkanlıklarının değişmesi.

Davranışsal ve sosyal belirtiler: Aile ve arkadaşlardan uzaklaşma, yaşananları sürekli anlatma isteği, iletişim güçlükleri, mizah yoluyla başa çıkmaya çalışma, öfke patlamaları, sık sık tartışmalara girme, ağlama nöbetleri, yeme alışkanlıklarının değişmesi, iş başarısında azalma, alkol, sigara ya da ilaç̧kullanımında artış, sosyal içe çekilme, içe kapanma, anıları canlandıran yerlerden ya da etkinliklerden kaçınma.

Duygusal belirtiler: Kendinizin ve başkalarının güvenliği konusunda endişelenme, öfke, huzursuzluk, üzüntü, depresyon, rahatsız edici rüyalar, suçluluk, umutsuzluk, izole olmuş̧, kaybolmuş̧, tükenmiş̧ hissetme

Bilişsel belirtiler: Bellek sorunları, kafa karışıklığı, düşünme ve kavramada yavaşlık, hesaplamada, öncelikleri belirlemede ve karar vermede güçlük, dikkati toplamada sorunlar, sınırlı dikkat süresi, nesnelliğin zayıflaması, sürekli olarak olay hakkında düşünme.

Travmatik strese karşı neler yapabiliriz?

Rehber, “Kendi kendimize yardım etmenin ve stres ve kaygıyı çok şiddetli hissettiğimizde kendimizi sakinleştirmenin bazı yolları mevcuttur” diyor ve sıralıyor: Bedeninize iyi bakmak için imkanlarımız ölçüsünde çaba harcayabiliriz; örneğin imkanlarımız ölçüsünde en sağlıklı yiyecekleri tercih etmeye çalışabiliriz.

Dans edebilir, egzersiz hareketleri yapabiliriz,

Uykusuz kalmamaya çalışabiliriz,

Gün içinde haber takip etmeyi sınırlandırabiliriz. Mesela Whatsapp, Telegram, Instagram gibi online sosyalleştiğimiz mecralar bugünlerde daha az yalnız hissetmemizi sağlasalar da olumsuz haberlere daha fazla maruz kalmamıza da yol açabilirler. Bu nedenle bu mecralarda geçirdiğimiz vakti sınırlandırabiliriz. Çünkü sürekli krize dair şeyler duymak ve görüntüleri izlemek üzücü, kaygılandırıcı olabilir,

Kaygımız yoğunlaştığında temiz hava alabileceğimiz bir alan yaratabiliriz. Mesela pencereyi açarak, birkaç derin nefes almak gibi,

Zor düşüncelerimizi kontrol edemediğimizi fark ettiğimiz anda dikkatimizi başka bir şeye yönlendirmeye çalışabiliriz,

Kendimizi mutlu hissettiğimiz bir anı hatırlamaya çalışabiliriz. Hayal kurmaya çalışabiliriz,

İyi gelişmelere odaklanmaya çalışabiliriz. Sevdiğimiz insanlarla bu bilgileri paylaşabiliriz.

“LGBTİ+ Mülteci Özbakım Rehberi”ne buradan ulaşabilirsiniz.

 


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret