31/10/2022 | Yazar: Eylem Çağdaş

Arjantin, LGBTİ+ hakları ve özellikle de trans hakları konusunda geçtiğimiz on yıl içinde devrim niteliğinde adımlar attı.

Arjantin trans hareketinin ilham verici mücadelesi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Hep kan ağlayan yazılardan bıktığınızı tahmin ediyorum. Ben de yazmaktan sıkıldım zaten. O yüzden moral ve ilham verici bir yere çevireceğim odağımı. Arjantinli transların mücadelelerinden ve kazanımlarından bahsedeceğim. Çoğu kez gözlerimizi kaldırmış Anglosakson dünyaya ve kıta Avrupa’sına bakıyoruz, buralardaki aktivistlerin ayak izlerini takip etmeye çalışıyoruz. Ne var ki İngiltere gibi ülkelerde kimi zaman gerici diyebileceğimiz adımlar atılıyor. Nedense yalnızca kan, zulüm, iç savaş ve darbe haberleriyle anılan Güney Amerika'da ise son derece ilham verici örnekler var. Arjantin, LGBTİ+ hakları ve özellikle de trans hakları konusunda geçtiğimiz on yıl içinde devrim niteliğinde adımlar attı örneğin.

İlk başta onları #FuriaTravesti (İspanyolca travesti öfkesi) etiketiyle tanıdık sosyal mecralarda. Polisin zulüm ve vahşetiyle karşı karşıya kalan, sık sık evlerinden atılan ve aşırı ayrımcılığa maruz kalan bir grup insandılar.  Başlangıçta devletin ve toplumun gözünde "bahsi diğer" kategorisinde olmalarına karşın bugün neredeyse tüm Arjantin kamuoyunu, yeni yurttaşlık ve hak tanımlarının da olabileceği konusunda ikna etmiş görünüyorlar. 

"Sen bana isim takamazsın, sen bana kimlik atayamazsın, hayattaki duruşumu, kimliğimi, cinsiyetimi ben tayin ederim!" diyerek işe sıfırdan başlayan bir hareket bu. Bir anlamda kendi ismini kazanma mücadelesi. 

Arjantin insanların, adli mercilerden veya doktordan izin almadan isimlerini ve cinsiyetlerini resmi olarak değiştirmelerine izin veren dünyadaki ilk ülke oldu.(2012 yılı) Cinsiyet kimliğinin resmi olarak teyit edilmesinde başvurulan ve yer yer onur kırıcı da olabilen ameliyat, hormon tedavisi ve psikolojik değerlendirme gibi prosedürlere gerek kalmadan kendi seçtiğiniz ismi alabiliyorsunuz Arjantin'de.

Geçen yıl yürürlüğe giren, kamu sektöründeki kadroların yüzde birinin translara ayrılmasını zorunlu tutan kararname de dahil olmak üzere devrim niteliğinde pek çok politika yaşama geçirildi. Bu devrim niteliğindeki yasa, transların yalnızca yüzde dokuzunun resmi olarak istihdam edildiğini, yüzde 70'inin ise seks işçisi olduğunu, çoğunun sağlık hizmetlerine erişemediğini kayda geçiren bir araştırmanın 2017 yılında yayınlanmasından sonra tasarlandı.

2012 Cinsiyet Kimliği Yasası'na giden süreç, dünyanın her yerindeki paralel mücadeleler için öğretici dersler taşımasına karşın, salt Arjantin özgülünde anlaşılabilecek boyutlar da taşıyor. Arkasında uzun mücadeleler olan bu kazanım, toplumsal ittifaklar üzerinden ilerleyen, akademisyenlerle iş birliği geliştirmeye çalışan, halk desteğini kazanmayı çok önemseyen, yerleşik yapının hem içinde hem de dışında hareket eden taban örgütlerinin eseri. 

Yasanın geçmesi buzdağının görünen kısmı diyebiliriz. Görünen yüzeyin altında değişimi sürükleyen iki temel dinamik var: bir siyasal eylem alanı olarak sokak ve travesti/lubunya kimliğinin, alt kültürünün savunusu.

Bu hareketin sokaklardan meclise uzanan yolculuğunu anlamak için kısa bir tarihçeye ihtiyacımız var. Arjantin demokrasinin tüm aksaklıklara rağmen icra edildiği ve sokaklardaki yürüyüş/sloganlarla somutlaştığı bir ülke olagelmiştir. Kalabalıkların şeffaflık ve halk katılımı talebiyle hükümet organı Cabildo'nun önünde toplandığı 1810'dan bu yana Plaza de Mayo ve kamusal alan Arjantin toplumu için merkezi bir önem taşımaktadır.

On yıllar boyunca devam eden yolsuzluk ve neoliberal yağmanın ardından yaşanan kurumsal ve ekonomik krizler iki binli yılların başında halkı çok derin bir yoksulluğa itiyor. (2013 yılında tanıştığım yerli bir arkadaş Buenos Aires'in varoşlarında yamyamlığın bile görüldüğünü söylemişti mesela.) Krizin en ateşli yıllarında radikal düşünceler yayıldıkça yeni ve tarihsel olarak marjinale itilmiş sosyal/siyasal aktörler de bu sosyal dinamizm içinde gelişme şansı buluyorlar.  

Ülkede kolonyal dönemin kalıntısı pek çok yasa ve yasak varmış. Yasalardaki ifadeler hepimize tanıdık gelecektir: “kamusal alanda karşı cinsin kıyafetini giymek”, “toplum içinde hayasızca hareket” Dolayısıyla ilk elde, kolonyal dönemden kalan yasaların kaldırılmasına yönelik kolektif çabalar ekseninde trans taban örgütlenmeleri gelişmeye başlamış. Lohana Berkins liderliğindeki Travesti ve Transseksüel Kimlik Mücadelesi Derneği (ALITT), Nadia Echazú liderliğindeki Arjantin Travestiler ve Transseksüeller Örgütü (OTTRA, İspanyolca öteki anlamına gelmekte), Diana Sacayán tarafından kurulan Ayrımcılık Karşıtı Kurtuluş Hareketi (MAL, İspanyolca'kötü' anlamına geliyor); FALGBT (Arjantin Lezbiyen, Geyler, Biseksüel ve Trans Federasyonu), ATTTA (Arjantin Travestiler, Transseksüeller ve Transgenderler Derneği), Travestis Unidas (TU) ve Comunidad Homoseksüel Arjantin (CHA) gibi pek çok grup  #FuriaTravesti (Travesti Öfkesi) hareketinde birleşti. Zaten hareketin daimi başarısının ardında koalisyonlar kurma ve bu koalisyonları sürdürebilme becerisi var.

*Devamı gelecek…

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 


Etiketler: yaşam, dünyadan
nefret