15/12/2008 | Yazar: Aqtunç Ceviz

[[resim/Medya/popstarmehtap0.jpg]]

[[resim/Medya/popstarmehtap0.jpg]]

Geçen sene düzenlenen Türkiye’nin gey ikonu anketi ve sonrasında çıkan sonuç, bazılarımızın kafasını karıştırdı. İkon neydi, kime denirdi, geylerin bu topraklarda durumu neydi ve bu durum içerisinde nasıl bir ikon onları ifade edebilirdi? Gökkuşağının tüm renklerinin birleştirildiği, united tabiriyle etiketlendirildiği bir dünyada, geylerde sırf etiketlenebilmek adınamı ikonlara sahipti? Bu sorgulamaların içerisinde toplumsal tabakalaşmayı nereye koyduğumuzu düşünürken, televizyon ekranında karşıma çıkan bir kadın, soruları kovalamış, yerine cevaplar bırakmıştı.

Artunç B. Yavuz

Çok sevgili çok disiplinlerarası sosyopatlarımızdan (araya parantez açıp sosyologlarımız demek icap ediyor arada televizyon camı olduğundan) Pelin Batu ve ‘ne habersin ne Türksün seni o kanalda gören alnından öpsün’ denilesi Harun Tekin, Habertürk’te "Kısa Devre" programını sunuyorlarmış, terapist Cem Mumcu’yla birlikte. Geçen cuma Mehtap Yılmaz’ın konuk olmasıyla biz de izler bulduk kendimizi. Mehtap sandalyeye oturduğu andan itibaren Harun ve Pelin ikilisinin her türlü yorumuyla sosyolog nesnesi muamelesi görsede, açılan her sohbette adeta sosyal bilimler üzerine yazılmış literatürü kendi hayat süzgecinden geçirip kendi diliyle bir güzel okudu. ‘Popstar yarışmacısı olmak’ ‘pavyon şarkıcısı olmak’ gibi ‘avam’ın deneyimleyeceği kültürel elitin didikleyeceği durumları bir o ucundan bir öbür ucundan çekiştire çekiştire açan sunucularımıza istedikleri cevapları vermedi Mehtap. Popstar gibi yarışmaların aslında o insan-cık-ları vıcık vıcık hale soktuğu iddialarına karşı çıktı. Fakat en son eurovizyon macerasıyla devletin ideolojik aygıtları olgusuyla kafası bir o kadar karışan Harun, Mehtap’ın bir sömürü atığı olduğuna bir hayli inanmış ve bir toplum gönüllüsü olarak da bu aymazlıktan kurtarmak adına ona bu düşüncesini tekrar tekrar dayatmıştı. Mehtap ise kendi bildiğim şekilde orada varoldum ve bu şekilde diğer insanlara ulaştım, yine olsa yine yaparım diyerek tutarlılık üzerine Harun’a bir ışık yaktı.

Bir ara "pavyon şarkıcısı" olmaktan bahis açılırken, tam Harun konu üzerine kulaktan dolmalarını zeytinyağlı çözümlemeler olarak sunacaktaki Mehtap kadın duruşunu Harun’dan öğrenmesi gerekmediğini gösterdi ve aşağı yukarı şöyle kelamlar etti: ‘’pavyonda, gazinoda sahneye çıkan kadını, erkeğin gözü doysun diye açıp saçıyorlar, sonra yine erkekler yüzünden pavyon şarkıcısı dışarıda hor görülüyor. Sonra bu yoldan kurtarayım gel benle evlen diyen erkeklerde ikiyüzlüler .Seni hep pavyondan kurtardığını yüzüne vuracaklar, bundan usanıp pavyona dönsen bu sefer patronun seni almayacak. Pavyonda işleyen bir çark vardır, patronda onun gereğini yapar, şarkıcı da. Bunları bildiğimden hep kendi paçamı kendim kurtarmak için çalışmaya devam ettim. Halkın pavyonda çalışan kadınlara önyargısı bana ikiyüzlü ve saçma geliyor. benim çalışan travesti arkadaşlarım da var, çok güzel geçiniyoruz, ama ben onlara yapılan muameleye katlanamıyorum. Sonraysa eşcinsellerden bahsetti: Sürekli yok sayma, görmezden gelme var. Hâlbuki hepimiz bunun ne kadar eskilerden beri olduğunu biliyoruz. Eşcinsellere bu toplumda sürekli bi önyargı var. Ben bir eşcinsel arkadaşımla markette dolaşırken yanımızdan geçen insanların aşağılayıcı bakışlarına katlanamıyorum. Birşeyleri belli etmemeye, saklamaya zorluyorlar. Hâlbuki birşeyler saklandığında daha büyük zararlar sonradan ortaya çıkmıyor mu? İnsanlar eşcinsel olduğunu anladığı kişiye uzaylı gibi bakmasa, eşcinseller de herşeyini gizli kapaklı yaşamak zorunda kalmasa herkes için daha iyi olmaz mı?’’ gibi sözleri gümbür gümbür öyle bir söyledi ki, Harun bu durum karşısında haydi Pelincim şimdi senden Foucoult’dan bir şeyler dinleyelim diyecek kadar iradesizleşti. Akabindeyse Mehtap geldiğinden beri egosu sürüncemelere giren Pelin Batu, ve analizleri diyaliz işlevi gördüğünden hüsrana uğrayan Harun tekin madileşti. Pelin Batu doğuda dizi setinden çıkıp gittikleri bi barda bissürü erkek olduğunu, ama bardaki tek kadın olan ona kimsenin dönüp bile bakmadığını anlatıp, ya işte aslında memlekette neleeer oluyor, haberimiz olmuyor güzellemesi yapacakken muradına eremeden ,"öyle değil mi Harun" diye kendisini dinlettirmeye çalıştı. Harun’unsa ne diyorsun be gibisinden bir tavır takınması ve devamındaki madilikleri evlere şenlikti. Nitekim sonuçta Mehtap 5 karşılayan Harun ve Pelin sıfırdı. Terapist Cemse pasçı olarak çok ilgi alanımda değildi. Harun’unsa bu mağlubiyeti ‘sizinle tanıştığıma çok memnun oldum, cidden’ şeklinde bir lütufla karşılaması, terapist Cem’in de aferim diyerek ödüllendirmesi programın başından sonuna yinelenen ‘sizin gibiler’, ‘bizim gibiler’ sözleriyle oluşturulan söylemin; ayrılaştırmanın, tabakalaştırmanın kapanışıydı.

Eşcinsellerin ikonu ezberleri bozamıyor, yalnızca başka renklere boyuyorsa eşcinseller de o birleşen renkler mozağine oturmak mı zorundalar? Bu mozaikte kimsenin yeri olmamalı diyeneyse ezberler bozan ikonlar tercüman oluyor. Söylemin oluşturulmasında bilme erkinin ne kadar rolü olduğunun ya da bu erke direnmek için neyi nasıl yapabileceğimizin bilmem hepimiz farkındamıyız? Mehtap o televizyon ekranında, bildiğini sananların dahi ezberlerini bozarak bize değişimin ne şekilde olabileceğini gösterdi. Bu yüzden, illaki bir gey ikonu olacaksa, benimki Mehtap’tır diyorum.

Etiketler: medya
bülten