26/09/2022 | Yazar: Yusuf Çelik

Artık sokaklarda gergedan olmayanları öldürmenin, yok saymanın ve nefret söylemleri savurmanın cezasının yalnızca “yüce gergedanlar hareketi” veya “adalet ve gergedan partisi”ne üye olmakla sınırlandırıldığı bir ülke yaşıyoruz.

Ama sessiz ol çocuğum; bu bir oyun. Oyunu bozma! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İyi dinle çocuğum; sen bir devletsin, adam asacaksın, kan içeceksin, kendinden olmayana küfredecek, nefret edeceksin! Dahası halkına bunu öğretecek onları alanlara toplayacaksın. Gergedan olacaksın çocuğum, derin kalın, aklın ufacık kalacak. Senden olmayanları boynuzunla yere devirecek, ayak tabanına kan süreceksin!

Eugene Lonesco, 1959 yılında yayınladığı ve faşizmi anlattığı bir oyun yazdı. Oyunda kahvede oturan insanlar bir gergedan görüyor ve inanmıyordu. Daha sonra bunun bir tür propaganda olduğunu düşünmeye başlayıp, kavgaya tutuşuyorlardı. Ancak zamanla biri hariç tamamı gergedana dönüşüyordu. Kalan son insan sahneye atlayıp müthiş bir tiratla oyunu bitiriyordu.

Bu oyunu bugün yazmaya kalksak nasıl bir oyun karşımıza çıkardı?

Muhtemelen tablo çok fazla değişmedi. Faşizm varlığını aynı bütünsellikle korurdu. Biz sadece mekanları değiştirir, teknolojiyi merkeze alır ve siyasetçileri daha çok konuştururduk. Mekanımızda mutlaka devlet ahlakını bilen, ahlaklı, namuslu insanlar otururdu. Eugene’nun aksine burada ne mantık ne felsefe konuşulurdu. Çaylar içilir ve yalnızca gergedan olmak öğretilirdi. Televizyonlarda ve haber bültenlerinde gözleri yerinden çıkana kadar bağıran ve dünyadan, bilimden, tıptan bir haber her şeyin alemi, kendinin cahili siyasetçiler durmadan konuşurdu. Elbette açılışta Başkan Hazretlerine, hazretlik unvanını veren hoca hazretleri şunları söylerdi; “İyi dinle çocuğum; sen bir devletsin, adam asacaksın, kan içeceksin, kendinden olmayana küfredecek, nefret edeceksin! Dahası halkına bunu öğretecek onları alanlara toplayacaksın. Gergedan olacaksın çocuğum, derin kalın, aklın ufacık kalacak.  Senden olmayanları boynuzuna yere devirecek, ayak tabanına kan süreceksin!” derdi ve oyunumuz başlardı.

İnsanlar bir dönem her şeyin çok güzel ilerlediğine inanır ve olacaklardan bir haber sohbet ederlerdi. Günlerin güzelliğinden, henüz derisi kalınlaşmamış hazretlerin icraatlarından bahsederdi. Başkan herkese kendini sevdirir ve halkın sempatisini kazanırdı. Zamanla derisi kalınlaşır ve halkına gergedan olmanın güzelliği üzerine konuşmalar yapardı. Halkı başkana ve onun yaverlerine tam teslimiyetle bağlandığı için hiçbir şeyi sorgulamaz ve derisinin kalınlaşmasını beklerdi. Gün geçtikçe deriler kalınlaşır, işlenen cinayetlerden dolayı sokaklar al kana boyanırdı.

Peki gerçekten oyun başlamış ve derimiz kalınlaşmışsa?

Aslında oyunumuz çoktan başladı ve biz oyunun başladığını biraz önce fark ettik. Hükümet televizyon dahil tüm iletişim kanallarına el koydu. Her şeyin alimleri yıllardır konuşuyor ve derimiz kalınlaşıp boynuzlarımız çıkmaya başladı. Her geçen gün biraz daha bilincimizi, benliğimizi ve düşüncelerimizi ilk gergedanların eline verdik. Kitle imha silahı olarak kullanılan iletişim kanalları gergedanları övmeye ve gergedan olmak istemeyenlerin çeşitli yöntemlerle cezalandıracağına dair her geçen gün açıklamalar yapmaya devam ediyor. Artık sokaklarda gergedan olmayanları öldürmenin, yok saymanın ve nefret söylemleri savurmanın cezasının yalnızca “yüce gergedanlar hareketi” veya “adalet ve gergedan partisi”ne üye olmakla sınırlandırıldığı bir ülke yaşıyoruz.

Korkulacak bir şey yok çocuğum. Sakin ol!

Artık başını kaldırdığın her dakika başında bekleyen bir baş var…

Ahlakını, aileni ve devletini koruyan yüce gergedanlar var.

Rahat uyu derini saracak yeni bir deri, sırtını kaşıyacak bir boynuzun var.

Sokaklarda seni ve aileni koruyacak binlerce hatta yüzbinlerce gergedan var.

Sesine ses, nefretine ortak derisi kalınlar var.

Gergedan olmayanlar mı?

Hiç merak etme onlar için sivri boynuzların var artık. 

Vuracaksın.

Boynuzundan yere kan damlayacak.

Başkan hazretleri seni her zaman koruyacak…

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: kültür sanat, siyaset
bülten