05/08/2010 | Yazar: Burika Tutu

Bir çocuğu ağlattın sen, kendini bilmez sokaklarında. Halbuki ne umutlarla çıkmıştı o küf kokulu merdivenlerinden.

Bir çocuğu ağlattın sen, kendini bilmez sokaklarında. Halbuki ne umutlarla çıkmıştı o küf kokulu merdivenlerinden. Hafif yüzü kızarmıştı odadaki kadınları görünce. Her gün yemek parasını artırdı gibi birde ailesine okul masrafı dediği paralarla gelmişti yanına sanırım hasılat iyiydi o gün. Baksana soba yanmayan bir odana kabul ettin onu. Buz gibi ellerinle okşadın onu usulcana. Sanki öz çocuğunu okşarmışçasına. Ve yavaştan annelik siluetini attın üstünden. Üstün boş kalmasına alışkın değilsindir ya bu seferde o çocuğun terleri damladı üstüne. Soğuk bir sevişmeydi senin için bıkmış olsan gerek; ama hiç bu katılığı atıp aşktan yanıp seviştiğin oldu mu güzel bayan?
 
Sanırım bu küf kokulu merdivenli binalara düşmeden önceydi, belki de hiç olmadı diyeceğim ama yalan olsa gerek kim sevişmedi ki aşktan. Belli mi olur bu çocuğun birine tutulmayacağı ama şimdilik yanlış kişisin sen. Hafifçe sırtına tırnaklarını geçirdin çocuk aldırış etmedi bile, baksana nasıl gözleri kayıyor. Buz gibi odanda k.çı donarmışçasına dudaklarına yapışıyor tıpkı evde üşüdümü annesine sarılırcasına. Aman üstün boş kalmasın senin alışkın değilsin bu soğuk yalnızlıklara. Sevişirken birazda nefes alsın bırak şu çocuğu be kadın!
 
Baksana yağmur yağmaya başladı hafiften, bir çocuğun gözyaşları olsa gerek. Her zamanki gibi ödünsüz kalktın bu soğuk yataktan k.çını dönüp gittiğin bu yataktan birazda oturup düşünmelisin bir çocuk ağlayacak ardından hem de ilkin olduğun bir çocuk. Unutulmaz tüm erkekler için ilkler. Peki bu çocuk ne yapacak? Kaç fahişeye daha para uzatıp onurunun
beş dakikalığına askıya astıracak. Ve birazda bir öncekinden kalma çarşaf kokularında uzanacak.
 
Biliyorum ki taş gibi dursan da bir put enstantanesi yaşasan da karşımda içinde bir aşktan kalma kırıntı olsa gerek. Her erkeğin altından dimdik kalkıyorsun aynı semtin gibi.
Beyoğlu da, İstanbul'un altından kız olarak kalkmasını biliyor yataktan peki ya bu kaçıncı bakirelinin verilişi pis ruhlara? Ya da boşver şimdi yağmur yağıyor camdan dışarı bakınca göreceksin çocuk köşedeki adamdan tek bir sigara yakmış benim için tek yanıp tutuşan şey
diyor hafif büyüklük havasıyla, omuzları dikmiş bir kadını düzdüğü için. Utanmasa dudağının üstündeki tüyleriyle oynayacak bıyık sanıp. Bu semtte hakaret kaçar bu hareket ama çocuk biraz üzgün sanırım tutulmuş bir pis dudağın arasında. Şimdi ne yapacaksın semtin gibi tanımayacak mısın bir daha gördüğünde onu ya da put gibi dikilecek misin karşında için ne diyecek buna?
 
Aynı senin yaptığın eylemin biraz daha ''namus''lusunu yapmıştı annesi de, gözleri dolan çocuğun. Birçok kadının gururunu altına almayı deneyecekmişçesine bakıyor şimdi senin camına.
 
Bir küfürde basıp esip gürlercesine çekip gidiyor. Bu kirli küf kokulu merdivenlerle dolu sokaklarında. Ve bir çocuğu ağlattın sen bu ahlaksız sokaklarında bini bin para artık dudaklarında, baksana bir yenisi daha gelmiş elin Konya’sından sırada ondan hadi durma, bir çocuğu ağlattın sen bir önceki kokan çarşaflarında.


Etiketler: yaşam
nefret