06/08/2009 | Yazar: Barış Sulu

T.C.

'Üçüncü Sınıf Kadın' yasaklandı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, Minima Yayıncılık tarafından yayımlanan ve Anıl Alacaoğlu tarafından yazılan "Üçüncü Sınıf Kadın" isimli kitabı incelemeye alarak ‘18 yaşından küçüklere zararlıdır’ ibaresi ile satışına karar verdi ve reklamının yapılmasını yasakladı.
Kitabın neden yasaklandığı ile ilgili olarak yapılan inceleme ve değerlendirmede;
 
‘199 sahifeden ibaret olan kitapta; Türk toplumunun büyük bir bölümünün ahlaki olarak kabul etmediği homoseksüellik ve homoseksüel ilişkiler anlatılmaktadır.
 
Yazıda; Türk örf ve adetlerine ve ahlaki değerlerine göre normal olmayan cinsel İlişki, kişinin kendi hem cinsleriyle girişeceği anal seks ilişkisi (ters ilişki) açıkça övülmekte ve özendirici bir dille anlatılmaktadır. Kitabın yazarı bu anal ilişkiden büyük zevk alınacağını belirtmiş ve bunu sanki çok normal bir ilişkiymiş gibi anlatmıştır. Elbette bu tür normal olmayan ve sapıklık sayılan ilişkilerin çocukların zihinsel gelişmelerini olumsuz yönde etkileyeceği, özellikle cinsel konularda bilmek ve öğrenmek istediklerinin pedagojik bir çerçevede verilmediği de açıkça görülmektedir.
 
Nitekim normal olmayan cinsel ilişkinin ne türden zevkler vereceğinin öğretilip teşvik edilmesi çocukların cinsel gelişimini bozacağı aşikar olup, zihninde algılama, hayal, düşünme, muhakeme, yargılama gibi bilgi yolları ve imgeler yaratacağı ve daha sonraki etkinliklerinde bu olumsuzluklardan etkileneceği muhakkaktır.
 
İnceleme bölümünde tafsilatlı şekilde anlatıldığı üzere kitapta, bir eşcinselin 7-8 yaşından 20 li yaşlara kadar yaşadığı eşcinsel ilişkileri özendirici bir şekilde anlattığı ve sonunda geçirdiği ameliyatla bir travesti olduğunu ve fahişelik yaptığını itiraf etmektedir. Oysaki: seksüel gelişim üzerine bakış, toplumların gelenek, görenek, değer yargıları ve metotlarına dayanmaktadır. Ülkemizde baskıcı bir kültür olduğu bilinmektedir. Formal cinsel eğitim yoktur. Çocuklar normal ve anormal ilişkileri kavrama ve ayırt etme yetisine sahip değildir. Çocuklar kendi kendine sorduğu soruların cevaplarını yalnız hayal dünyasında aramaz. Kardeşleriyle ya da oyun arkadaşlarıyla ilişkisinde tahmin ettikleriyle bildiklerini doğrulama fırsatı bulurlar. Erken çocukluk döneminde karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar ile aile içi yaşanan sorunlar ve yaşadığı travma sonrası gelişen bir kimlik arayışında olan romanın kahramanı İlker'in duygularını bedenine giydiremediği hayatını anlatan Üçüncü Sınıf Kadın romanında görüldüğü gibi çocuklara yanlış, sapık, eşcinsel ilişkinin normal bir cinsellik şeklinde anlatılması küçüklerin gelecekteki yaşamlarında olumsuz bir etkisinin olacağı aşikar olup, böyle sağlıksız bir modelin etkisi altında kalacağı kuşkusuzdur.
 
Büyükler için bile, abartılı yazıların henüz cinsellik konusunda gerekli alt yapıya ve deneyime sahip olmayan küçükler yönünden sıradan, rutin tavır ve davranışlar olduğu yönünde izlenim oluşturacağı, bu tür hareket ve davranışların mutlaka yaşanması gerektiği gibi yanlış bir düşünceye kapılmalarına neden olacağı, büyüdüklerini kanıtlama yolu olarak erişkinleri taklit etmeye çalışan bir kişiliği geliştirme çabası içerisine girecekleri, yeterli değerlendirme ve eleştiriyi yapamayacaklarından normal ilişki dışında oral seks ve diğer ilişki biçimlerini denemeye kalkışacakları kuşkusuzdur. Bu açıdan kitaptan alıntılanan yazıların küçükler için olumsuz model ve davranış kalıpları olduğu düşünülmektedir.
 
Ayrıca genç dimağlarda toplumsal değerler konusunda tereddüde yol açacağı, duyguların cinsel kışkırtıcılığı üzerinde kurgulanan yayınların; gençlerimizin enerjisini, bedeni ve zihni melekelerin hayatın diğer alanlarından bağımsız olarak sadece cinsellik üzerine odaklayarak hedefi, ideali ve ümidi olmayan gençlik kitlesinin yetişmesine hizmet edeceği kuşkusuzdur.
 
Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum düzenini sağlayabilmek amacıyla sosyal normları oluşturmuşlardır. Basım-yayın, araç ve organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikâz etme, hatırlatma görev ve sorumluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaştırılması mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu kitabın henüz kişiliğinin gelişme çağının başlangıcında bulunan küçüklerin Millî Eğitim Temel Kanununun amaçları ve temel ilkeleri arasında yer alan Türk Milletinin kadına saygı ve utanma duygusunu da ifade eden ahlâki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, beden, zihin, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere sahip kişiler olarak yetişmelerine menfi yönde etkide bulunacağı, iyi ve kötü hususlarında zihinlerinde kavram kargaşasına neden olacağı ve yanlış yönlendireceği, buna ilaveten kitap içeriğinin kamuoyunun tümünü ilgilendiren bir eser niteliği taşımadığı, söz konusu yazıların toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve dolayısıyla kurulca bahse konu kitabın küçükler için zararlı nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.’ denildi. Kitabın hiçbir şekilde reklamı yapılamayacak ve "18 yaşından küçüklere zararlıdır" ibaresi ile satılacak.

Yasaklama Kararını okumak için TIKLA


Etiketler: insan hakları
Nefret