11/01/2022 | Yazar: Defne Güzel

Taşınmak LGBTİ+’lar için barınma hakkının tehdit ya da ihlal edildiği bir süreç. LGBTİ+’ların taşınmak isteyip taşınamadığı süreçlerin altında ise birçok fiziksel, sözlü ya da psikolojik şiddet yatıyor.

Aman ne bileyim ben: Taşınmak Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Geçtiğimiz yıl, hayatıma ister istemez “taşınmak” kavramını getirdi. Bir yılda üç kere taşınınca, taşınmanın üzerine daha fazla düşünmeye başladım.

Bursa’dan Ankara’ya yola çıkmadan önceki gece hiç içmediğim kadar içtim ve hiç ağlamadığım kadar ağladım. Ankara otobüsüne bindiğimde hep kurtulmak istediğim ve çok kolay kurtulabileceğimi düşündüğüm şeyin Bursa değil de kendim olduğunu, ben olduğumu anladım. Aklım bana bir oyun oynadı. Beni şehri terk edersem kendimi de terk edebileceğime inandırdı. Halbuki Bursa benim için büyümek, açılmak, kafa tutmak demekmiş. Acısıyla, tatlısıyla yaşadıklarım beni ben yapmış. İnsan taşınınca yaşadıklarını unutamıyormuş ve yanında da götüremiyormuş.

Doğup büyüdüğüm İstanbul’a karşıysa hiç böyle hissedemedim bir yandan. İstanbul içimi dolduramadı. Her yolum düştüğünde hissettirdiği yalnızca boşluk oldu.

Çok sık görülen, alışılageldik ya da ekseriyetle anlatılan bir durum değil bir şehri sevmede “açılmak” faktörünün olması. Trans deneyimler yaşamak, HIV tanısı almak, örgütlenmek, seçilmiş bir aile kurmak, bir şehri terk etmeye engel teşkil edebiliyormuş. 2021 yılı boyunca bunu anladım.

Duygusal olarak yaşananlar bir yana, taşınmanın kaygı boyutu da mevcut. Her yeni bir eve taşındığımda ilk düşündüğüm komşular ve onlarla problem yaşama ihtimalim oldu.  Bursa’da beş yıl boyunca yaşadığım evin sahibiyle Whatsapp üzerinden iletişim kuruyoruz diye profil fotoğrafımı vücudumun, giydiklerimin ve yüzümün görünmediği fotoğraflardan seçmek zorunda hissettim kendimi. Sanat tarihi bölümünü bıraktığımı ailem öğrendiğinde ve beni İstanbul’a geri çağırdığında en büyük korkum kendimi var etmek için çıktığım yolun heba olması ihtimali ve trans olduğum için aile evinde maruz bırakılacağım baskı oldu.

Salgınla birlikte LGBTİ+’ların son iki yıldır en büyük dertlerinden biri aile evine geri dönmek.

Taşınma kavramının içinde lubunyalar için özgürlüğe kavuşmak adına doğup büyüdüğün yerden ve evden ayrılmak da var, doğup büyüdüğün yere ve eve geri dönmek de, doğup büyüdüğün yerden ve evden gidememek de…

Genç LGBTİ+ Derneği’nin hazırladığı COVID-19 Salgınında LGBTİ+ Topluluğunun Durumu araştırması içerisinde yer alan alıntılar LGBTİ+’ların salgında taşınmaya dair yaşadığı zorlukları şöyle ortaya koyuyor:

“Ayrıca panik ataklarım devam ediyor. Kendimi rahat hissetmediğim bir ortam olan aile evine geçmek zorunda kaldım.”

“Psikolojik sağlığım etkilendi. Salgından dolayı evde kalmak durumunda olduğumuz için ve evde de beni bilmeyen bir aile ile yaşamak durumunda kaldığım için kendimi baskılanmış ve stresli hissettim. Bu da beni depresif ve kaygılı yaptı.”

“Lise mezunuyum üniversite sınavını bu sene erteledim bir sonraki seneye gireceğim.”

Taşınmak bir yandan LGBTİ+’lar için sürülmek de demek. Diğer yandan ise bazen bulunduğun yerden gitmek istememek ya da gidecek gücü bulamamak.

2020 yılında muhabir Yıldız Tar bir yıldır iş arkadaşından tehditler alan ve mağdur edilen Fatih’in yaşadıklarını haberleştirmişti. Fatih kendisine yaşatılanlara ilişkin şöyle diyordu:

“5-6 sene önce ben gasp edildikten sonra evimizi değiştirmek zorunda kaldık. Bu durumlarda mağdurken, evimde bıçakla soyulmuşken polis gelip bana küfrediyor. Biz 10 yıldır birlikte olan bir çiftiz. Sevgilim son bir yıldır çalışamıyor pandemiden dolayı. Askerden raporlu ve bir sürü yere görüşmeye gittiğinde eşcinsel olduğu için raporlu olduğunu söyledi. Olumsuz yanıtlar aldı. Hatta bir yer de ‘senin özel hayatın bize çok uymuyor’ diye mesaj attı. Bu koşullarda ev de iş de değiştirmem mümkün değil…”

Taşınmak LGBTİ+’lar için barınma hakkının tehdit ya da ihlal edildiği bir süreç. LGBTİ+’ların taşınmak isteyip taşınamadığı süreçlerin altında ise birçok fiziksel, sözlü ya da psikolojik şiddet yatıyor.

Bir yıl sonra Ankara’dan Bursa’ya dönüş yaptım. İstanbul’da hissettiğim boşluk hissindense Bursa’ya dönüşümde kendimi hissettim. Bir yılda Ankara’da biriktirdiğim anılar güçlenerek dönmemde epey yardımcı oldu. Taşınmaya dair ise en çok bir trans olarak daha az eşyaya sahip olmam gerektiğini öğrendim.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 


Etiketler: kadın, yaşam, kent hakkı, barınma
Dijital