12/02/2008 | Yazar: Kaos GL

Türkiye Barış Meclisi’nin iki günlük ‘Yeni Anayasa Sürecinde Demokratikleşme ve Kürt Sorunu Konferansı’, sonuç bildirgesi şeklindeki ‘değerlendirme’ ile sona erdi.

Türkiye Barış Meclisi’nin iki günlük ‘Yeni Anayasa Sürecinde Demokratikleşme ve Kürt Sorunu Konferansı’, sonuç bildirgesi şeklindeki ‘değerlendirme’ ile sona erdi. Anayasanın olmazsa olmazları arasında cinsel yönelim ayrımcılığının da belirtilmesi gerektiğinin altı çizildi. Evrensel Gazetesi’nden Sultan Özer’in kaleminden.

Konferansın, Kürt sorununda barışçı ve demokratik çözümün yaşamsal ve nesnel bir biçimde kendini dayattığı ve çözüm için olanakların arttığı bir zamanda gerçekleşmiş olması, önemini artırmaktadır. Bu bağlamda, tartışılan her temel konu için, şimdi somut uygulamalar yönünde acil adımlar atma zamanı gelmiştir.

‘Anayasal vatandaşlık’

‘Anayasal Vatandaşlık’ kavramının tartışıldığı oturumda, anayasada yapılabilecek değişikliklerin Kürt sorununun çözümünde hukuksal olduğu kadar siyasal açıdan da olanaklar getireceği belirtilmiştir. Buna göre, yeni bir anayasa, toplumun doğal çoğulculuğunu tanıyan ve farklı kültürlerin, inançların ve ulusal kimliklerin kendi varlıklarını korumaları ve geliştirmelerinin önündeki engelleri kaldıran bir ‘vatandaşlık’ tanımına yer vermelidir. ‘Bölgesel Yönetim’ başlıklı oturumda, gelinen noktada, bürokratik merkezi yönetimin her türden gelişmenin önünde engel teşkil ettiği temel düşüncesinden hareketle; sadece Kürt sorununun çözümünün değil, Türkiye’nin bütün bölgelerinde yoksulluğun ve geri kalmışlığın giderilmesi kültürel değişimin gerçekleştirilmesi ve demokrasinin güçlenmesinin bir imkânı olarak bölgesel yönetimlerin geliştirilmesi konusunda fikir birliği olduğu görülmüştür. ‘Demokratik Özerklik’, yereli güçlendirme, halkın söz ve karar yetkilerini geliştirme, meclis sistemi, kültürel farklılıkların özgürce geliştirilebilmesi için tedbirler, bu bağlamda tartışılmıştır.

Erkek egemen şiddete karşı

‘Kadın Hareketi ve Barış’ başlığını taşıyan oturumda, barış mücadelesi ile kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele arasında dolaysız bağlar bulunduğuna, özellikle, ev ve aile içinde başlayan ve toplumsal hayatın bütün alanlarında kendisini hissettiren erkek egemen şiddete karşı mücadele etmeden barış yönündeki mücadelelerin inandırıcı olamayacağına dikkat çekilmiştir.

Şiddet siyasal alanı tahrip eder

‘İhtilafların Şiddet Dışı Yöntemlerle Çözümü’nün tartışıldığı son oturumda, şiddet, siyasal alanı (yani sözü ve müzakere ortamını) tahrip eden, çözümsüzlüğe yol açan bir olgu olarak değerlendirilmiş, çözüm için silahların sustuğu bir ortamın sağlanması gereği önemle vurgulanarak, farklı ülkelerde yaşanmış benzer örneklerden yararlanmak gerektiği belirtilmiştir. Şiddetin ortadan kaldırılması için, tarafların ihtiyaçlarının ve taleplerinin açıkça belirlenmesi ve bu ihtiyaçların karşılıklı olarak müzakere edilebilir hale gelmesi bakımından TBM’ye düşen görevler üzerinde durulmuştur. Yanı sıra, devletin operasyonları durdurması ve Kürt tarafının da bir an önce eylemsizlik sürecine girmesi çağrısında bulunulmuştur.
Konferans’ın ışığında, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için, eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik yeni anayasanın önemli bir imkân olabileceği ortaya çıkmıştır.

Yeni anayasanın olmazsa olmazları

* Militarizmden, güvenlik rejimi zihniyetlerinden arınmış olmalı,

* Vatandaşlık herkesin, etnik kökeni, dinsel inançları, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, siyasal görüşleri nedeniyle ya da başkaca bir nedenden dolayı ayrımcılığa uğramaksızın eşit hak ve sorumluluklar ile donatılacağı biçimde yeniden tanımlamalı,

* Anayasada yalnızca ayrımcılığa yol açan anlayışların temizlenmesiyle yetinilmemeli, aynı zamanda ayrımcılığın her türünü kesin bir dile yasaklayan maddeler yer almalı,

* Anayasa, etnik, dinsel ve kültürel imalara ve çağrışımlara hiçbir yerinde ve hiçbir biçimde yer vermemeli,

* Yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini, sosyal adaletin tesisi yönünde, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını, doğal ve kültürel çevre ve varlıkların korunmasını güvence altına alınmalı,

* Köhnemiş ve hantal tekçi siyasal yapılar ve yönetim yöntemleri yalnızca Kürt sorununun değil, ülkenin bütün temel sorunlarının çözümü önünde engel teşkil etmektedir. Bunun yerine, yerel ve bölgesel yönetimlerin etkin olacağı yeni bir yönetim biçimi anayasada düzenlenmelidir.(BS)

Etiketler: insan hakları
bülten