03/10/2022 | Yazar: Hüseyin Felix

İşlerin hiç de öyle kolay olmayacağını; bana tavırlarıyla insan olup olmadığımı sorgulatan psikiyatrla konuştuktan sonra anladım.

Askerlikten rapor alma deneyimim Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Editör notu: Askerlikten rapor alma süreci şehirden şehre, hastaneden hastaneye değişen bir süreçtir. Sürece dair genel hatları öğrenmek için 17 Mayıs Derneği’nin konuya ilişkin bilgi notunu şu bağlantıdan inceleyebilir; danışmanlık almak için ise şu bağlantıya tıklayarak 17 Mayıs Derneği ile iletişime geçebilirsiniz.

Merhaba,

Ben de askerliğe elverişli değildir raporu alabilmek için neler yaşadığımın garip hikayesini anlatmak istiyorum. Şimdiden belirtmeliyim ki; bu epey uzun bir yazı olacak ama sistemin bize karşı tutumunu, yarattığı engelleri ve işlerin nasıl yokuşa sürüldüğünü gözler önüne serecek.

Amacım benimle aynı duyguları paylaşan arkadaşlarımı karamsarlığa itmek değil daha ciddiye alarak davranmalarını sağlamaktır.

Kendimle ya da diğer şahıs ve mekanlarla ilgili bilgileri; ileride bir sıkıntı yaşamam adına küçük değişikliklerle vereceğim.

46 yaşındayım. Mersinliyim. Mersin’de yaşadığım dönemde 2010 yılına kadar askerlikten kaçtım. Ama bu kaçak durumu sıkıntılar yaratmaya başlamıştı ve yaşadığım şehirdeki askeri hastaneye başvurup eşcinsel olduğum için çürük raporu almak istediğimi belirttim. Feminen görünmediğim için doktor askerliğe elverişlidir raporu verdi.

Adını net olarak hatırlamadığım (Kaos GL ya da başka bir organizasyon) bir organizasyonla çalışan, bu işlerle ilgilenen ve Ankara’da yaşayan avukatı hakkında bir yazı okudum. Onunla konuştum ve sonuçlandırdığı birkaç emsal davası beni cesaretlendirdi. Ankara’ya gittim ve avukat ile konuştum. Mahkeme sürecini başlatıp GATA’ya sevkimi sağladı. Tabi bu birden olmadı.

GATA’da geçirdiğim süreç son derece olumluydu ve neredeyse hiçbir olumsuz durumla karşılaşmadan, hiçbir delil istenmeden heyete kadar ulaştım. “Askerliğe elverişli değildir” raporu aldım.

İşte her şey bu noktadan sonra başladı. Daha doğrusu benim haberim olmadan başlamış.

İstanbul’a taşındım ve 2012 yılında semtimdeki karakoldan yoklama kaçağı olduğuma dair bir telefon geldi. Herhalde bir yanlışlık olmuştur diyerek Halıcıoğlu askerlik şubesine gittim, dış şubeden “Askerlikle ilişkisi yoktur” belgesi aldım ve semt karakoluna teslim ettim. 2014 yılında aynı telefonu yine aldım ve yine gidip bir kez daha “Askerlikle ilişkisi yoktur” belgesi aldım. Bu belgeleri sıkıntı çıkmadan aldım ama bir yandan da yoklama kaçağı olarak arandığım telefonları gelmeye devam etti. Kendi askerlik şubemi aradığım zaman “Kağıt belgelerden bilgisayara geçiş sürecinde bir hata olmuş olabilir” gibi bir cevapla karşılaştım.

2021 yılına kadar hiçbir sorunla karşılaşmadım ama 2021 Ocak’ta bir otobüs yolculuğunda rutin jandarma kontrolünde yoklama kaçağı olduğum söylendi ve bir form doldurup         

yolculuğa devam ettim. Askerlik şubesine gittim ve bana şu gerekçeyi söylediler. “GATA’dan aldığınız bir belgeyi askerlik şubenize teslim etmemişsiniz ve bu yüzden raporunuz geçersiz sayılmış”

Askeri bir hastane, benim için verdiği kararı askeriyeye iletmiyor ve beni uyarmadıkları için de bana verdikleri belgeyi şubeye götürmüyorum.

Halıcıoğlu askerlik şubesi sevk eri olarak bir belge hazırladı ve askeri hastanelerin işlevi sonlandırılmış olduğu için beni Avrupa yakasında bir hastaneye sevk etti. Raporu daha önce hak etmiş olduğum için rahattım. Ama işlerin hiç de öyle kolay olmayacağını; bana tavırlarıyla insan olup olmadığımı sorgulatan psikiyatrla konuştuktan sonra anladım.

Aşağılar tavırlarla beni dinledi, sonra psikoloğa yönlendirdi. Orada yaklaşık 600 soruluk Minesota testini doldurdum ve anlamsız şekilleri yorumladım. En zorlayıcı olan kısım Sosyal Hizmet Biriminin istedikleri idi. Ailemden iki kişi ile kimliğimi açık etmeden konuşmaları gerekiyormuş ve kimliğimi bilen iki kişiyi de bizzat hastaneye getirip Sosyal Hizmet sorumlusuyla görüştürmem gerekiyormuş.

Bu; askerden “ÇÜRÜK” raporu alacağımı birilerine ifşa etmem anlamına geliyordu. İki arkadaşımla konuştum ve onlar da dikkatli yaşamlarına rağmen kendi kimlikleri birinin gözünde ifşa olmasına aldırış etmeden kabul ettiler.

Sosyal hizmet sorumlusunun raporundan sonra heyetten birkaç gün önce psikiyatr ile son görüşmeye girdim.

“Biz eşcinselliği psikiyatrik bir rahatsızlık olarak görmüyoruz, sosyal hizmet biriminin yaptığı çalışma ve kimin gelip senin hakkında beyanat verdiğinin bizim için bir önemi yok. Sana elverişli raporu vereceğim” dedi.

Bunun karşılığı “Sorumluluk almak istemiyorum” muydu? “Görüntüne göre sonuç veririm” miydi? “Hepinizden nefret ediyorum, size bu sıkıntıyı yaşatacağım” mıydı?

Her şey yerle bir olmuştu. Perşembe günü heyetin karşısına ne cevap alacağımı bilerek çıktım. “Elverişlidir” raporu verdiler.

İmdadıma kalp yetmezliği problemim ve 2019’da geçirdiğim kalp krizi yetişti. Tabi yine işi yokuşa sürmeler başladı.

Benden istedikleri belgeleri yazıyorum.

Anjiyo olduğun hastanenin doktorundan operasyonu kendisinin yaptığına dair kaşeli ve imzalı belge. (e-nabızda her şey mevcut olmasına rağmen)

Raporlu ilaçlarımın listesi (Eczaneden)

EKO ve EKG

Mersin şehir hastanesinde anjiyo olmuştum. Doktorumu aradım Mersin’e gitmeden epikriz belgesini alabilmeye ikna etmem üç gün sürdü. Tahmin edersiniz ki belgeyi oradan alacak arkadaşıma kimliğimi ifşa etmek ve “ÇÜRÜK” raporu alacağımı söylemek durumunda kaldım. Arkadaşım belgeyi aldı ve kargo ile yolladı. Her şey bitti derken “Epikriz belgesinin üzerinde hastanenin mührü, başhekimin kaşe ve imzası eksik” dediler.

Belgeyi tekrar kargo ile yolladım arkadaşım halledip geri yolladı.

İnanamayacağınızdan eminim ama başhekimin kaşesi okunaklı değil dediler. Neredeyse üç aydır yaşadığım stres canıma tak etti. Başhekime çıkmakla tehdit edince memur geri adım attı ve lütfederek belgelerimi işleme koydu.

Heyete çıktım ve “Askerliğe elverişli değildir” raporunu aldım. Verdikleri belgeyi şubeye teslim ettim ve yaklaşık on defa “başka bir şey yapmama gerek var mı?” diye sorma ihtiyacı hissettim.

Şimdi kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bizleri Türkiye gibi bir ülkede bile ifşa olmaktan çekinmeyen bireylermişiz gibi görmeleri çok acı vericiydi. Psikiyatrın aşağılar tavrı, psikoloğun stajyerinin yaratıkmışım gibi sürekli süzen bakışları, bilgi almak için gittiğim masalardaki memurların ekteki 2010 yılında aldığım belgenin üzerinde yazan “Psikoseksüel bozukluk” yazısını gördükten sonraki davranışları, “bu yaşa kadar askerliğini yapmadın mı?” soruları ve yıpratıcı daha nice detay…

Bu raporu almak isteyen arkadaşlara ne mi öneririm? Sürecin başladığı ilk andan itibaren onurunuzu, gururunuzu, utanma duygunuzu evinizde bırakın. Yanınıza sadece sabrınızı ve sakinliğinizi alın. Kimliğinizi anlamaları için de maalesef üzülerek söylüyorum; davranışlarınız, konuşmanız ve giyiminiz konusunda limitleri zorlayın. Orada insanlarla aralıkla muhatap olacağınız toplam 6-7 güne katlanmazsanız sizi askere göndermek için can atıyorlar.

Önemli bir detay da; sosyal hizmet sorumlusunun raporunu önemsemiyorlarmış gibi görünseler de aslında en önemlisi orayı ikna etmekten geçiyor. Çünkü orada ciddi bir soru yağmuruna maruz kalacaksınız ve hoş bir sohbet sandığınız o konuşma sizin yüzde 60-70 oranında kaderinizi tayin edecek.

Umarım deneyimimin size bir faydası olur.

Teşekkürler    

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: yaşam, askerlik
nefret